top of page

MARKA REHNİ VE TEMİNAT OLARAK KULLANIMI

Çok Sınıflı Marka Başvurusu ve stratejik korumayı temsil eden kalkan sembolü ile Legal logosu.

1.GİRİŞ

Günümüzün bilgi ve inovasyon odaklı ekonomi düzeninde, işletmelerin değerlemesinde maddi olmayan duran varlıkların payı dramatik bir şekilde artmıştır. Artık fabrika binaları veya makine parklarından ziyade; marka, patent ve know-how gibi fikri mülkiyet unsurları, şirketlerin asıl sermayesini oluşturmaktadır. Bu paradigma değişimi, finansman modellerini de etkilemiş ve marka gibi soyut ancak yüksek ticari değere sahip varlıklar, kredilendirme süreçlerinde teminatın vazgeçilmez unsurları haline gelmiştir.

Türk hukukunda marka rehni, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 148. maddesiyle açıkça düzenlenen, ancak uygulamada halen çeşitli doktrinel tartışmalara ve yargısal yorumlara konu olan dinamik bir kurumdur. Markanın, bir işletme unsuru olmanın ötesinde bağımsız bir malvarlığı değeri olarak ekonomik dolaşıma entegrasyonu, hukuk ve finans pratiğinin kesişim noktasında yer almaktadır.

Bu makalede; marka rehni kavramı, hukuki niteliği, kuruluş şartları, tarafların karşılıklı yükümlülükleri ve paraya çevirme mekanizmaları akademik bir derinlikle ele alınacak; teorik çerçeve, güncel Yargıtay içtihatları ve bankacılık uygulamaları ışığında analitik bir değerlendirmeye tabi tutulacaktır.


2. Marka Rehni Kavramı ve Hukuki Niteliği

Marka rehni, en yalın tanımıyla, marka hakkının alacaklı lehine sınırlı bir ayni hakla (rehin hakkı) sınırlandırılması suretiyle bir borcun teminatı olarak gösterilmesidir. SMK m. 148/1 hükmü, markanın; devir, miras, lisans gibi işlemlerin yanı sıra rehne de konu olabileceğini açıkça düzenleyerek, bu hakkın "devir kabiliyetini" ve "ekonomik dolaşıma elverişliliğini" teyit etmiştir.


2.1. Hak Rehni Niteliği

Doktrinde ve yargı uygulamasında, marka rehninin Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 954 ve devamında düzenlenen "hak rehni" (üzerinde tasarruf edilebilen alacaklar ve diğer haklar üzerindeki rehin) niteliğinde olduğu konusunda tam bir fikir birliği mevcuttur. Zira burada rehnin konusu fiziksel bir nesne (eşya) değil, tescil ile doğan ve sahibine mutlak yetkiler tanıyan gayri maddi bir haktır.


2.2. Sınırlı Ayni Hak ve Aleniyet İlkesi

Bu nitelik, markanın fiziksel bir varlığının olmamasından kaynaklanır. Rehin, markanın "mübadele değerini" hedefler ve alacaklıya, borcun muacceliyeti (vadesinde ödenmemesi) halinde bu değeri cebri icra yoluyla paraya çevirme ve satış bedelinden öncelikle tatmin olma yetkisi verir.


2.3. Ticari İşletme Rehninden Farkı

Marka rehni ile ticari işletme rehni arasındaki ayrım, teminatın kapsamı açısından kritiktir. Ticari İşletme Rehni Kanunu (TİTRK) m. 5/1-c uyarınca, bir ticari işletme rehni tesis edildiğinde, işletmeye tahsis edilmiş fikri haklar (markalar dahil) kural olarak bu rehnin kapsamına girer. Ancak SMK m. 148 kapsamında tesis edilen "münferit marka rehni", işletmeden bağımsız olarak sadece ilgili markanın değerini güvence altına alır ve TMK'nın hak rehni hükümlerine tabidir.


