top of page

Teşhis İşleminin Hukuki Düzenlemesi, Uygulama Sorunları ve Yargıtay Kararları Işığında Değerlendirilmesi

  • avmuhammedaliyigit
  • 3 Tem 2025
  • 4 dakikada okunur

Ceza muhakemesinde failin belirlenmesi, adil yargılanmanın temel unsurlarından biridir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6. Maddesi, adil yargılanma hakkını güvence altına almakta olup, teşhis işlemi gibi delillerin usule uygun şekilde toplanmasını zorunlu kılmaktadır. Hatalı ya da hukuka aykırı teşhisler, bireylerin özgürlük ve güvenlik haklarını ihlal edebilir. Bu nedenle, teşhis işlemlerinin objektif, şeffaf ve hukuka uygun yapılması, insan hakları standartlarının gereğidir.Bu bağlamda, teşhis işlemi, suçun doğru failinin tespitinde kritik bir delil yöntemidir. Ancak teşhis işleminin hukuka uygun ve usulüne uygun yapılması, hem mağdur hem de sanığın haklarının korunması için büyük önem taşımaktadır. Bu makalede, teşhis işleminin hukuki çerçevesi, uygulamadaki sorunlar, yargısal denetim ve güncel Yargıtay kararları ışığında detaylı bir inceleme sunulacaktır.


Teşhis işlemi ancak belirli koşullar altında yapılabilir. Öncelikle, teşhise tabi tutulan kişilerin gözaltında bulunması zorunludur. Ayrıca teşhis işleminin yapılabilmesi için zorunlu bir durumun bulunması gerekir. Teşhiste bulunan kişinin teşhis öncesinde fail hakkında tarifte bulunmuş olması aranır. Aynı zamanda, teşhise tabi tutulan kişilerin birbirine benzer olması esastır. Bu benzerlik, cinsiyet, yaş, boy, ağırlık, giyinme gibi dış görünüşe ilişkin özellikleri kapsar. Örneğin, teşhise tabi tutulanlar arasında hem kadın hem erkek bulunamaz, aynı boy ve kiloda olmaları gerekir. Giyinme tarzları da birbirine zıt olmamalıdır. Fotoğrafla yapılan teşhislerde ise fotoğraflardaki kişilerin benzer büyüklükte ve özellikte olması zorunludur ve fotoğrafların şüphelinin ayırt edilmesini sağlayacak işaretler içermemesi gereklidir.

Teşhis işlemi Cumhuriyet savcısının talimatı ile kolluk tarafından icra edilmelidir. Bu talimat olmadan yapılan teşhis işlemleri hukuka aykırı olacaktır.


Teşhis İşleminin Hukuki Dayanağı

Teşhis işleminin temel hukuki dayanağı, 5681 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun (PVSK) Ek Madde 6’sıdır. Bu madde, teşhis işleminin usul ve esaslarını ayrıntılı şekilde düzenleyerek, özellikle failin gözaltındaki kişiyle aynı olup olmadığının tespitine ilişkin polis yetkilerini sınırlandırmaktadır.

PVSK Ek Madde 6'nın Önemli Hükümleri:

  • Teşhis işleminin Cumhuriyet savcısının talimatıyla yapılması zorunluluğu,

  • Şüphelinin teşhiste zorlanamayacağı,

  • Teşhise tabi kişilerin benzer özelliklerde olması,

  • Teşhisin en az iki kez tekrarlanması,

  • Tek fotoğraf üzerinden teşhis yapılamaması,

  • Teşhis işleminin tutanakla belgelendirilmesi.

Bunun yanı sıra, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) da teşhis işlemi ve delillerin toplanması sürecinde müdafinin katılım hakkını düzenlemekte, bu sayede savunma hakkının korunmasını sağlamaktadır.



Teşhis İşleminin Usul Kuralları ve Uygulama Sorunları


PVSK Ek Madde 6 ve CMK hükümleri ışığında teşhis işleminin usulüne uygun yapılması için;

  • Cumhuriyet Savcısı Talimatı: Teşhis işlemi sadece Cumhuriyet savcısının talimatıyla yapılmalıdır.

  • Çoklu Kişi Listesi: Teşhise tabi tutulan kişilerin benzer fiziksel özelliklere sahip birden fazla kişi olması zorunludur. Bu, teşhisin objektifliğini artırır.

  • Numaralandırma ve Gizlilik: Teşhis edilen her kişiye numara verilmeli ve teşhis yapan kişi ile teşhis edilenlerin birbirlerini görmemesi sağlanmalıdır.

  • Tekrarlama ve Bilgilendirme: Teşhis işlemi en az iki kez tekrarlanmalı, teşhis yapan kişi, şüphelinin teşhis edilenler arasında olmayabileceği konusunda bilgilendirilmelidir.

  • Fotoğraf Teşhisi: Tek fotoğraf üzerinden teşhis yapılması yasaktır. Fotoğrafların aynı özelliklerde ve farklı kişilere ait olması gerekir.


Hukuki düzenlemelere rağmen teşhis işlemi sırasında uygulamada ciddi sorunlarla karşılaşılmaktadır. Örneğin, en yaygın usulsüzlüklerden biri tek fotoğraf üzerinden teşhis yapılmasıdır. Kanunda açıkça belirtilmesine rağmen, yalnızca şüphelinin fotoğrafının gösterilmesi, teşhisin tarafsızlığını ve doğruluğunu ciddi şekilde zedelemekte, bu durum mağduriyetlerin yaşanmasına neden olmaktadır. Tek fotoğrafla yapılan teşhis, karşılaştırma yapılmasını engellediği için yanlış teşhis riskini artırır ve elde edilen delilin hukuki geçerliliğini tartışmalı hale getirir.

