top of page

İcra ve İflas Kanunu’nun 89. Maddesi Kapsamında Haciz İhbarnamesi ve Üçüncü Şahısların Sorumluluğu

  • avmuhammedaliyigit
  • 8 May 2025
  • 5 dakikada okunur

Madde 89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.)Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.

Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.


(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.

Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir.

(Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir. Bu madde hükmü,memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır.

(Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer.


İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi, borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacakları veya taşınır mallarının haczini düzenleyerek, icra takibinin etkinliğini artırmayı hedefler. Bu madde uyarınca icra memuru tarafından üçüncü şahıslara gönderilen haciz ihbarnameleri, hem borçlu ile üçüncü kişi arasındaki hukuki ilişkiyi hem de takip alacaklısının menfaatini doğrudan etkileyen ciddi sonuçlar doğurur. Üçüncü şahsın bu ihbarnameye vereceği cevap ya da sessiz kalması, kendisini borçtan sorumlu hale getirebilir.

1. Haciz İhbarnamesi Nedir?

İİK m. 89/1’e göre, hamiline ait olmayan veya cirosu mümkün bir senede dayanmayan alacak ya da borçlunun üçüncü kişinin elinde bulunan taşınır malı haczedildiğinde, icra dairesi tarafından üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilir. Bu ihbarname ile üçüncü kişiye, borcu icra dairesine ödemesi veya malı icra dairesine teslim etmesi gerektiği, aksi takdirde malın veya alacağın zimmetinde sayılacağı bildirilir.

2. Haciz İhbarnamesine Cevap Süreleri ve Hukuki Sonuçları

Üçüncü kişi, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde borcun kendisinde olmadığını, malın yedinde bulunmadığını ya da diğer sebepleri yazılı veya sözlü olarak bildirmek zorundadır. Aksi halde, borç zimmetinde veya mal yedinde sayılır (İİK m. 89/3).

İtiraz etmeyen üçüncü şahsa, ikinci bir ihbarname gönderilerek, zimmetinde sayılan borcu ödemesi veya malı teslim etmesi gerektiği hatırlatılır. Bu bildirimden itibaren 15 gün içinde ödeme yapılmaz veya menfi tespit davası açılmazsa, üçüncü kişi doğrudan icra tehdidiyle karşı karşıya kalır.

3. Menfi Tespit Davası Açma Hakkı ve Süreci

Üçüncü şahıs, malın kendisine ait olmadığını veya borçlu olmadığını ispatlamak amacıyla 15 gün içinde menfi tespit davası açabilir. Dava, icra takibinin yapıldığı yer veya üçüncü kişinin yerleşim yeri mahkemesinde açılır ve açıldığına ilişkin belge, 20 gün içinde icra dairesine sunulmalıdır.

Bu dava kapsamında ispat yükü tamamen üçüncü şahısa aittir. Bu husus Yargıtay kararlarında da açıkça belirtilmiştir:

Yargıtay 19. HD, 25.10.2017 T., 2016/12215 E., 2017/7293 K.“...bu davada üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını ispata mecburdur... İspat külfetinde yanılgıya düşülerek verilen karar isabetsizdir.”

4. Hak Düşürücü Süreler ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

İİK 89’da düzenlenen süreler hak düşürücü niteliktedir. Bu sürelerin kaçırılması halinde, menfi tespit davası açmak mümkün olmayacak ve üçüncü kişi zimmetinde sayılan borçtan dolayı cebri icra tehdidi altında kalacaktır. Yargıtay’ın bu konuda verdiği önemli bir kararda şöyle denilmektedir:

Yargıtay 4. HD, 17.01.2019 T., 2016/13822 E., 2019/151 K.“...on beş günlük bu süre, hak düşürücü süre olup taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır...”

5. Tazminat Riski

Menfi tespit davasını kaybeden üçüncü kişi, dava konusu şeyin yüzde 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir (İİK m. 89/3). Bu düzenleme, üçüncü kişilerin beyanlarında dürüst ve dikkatli olmalarını sağlamak amacıyla getirilmiştir.

6. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Yargı Denetimi

Haciz ihbarnamelerine ilişkin sürecin eksik inceleme ile yürütülmesi, mahkemelerce verilen kararların bozulmasına yol açabilir. Nitekim Yargıtay bu konuda bilirkişi incelemesinin gerekliliğine dikkat çekmiştir:

Yargıtay 12. HD, 28.11.2017 T., 2016/23967 E., 2017/14705 K.“...deliller toplanmalı, tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve borçlunun üçüncü kişiden istenebilir bir alacağı olup olmadığı belirlenmelidir...”

Sonuç

İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnameleri, üçüncü kişiler açısından ciddi mali ve hukuki sorumluluklar doğurur. Üçüncü şahısların bu ihbarnamelere süresi içinde doğru ve eksiksiz şekilde yanıt vermesi büyük önem taşır. Aksi halde hem zimmet sorumluluğu hem de icra tehdidi ile karşı karşıya kalınması kaçınılmazdır. Bu nedenle uygulamada dikkatli hareket edilmeli, gerektiğinde uzman bir hukukçudan destek alınmalıdır.


İcra ve İflas Kanunu 89. madde, İİK 89 haciz ihbarnamesi, Üçüncü şahıs haciz uygulaması, Borçlunun üçüncü kişideki malı, Haciz ihbarnamesine itiraz süresi, Menfi tespit davası, Haciz ihbarnamesi kaç günde cevaplanmalı, İİK 89 uygulaması Yargıtay kararları, Üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi, Borçlunun alacağına haciz, İcra müdürlüğü haciz işlemleri, Haciz işlemlerinde üçüncü kişi hakları, Haciz ihbarnamesi nedir, Üçüncü kişiye gönderilen haciz, Alacaklıların hakları icra, İcra takibinde haciz işlemi, Haciz ihbarnamesi geldi ne yapmalıyım, İcra takibinde üçüncü kişiye haciz nasıl yapılır, Üçüncü şahıs olarak haciz ihbarnamesine nasıl itiraz edilir, Haciz ihbarnamesi cevap süresi kaç gündür, Haciz ihbarnamesine itiraz etmezsem ne olur, İcra dairesinden gelen haciz yazısına nasıl cevap verilir, Haciz ihbarnamesi hukuki sonuçları, İcra dosyasında üçüncü kişinin yükümlülüğü, Menfi tespit davası nasıl açılır, İcra Hukuku, İcra Takibi, Hacizİhbarnamesi, Üçüncü Şahıs Hakları, Yargıtay Kararları, Borçlar Hukuku, Avukat Tavsiyesi, İcra ve İflas Kanunu

 
 
 

Yorumlar


Yiğit Legal © 2026 Tüm hakları saklıdır.

bottom of page