3. Marka Rehni Konusu

SMK m. 148/1 uyarınca, coğrafi işaretler ve geleneksel ürün adları hariç olmak üzere; marka, patent ve tasarımlar rehne konu olabilir.

1. Ferdi Markalar: Bağımsız olarak devredilebildikleri için rehne konu olmalarında doktrinel veya pratik bir sorun yoktur. Uygulamanın ezici çoğunluğu ferdi markalar üzerinedir.

2. Ortak Markalar ve Garanti Markaları: Bu tür markaların rehni doktrinde tartışmalıdır. Ortak markalar belirli bir üretici grubuna tahsis edildiğinden, paraya çevirme (satış) aşamasında markayı devralacak kişinin "grup üyeliği şartını" sağlayıp sağlayamayacağı sorunu doğar. Garanti markaları ise teknik standartları denetleme yükümlülüğü içerir. Yargıtay, bu tür markaların devrinin (dolayısıyla cebrî satışının) mümkün olduğunu kabul etmekle birlikte; satış şartnamesinde bu özel niteliklerin ve yükümlülüklerin açıkça belirtilmesini aramaktadır.

3. Tescilsiz Markalar ve Başvuru Halindeki Markalar: SMK m. 6 uyarınca marka koruması kural olarak tescille doğar. Bu nedenle, henüz tescil edilmemiş (tescilsiz kullanılan) markalar üzerinde SMK anlamında bir rehin tesis edilemez. Başvuru aşamasındaki markalar bakımından ise; SMK başvurunun devrine imkan tanıdığı için rehne de imkan tanıdığı kabul edilmelidir. Ancak Yargıtay'ın bu konuda ihtiyatlı yaklaştığı ve bankacılık pratiğinde de teminat değeri açısından riskli görüldüğü için genellikle tescilli markaların tercih edildiği görülmektedir.


4. Marka Rehni Sözleşmesinin Kuruluşu ve Şekil Şartları

Marka rehni işlemi, hukuki niteliği itibarıyla iki aşamadan oluşur: Borçlandırıcı işlem (rehin sözleşmesi) ve tasarrufi işlem (rehin hakkının doğumu/tescili).


4.1. Rehin Sözleşmesi (Borçlandırıcı İşlem)

Rehin sözleşmesi, TBK m. 20 ve devamı ile SMK Yönetmeliği çerçevesinde yazılı geçerlilik şartına tabidir. Taraflar marka sahibi (rehin veren) ile alacaklıdır (rehin alan). Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararlarında (Örn: Marka listesi içermeyen sözleşmelerin geçersizliği) vurgulandığı üzere, sözleşmenin "belirlilik ilkesi" gereği şu unsurları içermesi zorunludur:

  • Rehne konu markanın açık tanımı (TÜRKPATENT sicil numarası, markanın adı).

  • Markanın kapsamı (Hangi Nice sınıfları için geçerli olduğu).

  • Teminat altına alınan alacağın niteliği ve tutarı (Belirli bir miktar veya üst sınır ipoteği benzeri bir limit).

4.2. Tescil (Tasarrufi İşlem)

Sözleşmenin yapılması, rehin hakkının doğumu için tek başına yeterli değildir. SMK m. 148/4 uyarınca, rehin işleminin hüküm ifade edebilmesi (üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi) için TÜRKPATENT siciline kayıt (şerh) edilmesi zorunludur. Doktrinde bu tescilin "kurucu" mu yoksa "bildirici" mi olduğu tartışılsa da, Yargıtay uygulaması tescilin ayni hakkın doğumu ve özellikle üçüncü kişilere karşı dermeyanı için kurucu etkiye sahip olduğu yönündedir.

Örneğin, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/1915 E., 2023/6020 K. sayılı kararında, sicile şerh edilmemiş bir rehin hakkının, tasarrufun iptali davalarında üçüncü kişilere karşı korumasız kaldığı vurgulanmıştır. Bu nedenle alacaklılar için sözleşme imzalanır imzalanmaz sicil kaydını yaptırmak hayati önem taşır.


