MARKA MUVAFAKATNAME NEDİR? ŞARTLARI, ÖRNEĞİ VE HUKUKİ SONUÇLARI (2026 REHBERİ)

1. GİRİŞ
Marka hukuku, ayırt edicilik ve karıştırılma ihtimali ekseninde şekillenen, piyasadaki rekabet düzenini doğrudan etkileyen temel bir fikrî mülkiyet alanıdır. Türk hukukunda marka başvurularının değerlendirilmesinde esas alınan başlıca prensiplerden biri, önceki tarihli marka haklarının korunmasıdır. Bu ilkenin doğal sonucu olarak, aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer markaların, aynı ya da benzer mal ve hizmetler bakımından tescili kural olarak mümkün değildir. Bu yaklaşım, hem tüketicinin korunmasını hem de marka sahiplerinin kazanılmış haklarının güvence altına alınmasını amaçlayan klasik koruma modelinin bir yansımasıdır.
Ne var ki, 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu ile birlikte bu katı sistem önemli ölçüde yumuşatılmış ve marka hukukuna “muvafakatname” kurumu dahil edilmiştir. Söz konusu düzenleme, önceki marka sahibinin açık rızası bulunması halinde, normal şartlarda retle sonuçlanacak bir başvurunun tesciline imkân tanıyarak, mutlak ret sistemine istisnai bir esneklik kazandırmıştır. Bu yönüyle muvafakatname, yalnızca teknik bir prosedür değil; aynı zamanda marka sahiplerinin ticari iradesine öncelik tanıyan ve uyuşmazlıkların taraflar arasında çözümünü teşvik eden bir mekanizma niteliği taşımaktadır.
Nitekim 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 5/3 hükmü ile hukukumuza kazandırılan bu kurum, Türk marka hukukunun Avrupa Birliği mevzuatıyla uyumlaştırılması sürecinde de kritik bir rol üstlenmektedir. Özellikle European Union Trade Mark Regulation 2017/1001 çerçevesinde benimsenen sistemde, markalar arasındaki benzerlik kural olarak yalnızca hak sahibinin itirazına bağlı bir nispi ret nedeni olarak düzenlenmiştir. Buna karşılık Türk hukukunda benzerlik hâlen m. 5/1-ç kapsamında re’sen dikkate alınan bir mutlak ret sebebi olarak varlığını sürdürmektedir. Muvafakatname kurumu ise, bu yapısal farklılığı dengeleyen bir ara mekanizma işlevi görerek, mutlak ret engelini taraf iradesiyle aşılabilir hale getirmekte ve sistemi fiilen nispi ret mantığına yaklaştırmaktadır.
Bu bağlamda Türk marka hukuku, uzun yıllar boyunca hâkim olan katı “teklik ilkesi”nden uzaklaşarak, markaların piyasada birlikte var olmasına (co-existence) imkân tanıyan daha esnek ve liberal bir yapıya evrilmektedir. Bu dönüşüm, özellikle ekonomik veya organizasyonel bağ bulunan işletmeler açısından marka stratejilerinin daha etkin yönetilmesini mümkün kılmakta ve tescil süreçlerinde yaşanan yapısal sorunlara pratik çözümler sunmaktadır.
2. MARKA HUKUKUNDA MUVAFAKATNAME KAVRAMI
2.1. Tanım
Marka muvafakatnamesi, önceki tarihli marka sahibinin, kendisine ait marka ile aynı veya benzer olan bir başka marka başvurusunun tesciline açık rıza gösterdiğini ortaya koyan ve noter onayıyla düzenlenen resmi bir belgedir.
Bu belge sayesinde, normal şartlar altında reddedilecek bir marka başvurusu, istisnai olarak tescil edilebilir hale gelir.