Benzer şekilde, teşhis işlemi sırasında müdafinin bulunmaması da önemli bir sorun teşkil etmektedir. Müdafi katılımının sağlanmaması, sanığın savunma hakkının ihlali anlamına gelmekte ve işlemin hukuka uygunluğunu zayıflatmaktadır. Müdafinin teşhis sırasında hazır bulunması, usul işlemlerinin denetlenmesi ve sanığın haklarının korunması açısından hayati öneme sahiptir. Bu durum, savunma hakkının etkin kullanılmasını sağladığı gibi, yargılamanın adil olmasına da katkı sunar.

Ayrıca, teşhiste bulunan kişilerin hakları ve süreç hakkında yeterince bilgilendirilmemesi, teşhis işleminin hukuki geçerliliğini azaltan başka bir önemli sorundur. Teşhiste bulunacak kişiye, şüphelinin teşhis edilecekler arasında yer almama ihtimali gibi önemli bilgiler önceden aktarılmazsa, kişi üzerinde yanlış baskı oluşabilir ve bu da hatalı teşhislere yol açabilir.

Son olarak, teşhise tabi tutulan kişilerin fiziksel benzerlik kriterlerine dikkat edilmemesi de sıkça karşılaşılan bir problemdir. Cinsiyet, yaş, boy, kilo ve giyim tarzı gibi dış görünüş özelliklerinde benzerlik sağlanmadan yapılan teşhisler, görgü tanığının kafasında belirsizliklere ve yanlış tespitlere neden olabilir. Örneğin, bazı kişilerin kadın, bazılarının erkek olduğu veya boy ve kilolar arasında aşırı farkların bulunduğu bir ortamda teşhis yapmak, isabetli sonuçlar alınmasını engeller. Bu nedenle, teşhis işleminin güvenilirliğinin artırılması için benzerlik kriterlerine titizlikle uyulması zorunludur.

Bu sorunlar bir araya geldiğinde, hukuki düzenlemelere rağmen teşhis işlemlerinin usulüne uygun yapılmaması, hem sanık hem de mağdur açısından adil yargılanma hakkının zedelenmesine ve hukuki belirsizliklere yol açmaktadır. Dolayısıyla teşhis işleminin, kanunda belirtilen usul ve esaslara sıkı sıkıya bağlı kalınarak gerçekleştirilmesi, adaletin sağlanması için büyük önem taşımaktadır.


Teşhis İşlemi ve Ceza Muhakemesinde Delil İlkeleri

Teşhis işlemi, ceza muhakemesinde delil olarak değerlendirildiğinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulmalıdır:

  • Doğruluk ve Güvenirlik: Delilin doğruyu yansıtması esastır. Hukuka aykırı teşhisler güvenilir değildir.

  • Usulüne Uygunluk: Delillerin toplanma ve değerlendirilme süreci mevzuata uygun olmalıdır.

  • Savunma Hakkının Korunması: Şüphelinin savunma hakkının engellenmemesi için müdafi katılımı sağlanmalıdır.

  • Tarafsızlık: Teşhis işlemi tarafsız ve objektif koşullarda yapılmalıdır.


Sonuç

Teşhis işlemi, failin tespiti açısından kritik olmakla birlikte, ancak kanunda öngörülen şartlara uygun şekilde yapılması durumunda geçerlilik kazanır. Tek fotoğraf üzerinden teşhis yapılması, müdafi yokluğunda işlem yapılması ve yetersiz bilgilendirme gibi uygulama sorunları, adil yargılanma hakkını zedelemekte ve hukuka aykırı delil teşkil etmektedir.

Bu bağlamda;

  • Kolluk ve yargı organlarının teşhis işlemlerinde mevzuata tam riayet etmesi,

  • Müdafinin katılımının zorunlu hale getirilmesi,

  • Teşhis edilen kişilerin seçimi ve fiziki benzerlik kriterlerine azami dikkat gösterilmesi,

  • Teşhis işleminin iki kez tekrarlanması ve teşhis eden kişiye kapsamlı bilgilendirme yapılması,

gerekmektedir.

Aksi takdirde, hukuka aykırı teşhisler nedeniyle verilen hükümler Yargıtay tarafından bozulmakta, yargılamanın yenilenmesi ihtiyacı doğmaktadır. Bu durum hem adaletin gecikmesine yol açmakta hem de yargı kurumlarının güvenilirliğini sarsmaktadır.

Sonuç olarak, teşhis işlemlerinde yasal düzenlemeler ve insan hakları standartları çerçevesinde tam uyum sağlanması, hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkının teminatı olacaktır.


teşhis işlemi, hukuki teşhis, polis vazife ve salahiyet kanunu, PVSK teşhis, teşhis nasıl yapılır, ceza muhakemesi, adil yargılanma, Yargıtay teşhis kararı, tek fotoğraf teşhisi, hukuka aykırı teşhis, delil toplama, savunma hakkı, ceza yargılaması, tanık beyanı, insan hakları, AİHS, teşhis usulleri, hukukta teşhis, yargıtay kararları, teşhis işlemi kuralları, hukuki düzenleme, suç faili tespiti, polis yetkileri, CMK, teşhis tutanağı, teşhis uygulamaları, usulsüz teşhis, yargı süreci, delil güvenilirliği, hukuki inceleme, teşhis mağduru, suç delili, hukuka uygun teşhis



 
 
 

Yorumlar


Yiğit Legal © 2026 Tüm hakları saklıdır.

bottom of page