5. Rehin Veren ve Rehin Alanın Yükümlülükleri ve Hakları

Marka rehni ilişkisi, taraflara TMK ve SMK'dan doğan çeşitli borç ve haklar yükler.


5.1. Rehin Verenin (Marka Sahibi) Yükümlülükleri

Rehin verenin en temel yükümlülüğü, rehin konusu markanın değerini korumaktır.

  • Kullanım Zorunluluğu: SMK m. 26 uyarınca, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmaksızın ciddi biçimde kullanılmayan markalar iptal tehdidi altındadır. Markanın iptali, rehin konusunun yok olması demektir. Bu nedenle rehin veren, markayı kullanmakla yükümlüdür.

  • Yenileme: 10 yıllık koruma süreleri sonunda marka tescilini yenileme yükümlülüğü rehin verendedir.

  • Tecavüzü Defetme: Üçüncü kişilerin marka hakkına tecavüzü halinde (SMK m. 29), gerekli hukuki ve cezai yollara başvurma yükümlülüğü asıl hak sahibi olan rehin verendedir.

5.2. Rehin Alanın (Alacaklı) Hakları

  • Markanın Değerini İzleme ve Müdahale Hakkı: Rehin alan, teminatının değerinin düşmemesi için markanın durumunu izleyebilir. Yargıtay, rehin verenin ihmali halinde (örneğin yenileme ücretini yatırmaması veya tecavüze sessiz kalması), alacaklının TMK m. 961 kıyasen devreye girerek masrafları borçluya rücu etmek kaydıyla gerekli işlemleri yapabileceğini veya vekâleten dava açabileceğini kabul etmektedir.

  • Lisans Verme Yetkisi Yoktur: Önemle belirtilmelidir ki; rehin hakkı alacaklıya markayı kullanma veya üçüncü kişilere lisans verme yetkisi tanımaz. Rehin alan sadece markanın "değeri" üzerinde hak sahibidir.

6. Marka Rehni Paraya Çevrilmesi


Borç vadesinde ödenmezse, alacaklı rehinli markanın paraya çevrilmesini talep eder. Bu süreç İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 88 ve devamı (menkul rehni hükümleri) ile SMK m. 148 çerçevesinde yürütülür.

  1. Takip ve Haciz: Alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı veya ilamsız takip başlatır. Takip kesinleşince İcra Müdürlüğü, TÜRKPATENT'e müzekkere yazarak markanın kaydına haciz şerhiişlenmesini sağlar.

  2. Değerleme (Kıymet Takdiri): Sürecin en sancılı kısmıdır. Marka gibi soyut bir varlığın değeri; tanınırlığı, pazar payı, ciroya katkısı gibi sübjektif kriterlere bağlıdır. Bilirkişi marifetiyle yapılan bu değerlemeler sıklıkla itiraza konu olur.

  3. Satış (Açık Artırma): Değerleme kesinleştikten sonra marka, İİK m. 114 vd. uyarınca menkul malların satışı usulüyle (elektronik ortamda açık artırma) satılır.

  4. Paraların Paylaştırılması: Satış bedelinden, rehin alacaklısı (rehin derecesine göre) öncelikle tatmin edilir (İİK m. 118). Artan bir miktar olursa diğer haciz alacaklılarına veya borçluya ödenir. İhale kesinleşince, yeni malik TÜRKPATENT nezdinde tescil edilir.

7. Sona Erme Halleri

Marka rehni aşağıdaki hallerde sona erer ve sicildeki şerh terkin edilir (silinir) (SMK m. 148/5):

  1. Alacağın Sona Ermesi: Teminat altına alınan borcun (ana para, faiz, fer'iler) tamamen ödenmesi.

  2. Rehin Konusunun Yok Olması: Marka tescilinin; koruma süresinin dolması ve yenilenmemesi, mahkeme kararıyla hükümsüz kılınması veya iptal edilmesi (örn: kullanmama nedeniyle) hallerinde sona ermesi. Bu durumda rehin konusu ortadan kalktığı için rehin hakkı da düşer. Bu, alacaklı için en büyük risktir.