2.2. Hukuki Dayanak
Marka hukukunda muvafakatname kurumu, temelini 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) “Bir marka başvurusunun, önceki marka sahibinin başvurusunun tesciline açıkça rıza gösterdiğini belirten noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde beşinci fıkranın birinci fıkrasının (ç) bendine göre reddedilemeyeceğini” düzenleyen 5/3 maddesinden alırken; uygulamanın teknik detayları SMK Yönetmeliği’nin 10. maddesiyle somutlaştırılmıştır. Bu yasal çerçeve uyarınca, bir marka başvurusunun önceki bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması durumunda, önceki hak sahibinin noter onaylı ve kayıtsız şartsız rızasını içeren standart muvafakatname formunun sunulmasıyla "mutlak ret" engeli aşılabilmektedir. Yönetmelik hükümleri gereği, muvafakatnamenin başvuru aşamasında veya en geç karara itiraz süresi içerisinde Kuruma sunulması zorunlu olup; bu belgede başvuru sahibinin kimlik bilgilerinin, marka örneğinin ve rıza verilen mal/hizmet sınıflarının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Böylece, noter tasdikiyle sıhhat kazanan bu irade beyanı sayesinde, taraflar arasındaki ticari mutabakat hukuken tescil engelini ortadan kaldıran geçerli bir dayanak haline gelmektedir.
3. MUVAFAKATNAME KURUMUNUN AMACI VE FONKSİYONU
Paylaştığın bilgiler Türk marka hukukundaki güncel uygulamalarla tam uyumludur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile 2017 yılında hayatımıza giren muvafakatname sistemi, Türk marka hukukunda "mutlak ret nedenleri" arasındaki katı tutumu yumuşatarak önemli bir paradigma değişikliği yaratmıştır. Eski sistemde aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar, önceki hak sahibinin izni olsa dahi TÜRKPATENT tarafından re’sen reddedilirken; yeni düzenleme sayesinde tarafların karşılıklı rızası, kamu otoritesinin müdahalesinin önüne geçmiştir. Bu durum özellikle piyasada aktif olarak kullanılmayan "uyuyan markaların" yeni girişimlere engel olmasını önlemiş ve ticari hayatın ihtiyaç duyduğu esnekliği sağlamıştır.
Bu sistem, ticari hayatın kolaylaştırılması noktasında taraflar arasındaki uzun ve maliyetli dava süreçlerini minimize ederek bir uzlaşı kültürünü teşvik etmektedir. Markaların ekonomik bir değere dönüşme sürecini hızlandıran muvafakatname kurumu, uluslararası hukukta "Co-Existence" (Birlikte Var Olma) olarak bilinen anlayışın Türk hukukundaki yasal karşılığıdır. Böylece klasik marka koruma mantığındaki "teklik" ilkesinden uzaklaşılarak, tarafların serbest iradesine ve aynı/benzer markaların belirli şartlar altında piyasada güvenle yan yana bulunmasına imkan tanınmıştır.
4. MUVAFAKATNAME HANGİ DURUMLARDA GEREKİR?
Muvafakatname kurumu, özellikle bir marka başvurusunun önceki bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması ve benzer sınıfları kapsaması durumunda TÜRKPATENT tarafından SMK m. 5/1-ç uyarınca uygulanan "mutlak ret" engelini aşan işlevsel bir araçtır. Bu mekanizma, aynı sektörde faaliyet gösteren veya aralarında ekonomik bağ bulunan tarafların, markaların benzerliğine rağmen bu durumun piyasada karışıklık yaratmayacağı yönündeki ortak iradelerini hukuki bir zemine oturtmalarını sağlar. Böylece tarafların "birlikte var olma" (co-existence) yönündeki ticari mutabakatı, bürokratik engellerin önüne geçerek tescil sürecindeki hukuki çözümü doğrudan sağlar.