  3. Alacaklının Feragati: Rehin hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi.

  4. Paraya Çevirme: Markanın icra yoluyla satılması.

8.Sonuç

Marka rehni, Türk teminat hukukunda modern finansman ihtiyaçlarına cevap veren, SMK ve TMK'nın uyumlu birlikteliği ile güçlendirilmiş, Yargıtay içtihatlarıyla sınırları belirginleşmeye başlamış önemli bir araçtır. Maddi olmayan duran varlıkların şirket bilançolarındaki ağırlığı arttıkça, marka rehninin uygulamadaki yeri de genişleyecektir.

Ancak, bu kurumun etkin işleyişi için; değerleme standartlarındaki belirsizliklerin giderilmesi, marka iptali riskine karşı alacaklıyı koruyacak sigorta mekanizmalarının geliştirilmesi ve sicil işlemlerinin daha da hızlandırılması gerekmektedir. Hem marka sahiplerinin hem de finans kurumlarının, sözleşme hazırlama ve tescil süreçlerinde titiz davranmaları, hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından hayati önem taşımaktadır.


9.Örnek Marka Rehni Sözleşmesi Taslağı


UYARI: Aşağıdaki metin, taraflara fikir vermek amacıyla hazırlanmış genel bir taslak niteliğindedir. Somut olayın özelliklerine, alacağın türüne ve tarafların ihtiyaçlarına göre uzman bir avukat tarafından revize edilmeli ve nihai hale getirilmelidir. Bu taslağın doğrudan kullanımından doğabilecek hukuki sorumluluk kabul edilmemektedir.


MARKA REHNİ SÖZLEŞMESİ

Tarih: [Gün/Ay/Yıl]

1. TARAFLAR

  • REHİN VEREN (Marka Sahibi):
    Unvanı / Adı Soyadı: [...]
    Mersis No / T.C. Kimlik No: [...]
    Adresi: [...]
    (Bundan böyle "REHİN VEREN" olarak anılacaktır.)

  • REHİN ALAN (Alacaklı):
    Unvanı: [Banka/Finans Kurumu/Şirket Unvanı]
    Mersis No: [...]
    Adresi: [...]
    (Bundan böyle "REHİN ALAN" olarak anılacaktır.)

2. SÖZLEŞMENİN KONUSU

İşbu Sözleşme’nin konusu; REHİN VEREN’in maliki olduğu ve aşağıda Madde 3’te detayları belirtilen marka/markalar üzerinde, REHİN ALAN nezdinde doğmuş ve doğacak alacakların teminatını teşkil etmek üzere, Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m. 148 ve Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 954 vd. hükümleri çerçevesinde REHİN ALAN lehine rehin hakkı tesis edilmesidir.

3. REHİN KONUSU MARKA(LAR)

Aşağıda bilgileri yer alan marka(lar), tescilli olduğu tüm mal ve hizmet sınıflarını kapsayacak şekilde, ayrılmaz bir bütün olarak rehne konu edilmiştir:

Marka Adı / LogosuTÜRKPATENT Sicil NoTescil TarihiNice Sınıfları[Örn: ABC Markası][Örn: 2023/12345][Tarih][Örn: 05, 35, 42][...][...][...][...]

(Birden fazla marka varsa liste uzatılabilir veya Ek olarak eklenebilir.)

4. TEMİNAT ALTINA ALINAN ALACAK

İşbu rehin, REHİN ALAN ile [Borçlu Adı - Eğer Rehin Veren'den farklıysa] arasında imzalanan [Tarih] tarihli ve [Sözleşme No/Türü, örn: Genel Kredi Sözleşmesi] kapsamındaki [Tutar ve Para Birimi, örn: 5.000.000 TL] tutarındaki/limitindeki borç ilişkisinden doğmuş ve doğacak ana para, faiz, komisyon, masraf, vekâlet ücreti ve her türlü fer'ilerinin tamamını teminat altına almaktadır.

5. TARAFLARIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ

5.1. Tescil Yükümlülüğü: İşbu sözleşmenin imzalanmasını müteakip derhal, marka rehni işleminin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) siciline tescil (şerh) ettirilmesi zorunludur. Tescil başvurusunu yapma yükümlülüğü ve ilgili tüm harç/masraflar REHİN VEREN'e aittir. Ancak REHİN ALAN da, işbu sözleşmeyi ibraz ederek tek taraflı olarak tescil başvurusunda bulunmaya yetkilidir.

5.2. Markanın Korunması: REHİN VEREN; rehin konusu markanın değerini korumakla, SMK hükümleri uyarınca markayı ciddi biçimde kullanmakla, koruma süreleri sonunda yenileme işlemlerini yapmakla ve üçüncü kişilerin tecavüzlerine karşı gerekli hukuki yollara başvurmakla yükümlüdür.

5.3. Rehin Alanın Yetkileri: REHİN VEREN'in 5.2. maddedeki yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde REHİN ALAN, markanın değerini korumak adına (yenileme ücretini yatırmak, tecavüz davası açmak vb.) gerekli müdahaleleri yapmaya yetkilidir. Bu kapsamda yapılan masraflar REHİN VEREN'den rücu edilir ve teminat kapsamına eklenir.

6. TEMERRÜT VE PARAYA ÇEVİRME

Teminat altına alınan borcun vadesinde ödenmemesi (temerrüt) veya kredi sözleşmesindeki muacceliyet hallerinden birinin gerçekleşmesi durumunda; REHİN ALAN, İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçerek, rehin konusu markanın cebri icra yoluyla satılmasını ve satış bedelinden alacağını öncelikle tahsil etmeyi talep etme hakkına sahiptir.

7. SONA ERME VE ŞERHİN TERKİNİ

Teminat altına alınan alacağın tüm fer'ileriyle birlikte tamamen ödenmesi ve REHİN ALAN'ın başkaca bir riskinin kalmaması halinde; REHİN VEREN'in yazılı talebi üzerine REHİN ALAN, TÜRKPATENT sicilindeki rehin şerhinin kaldırılması (terkini) için gerekli muvafakati 7 (yedi) iş günü içinde verecektir. Terkin masrafları REHİN VEREN'e aittir.

8. UYGULANACAK HUKUK VE YETKİ

İşbu sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda Türk Hukuku uygulanacak olup, [Şehir, örn: İstanbul Çağlayan] Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir.

İşbu sözleşme, 8 (sekiz) maddeden ibaret olup, taraflarca [sayı] nüsha olarak tanzim ve imza edilmiştir.

REHİN VEREN | REHİN ALAN

[İmza / Kaşe] | [İmza / Kaşe]


10.Sıkça Sorulan Sorular (SSS) 


1. Marka rehni nedir, basitçe anlatabilir misiniz?

Marka rehni, bir ev kredisi çekerken bankanın evinize ipotek koymasına benzer bir işlemdir. Burada ev yerine "marka hakkınız" teminat olarak gösterilir. Borcunuzu ödemezseniz, alacaklı (genellikle banka) markanızı icra yoluyla sattırıp parasını alma hakkına sahip olur.

2. Rehin sözleşmesi imzalamak yeterli midir, başka bir işlem gerekir mi?

Hayır, sadece sözleşme imzalamak yeterli değildir. Rehin hakkının tam olarak doğması ve özellikle üçüncü kişilere (markayı devralmak isteyenlere veya diğer alacaklılara) karşı geçerli olabilmesi için, bu rehin işleminin mutlaka Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdindeki marka siciline tescil (şerh) ettirilmesi zorunludur.