5. MUVAFAKATNAME ŞARTLARI (SMK YÖNETMELİĞİ m.10)
Muvafakatnamenin hukuken geçerli sayılabilmesi, belirli şekil ve içerik şartlarının eksiksiz şekilde yerine getirilmesine bağlıdır. Bu şartlar, Sınai Mülkiyet Kanunu’na dayanılarak çıkarılan Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.10 kapsamında ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
5.1. Şekil Şartı: Noter Onayı
Muvafakatnamenin geçerliliği bakımından temel şekil şartı, belgenin yazılı ve noter onaylı olmasıdır. Buna göre:
Muvafakatname yazılı olarak düzenlenmelidir.
Belge, noter tarafından onaylanmalıdır.
Bu şekil şartı, muvafakat iradesinin açık, kesin ve tartışmasız şekilde ortaya konulmasını ve belgenin hukuki güvenilirliğinin sağlanmasını amaçlamaktadır.
5.2. Zorunlu Unsurlar (Yönetmelik m.10)
Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.10 uyarınca muvafakatnamenin geçerli sayılabilmesi için aşağıdaki unsurları içermesi zorunludur:
5.2.1. Taraf Bilgileri
Muvafakat veren marka sahibi veya sahiplerinin kimlik ve iletişim bilgileri
Muvafakat verilen başvuru sahibi veya sahiplerinin kimlik ve iletişim bilgileri
5.2.2. Marka Bilgileri
Muvafakata konu marka başvurusu (başvuru aşamasında ise marka örneği)
İtiraz aşamasında ise başvuru numarası
Önceki marka veya başvurulara ait başvuru/tescil numaraları
5.2.3. Mal ve Hizmet Sınıfları
Muvafakat verilen mal ve/veya hizmetler
Bu mal ve hizmetlerin ait olduğu sınıf numaraları
5.2.4. Vekalet Durumu
Muvafakatname vekil aracılığıyla imzalanmışsa
Muvafakat verme yetkisini içeren noter onaylı vekaletname veya onaylı örneği
5.2.5. Açık ve Şartsız Rıza
Muvafakat açık, kesin ve kayıtsız şartsız olmalıdır
5.3. Eksiklik Halinde Süre
Eksik veya usulüne uygun olmayan bir muvafakatname sunulması durumunda, Türk marka hukuku başvuru sahibine bu eksikliği gidermesi için yasal bir imkan tanımaktadır. TÜRKPATENT tarafından yapılan inceleme sonucunda belgede bir eksiklik tespit edilirse, başvuru sahibine bu eksikliğin tamamlanması amacıyla 2 aylık kesin bir süre verilir. Belirlenen bu süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi veya gerekli düzeltmelerin yapılmaması halinde ise muvafakat talebi yapılmamış sayılır. Bu durumda marka başvurusu, sanki hiç muvafakatname sunulmamış gibi değerlendirilerek mevcut benzerlikler doğrultusunda ret kararıyla karşı karşıya kalabilir.
6. MUVAFAKATNAMENİN SUNULMA ZAMANI
Muvafakatnamenin kuruma sunulma zamanı ve usulü, hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşır. Mevzuata göre muvafakatname, marka başvuru aşamasında doğrudan sisteme yüklenebileceği gibi, başvuru sonrası süreçte karara itiraz süresi (veya itirazın incelenmesi süreci) tamamlanana kadar Türk Patent ve Marka Kurumu’na sunulabilir. Ancak burada kritik nokta, başvuru esnasında sadece "muvafakat alınmıştır" şeklinde bir beyanda bulunulmasının hukuken yeterli olmamasıdır; muvafakatname formunun ve ilgili belgenin fiilen ve usulüne uygun şekilde kuruma ibraz edilmesi zorunludur. Belge sunulmadığı müddetçe sadece beyana dayalı işlem tesis edilmez ve marka benzerlik nedeniyle ret riskiyle karşı karşıya kalır.
7. MUVAFAKATNAMENİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE SONUÇLARI
7.1. Bağlayıcılık
Muvafakatname kurumu, hukuki güvenliği sağlamak adına verilen rızanın sürekliliği ilkesine dayanır; bu nedenle bir kez usulüne uygun şekilde verilen muvafakatnamenin sonradan geri alınması mümkün değildir. Muvafakat veren marka sahibi, rıza gösterdiği bu yeni başvuruya karşı daha sonra aynı gerekçelerle veya karıştırılma ihtimaline dayanarak itirazda bulunma hakkını da kaybeder. Bu düzenleme, taraflar arasındaki irade beyanının kesin sonuç doğurmasını sağlayarak ticari ilişkilerde öngörülebilirliği korumayı amaçlar.
7.2. Hak Kaybı Riski
Muvafakatname veren taraf, hukuki bir irade beyanıyla kendi markasına benzer bir markanın tesciline ve piyasada var olmasına açıkça izin vermiş olur. Bu durum, her ne kadar ticari bir uzlaşı gibi görünse de, uzun vadede markanın ayırt edicilik vasfını ve marka gücünü zayıflatma riskini taşır. Benzer markaların piyasada çoğalması, tüketiciler nezdindeki "tek elden çıkma" algısını bulanıklaştırabilir ve markanın hukuki koruma alanının daralmasına yol açarak ileride üçüncü kişilere karşı açılacak tecavüz davalarında markanın savunma gücünü düşürebilir.
7.3. Lisans ve İnhisari Hak Sahipleri
Marka üzerinde bir inhisari (tekelci) lisans bulunması durumunda, muvafakatname süreci sadece marka sahibinin iradesiyle tamamlanamaz; bu durumda lisans sahibinin de yazılı izninin alınması yasal bir zorunluluktur. İnhisari lisans, marka sahibinin markayı kullanma ve başkalarına kullandırma hakkını sadece bir kişiye (lisans alan) devrettiği, hatta aksi kararlaştırılmadıkça marka sahibinin kendisinin dahi markayı kullanamadığı en güçlü lisans türüdür. Bu nedenle, marka sahibinin başka bir benzer markaya onay vermesi, lisans alanın piyasadaki tekel hakkını ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkileyeceğinden, lisans sahibinin onayı olmadan verilen muvafakatnameler geçersiz kabul edilir.
8. MUVAFAKATNAME VE İTİRAZ İLİŞKİSİ
Muvafakat veren tarafın tescile onay vermiş olması, karşı tarafın markayı dilediği gibi ve özensizce kullanabileceği anlamına gelmez. Marka sahibi, kendi markasının imajını ve ticari itibarını korumak adına, diğer tarafın markayı yanlış veya yanıltıcı kullanımı nedeniyle zarar gördüğünü iddia ederek ilana itiraz etme yoluna gidebilir. Bu durum, "Ben tescile izin verdim ancak senin kullanım biçimin benim markamın değerini bozuyor" argümanına dayanır. Bu tür bir riskin önüne geçmek ve markanın bozulmasını engellemek için hazırlanan Co-existence (Birlikte Var Olma) sözleşmeleri, tarafların kullanım sınırlarını, kalite standartlarını ve görsel tasarımlarını önceden kurallara bağlayarak süreci hukuki bir koruma altına alır.
9. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Marka hukukunda muvafakatname kurumu, klasik koruma sistemindeki katı engelleri esneterek taraf iradesini ön plana çıkaran ve ticari hayatın hızına uyum sağlayan esnek bir yapı sunmaktadır. Ancak bu mekanizmanın tek başına kullanılması, uygulamada fırsatçı talepler, ekonomik baskılar ve öngörülemeyen hukuki riskler gibi ciddi sorunları beraberinde getirebilmektedir. Özellikle muvafakat veren tarafın markasının değer kaybetmesi veya kullanım biçiminden kaynaklı itilaflar, sürecin tıkanmasına yol açabilir. Bu nedenle, muvafakatnamenin hukuki güvenliği tam anlamıyla sağlaması için tek başına bir beyan olarak değil, tarafların hak ve borçlarını detaylandıran sözleşmesel güvence mekanizmalarıyla desteklenerek kullanılması stratejik bir zorunluluktur.
10. SIK SORULAN SORULAR
1. Muvafakatname (Rıza Mektubu) nedir?
Bir marka sahibinin, kendi markasına benzeyen yeni bir markanın tescil edilmesine noter onaylı bir belgeyle izin vermesidir. Bu sayede TÜRKPATENT, benzerlik nedeniyle markayı doğrudan reddetmez.
2. Muvafakatname ne zaman sunulabilir?
Marka başvurusu yapıldığı sırada sunulabileceği gibi, başvuru süreci devam ederken veya ret kararına itiraz aşaması tamamlanana kadar Kurum’a sunulabilir.
3. Muvafakatname verildikten sonra geri alınabilir mi?
Hayır, Türk hukukuna göre usulüne uygun şekilde verilmiş bir muvafakatname kayıtsız ve şartsız olduğu için sonradan tek taraflı olarak geri alınamaz.
4. Sadece "izin veriyorum" demek yeterli mi?
Hayır, sadece beyan yeterli değildir. TÜRKPATENT’in belirlediği standartlara uygun, noter onaylı fiziki belgenin Kurum’a sistemsel olarak sunulması zorunludur.
5. Marka üzerinde lisans varsa ne yapılmalı?
Eğer marka üzerinde bir inhisari (tekelci) lisans varsa, sadece marka sahibinin izni yetmez; lisans sahibinin de bu tescile yazılı onay vermesi şarttır.
6. Muvafakat veren kişi daha sonra markama itiraz edebilir mi?
Teorik olarak evet. Muvafakatname idari bir engel aşsa da, karşı taraf "kullanım biçimin markamı bozuyor" diyerek ilana itiraz edebilir. Bu riski engellemek için ayrıca bir Co-existence (Birlikte Var Olma) Sözleşmesi yapılmalıdır.
7. Eksik belge sunulursa ne olur?
Kurum eksikliği fark ederse size 2 aylık kesin süre verir. Bu süre içinde eksiklik giderilmezse muvafakat talebiniz hiç yapılmamış sayılır.
8. Muvafakatname markamın değerini düşürür mü?
Evet, benzer bir markanın piyasada var olmasına izin vermek markanızın ayırt ediciliğini zayıflatabilir. Bu nedenle bu süreç profesyonel bir sözleşme ile yönetilmelidir.
11.YARGITAY KARARLARI
11. Hukuk Dairesi 2024/5115 E. , 2025/3206 K.
Yargılama konusu olayda, başvuru sahibinin benzerlik nedeniyle reddedilen marka başvurusu bakımından önceki marka sahiplerinden alınan muvafakatnamelere dayanmasına rağmen, başvuru tarihinin Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname dönemine denk gelmesi nedeniyle bu belgelerin hukuki sonuç doğurmadığı kabul edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken mevzuatın 556 sayılı KHK olduğunu ve bu düzenlemede muvafakatnameye dayalı bir istisnanın öngörülmediğini belirterek, başvurunun benzerlik nedeniyle reddine ilişkin kararın hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir. Bu karar, muvafakatnamenin ancak Sınai Mülkiyet Kanunusonrasında yapılan başvurular bakımından sonuç doğurduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/818 Esas, 2024/1050 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/264 E., 2021/368 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/101296 sayılı “Gordion Alışveriş Merkezi Ankara” ibareli marka başvurusunun 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri uyarınca kısmen reddine karar verildiği, ret kararına konu başvurulardan 2008/37282 ve 2008/37283 sayılı markalar için marka başvuru sahiplerinden muvafakatname alındığını, ancak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) nezdinde muvafakatnamelerin 556 sayılı KHK'da istisnası olarak düzenlenmediği gerekçesi ile kabul edilmediğini, Markalar Dairesi Başkanlığı (MDB) kararına mesnet markaların hak sahipleri tarafından, müvekkili şirkete izin veren muvafakatname varken anılan markaların ret gerekçesi olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, muvafakatnamenin tarihinin 30.03.2017 olduğu, bu tarihte 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) yürürlükte olduğunu, müvekkili başvurusunun redde mesnet markalar ile aynı olmadığını, müvekkili şirketin zaten 2014/73766 sayılı “forum Gordion” şeklinde tescilli markasının bulunduğunu, yapılan başvurunun yeni görselin korunması amacıyla yapıldığını, Yargıtay kararları ışığında taraf markalarının ortak olarak “Gordion” ibaresi içermesinin tek başına benzerlik yaratmayacağını, müvekkili başvurusunun redde gerekçe markalarla görsel benzerliğinin bulunmadığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2017/M-9446 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru konusu marka kapsamından çıkartılmasına karar verilen emtiaların tamamı yönünden 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi şartlarının meydana geldiği, dava konusu 2016/101296 sayılı marka başvurusu ile 2008/37282 sayılı ve 2008/37283 sayılı markalar arasında anılan KHK hükmü anlamında işaretsel açıdan aranılan ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik kriterinin sağlandığı, bu bağlamda taraf markaları kapsamında