3. Henüz tescil edilmemiş, başvuru aşamasındaki bir marka rehnedilebilir mi?

Teorik olarak Sınai Mülkiyet Kanunu başvuru halindeki markaların devrine ve dolayısıyla rehnine imkan tanır. Ancak uygulamada bankalar ve finans kurumları, "tescil edilmeme riski" taşıdığı ve teminat değeri belirsiz olduğu için genellikle sadece tescili tamamlanmış markaları rehin almayı tercih ederler.

4. Rehinli markamı başkasına devredebilir miyim veya lisans verebilir miyim?

Evet, markanızın rehinli olması mülkiyetin sizde olduğu gerçeğini değiştirmez. Markanızı devredebilir veya lisans verebilirsiniz. ANCAK, sicilde rehin şerhi olduğu için, markayı devralan kişi markayı "rehniyle birlikte" (borcuyla birlikte) devralmış olur. Lisans alan kişi de rehin hakkının varlığını kabul etmiş sayılır. Pratik bankacılık uygulamalarında, kredi sözleşmeleri genellikle bankanın izni olmadan bu işlemlerin yapılmasını yasaklar.

5. Markamı kullanmazsam rehin durumum etkilenir mi?

Evet, bu çok kritik bir konudur. Kanunen bir marka 5 yıl boyunca ciddi bir sebep olmaksızın kullanılmazsa mahkeme kararıyla iptal edilebilir. Eğer marka iptal edilirse ortada rehin konulacak bir "hak" kalmaz ve alacaklının teminatı yok olur. Bu nedenle rehin veren olarak markayı kullanma yükümlülüğünüz devam eder.

6. Borcumu ödeyemezsem banka markama "el koyup" kendisi kullanabilir mi?

Hayır. Türk hukukunda "lex commissoria yasağı" vardır. Yani alacaklı, borç ödenmediğinde rehinli malın doğrudan mülkiyetini üzerine alamaz. Yapabileceği tek şey, İcra Müdürlüğü aracılığıyla markayı açık artırmayla sattırmak ve satıştan elde edilen paradan alacağını tahsil etmektir.

7. Ticari işletme rehni ile marka rehni arasındaki fark nedir?

Ticari işletme rehni, şirketinizi bir bütün olarak (makineler, demirbaşlar, unvan ve markalar dahil) kapsayan geniş bir rehindir. Marka rehni ise, işletmenizden bağımsız olarak sadece belirlediğiniz spesifik bir marka veya markalar üzerine konulan daha dar kapsamlı bir rehindir.

YASAL UYARI VE TELİF HAKKI

Yiğit Legal web sitesinde yer alan işbu makale ve tüm içerikler, yalnızca genel bilgilendirme ve akademik paylaşım amacıyla hazırlanmış olup, hiçbir şekilde hukuki tavsiye, mütalaa veya danışmanlık hizmeti niteliği taşımaz. Site içeriğinin okunması, kullanılması veya site üzerinden iletişime geçilmesi, ziyaretçi ile Yiğit Legal veya Av. Muhammed Ali Yiğit arasında bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Hukukun dinamik yapısı gereği mevzuat ve içtihat değişikliklerinden kaynaklanabilecek güncellik sorunlarından veya bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak doğrudan veya dolaylı zararlardan Yiğit Legal sorumlu tutulamaz. İşbu içeriğin tüm fikri mülkiyet hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında Yiğit Legal’e ait olup; kaynak gösterilmek ve link verilmek suretiyle yapılacak kısa alıntılar dışında, yazarın yazılı izni olmaksızın içeriğin tamamının veya bir kısmının kopyalanması, çoğaltılması, değiştirilmesi veya ticari amaçla kullanılması yasaktır; aksi durumlar hukuki ve cezai yaptırımlara tabidir.

Yiğit Legal © 2026 Tüm hakları saklıdır.

bottom of page