aynı/aynı tür oldukları tespit edilen 35. sınıftaki “iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.”, 36. sınıftaki “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri.” 37. sınıftaki “İnşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri.” 41. sınıftaki “Haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” emtiaları yönünden verilen YİDK kararının yerinde olduğu, ancak YİDK kararında redde mesnet gösterilen sair markalar yönünden 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi şartlarının sağlanmadığı, bu markalar yönünden taraf markaları arasındaki ilişkinin aynı KHK'nın 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi açısından değerlendirilebileceği, hal böyleyken kısmi redde konu 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik ... getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 1-34 mal sınıfının tamamı bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”, 37. sınıftaki “Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri” ve 41. sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır ... getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).” emtiaları açısından anılan KHK'nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi şartlarının oluştuğundan bahsedilemeyeceği ve aksi yönlü YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile TÜRKPATENT YİDK'in 02.11.2017 tarih ve 2017/M-9446 sayılı kararının 35. sınıfta "Reklamcılık pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinalarının kiralanması hizmetleri, bilgiyasar veri tabanlarındaki bilginin sistematik ... getirilmesi telefon cevaplama hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için 01-34 mal sınıfının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende toptan satış mağazaları katalog vb diğer yöntemlerle sağlanabilir)", 37. sınıfta "Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinalarının kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme tamir restorasyon hizmetleri. Isıtma havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi) bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinaların ve cihazların, büro makinalarının ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi bakımı ve tamiri hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri.", 41. sınıfta "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema spor karşılaşmaları tiyatro müze konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete vb gibi yayınların basıma hazır ... getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)" yönünden kısmen iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın geçici 1. maddesine göre bu Kanun'un yayımı tarihinden önce TÜRKPATENT'e yapılmış olan ulusal ve uluslararası marka ve tasarım başvuruları ile coğrafi işaret başvurularının, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılmasının gerektiği, buna göre dava konusu 2016/101296 sayılı markanın başvurusu 14.12.2016 tarihinde yapıldığından, eldeki uyuşmazlığın 556 sayılı KHK hükümlerine göre sonuçlandırılacağı, davalı Kurum tarafından dava konusu başvurunun 2007/51428, 2011/102626, 2014/59346, 201389 sayılı markalar ile davacının muvafakat sunduğu 2008/37282 ve 2008/37283 sayılı markalar mesnet gösterilerek reddedildiği, başvuru ile 2007/51428, 2011/102626, 2014/59346, 201389 sayılı markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığı, zira başvuru konusu markanın farklı bir şekli içerecek biçimde düzenlendiği, markalar arasında "Gordion" ibaresinin ortaklığından kaynaklı sescil ve anlamsal bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri diğer biçimler itibariyle markaların görsel olarak birbirlerinden önemli derecede farklı oldukları, öte yandan, başvuru ile 2008/37282 ve 2008/37283 sayılı markaların ise birebir aynı mizanpajda ve ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, söz konusu markalar yönünden 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının gerçekleştiği, her ne kadar redde mesnet bu iki marka yönünden davacı tarafça işlem dosyasına marka sahibinden alınan muvafakat sunulmuş ise de, yukarıda belirtildiği gibi başvuru tarihi itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde SMK'nın 5. maddesinin üçüncü fıkrasındaki istisnaya yer verilmediği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 2016/101296 sayılı “Gordion Alışveriş Merkezi Ankara” ibareli marka başvurusunun kısmen reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 2017/M-9446 sayılı kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 08.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi 2025/2738 E. , 2025/7201 K.
Somut uyuşmazlıkta, marka başvurusunun Sınai Mülkiyet Kanunu m. 5/1-ç kapsamında benzerlik nedeniyle reddine ilişkin işlemin iptali talep edilmiş; başvuru sahibi, önceki marka sahibinin muvafakat vermemesi, kullanmama nedeniyle iptal davası açılmış olması ve kötüniyet iddialarına dayanmıştır. Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, marka işaretleri ile mal ve hizmetlerin aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ayrıca YİDK kararlarının verildiği tarihteki hukuki duruma göre denetlendiğini vurgulayarak, sonradan açılan iptal davalarının veya muvafakat alınamamasının sonuca etkili olmayacağını belirtmiştir. Bu doğrultuda, başvurunun reddine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/41 Esas, 2025/265 Karar
HÜKÜM : Esastan Ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .. sayılı ve "..." ibareli başvurusunun ... sayılı ve "..." ibareli marka nedeniyle Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü gereğince reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında gerek marka işaretleri gerekse de başvuru kapsamında yer alan mallar bakımından SMK'nın 5/1-ç hükmü anlamında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin redde mesnet markanın uyumazlık konusu 9. sınıf mallarda kullanmama nedeniyle iptali talebiyle ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/50 E. sayılı dosyasında açtığı davanın derdest olduğunu, iptal davası geriye etkili sonuç doğuracağından sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dünyanın önde gelen akü üreticilerinden biri olduğunu ve 1985 yılından beri dünya çapında faaliyet gösterdiğini, tanınmış “..., ... ve ...” araç aküsü markalarının gerçek sahibi olduğunu, redde mesnet marka sahibi ile müvekkili şirketin iletişime geçtiğini ve muvafakatname talep ettiğini, ancak redde mesnet marka sahibinin teklifi kabul etmediğini, kullanım için lisans verme teklifinde bulunduğunu, bu hususun redde mesnet marka sahibinin kötüniyetini gösterdiğini ileri sürerek YİDK'ın 2021-M-11687 sayılı kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait dava konusu marka kapsamından çıkarılan emtiaların, redde mesnet kabul edilen marka kapsamında yer alan emtialar ile aynı/aynı tür olduğu, marka işaretleri arasında da ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet ... sayılı ve "..." ibareli marka işaretleri SMK'nın 5/1-ç hükmü anlamında ayırt edilmeyecek derecede benzer oldukları gibi başvuru kapsamında yer alan 9. sınıf mallar ile redde mesnet markanın kapsamında yer alan 9. sınıf malların aynı/aynı tür olduğunun aralarında uyumazlık konusu mallarda uzmanın da yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda açıklandığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, diğer taraftan davacının gerçek hak sahipliği ve redde mesnet marka sahibinin kötüniyetli olduğu iddialarının işbu davada tartışılamayacağı ayrıca YİDK kararının iptali davalarının, YİDK karar tarihindeki hukuki duruma göre çözümlenmelerinin gerektiği, dolayısıyla YİDK karar tarihi itibariyle hüküm ifade eden markanın redde mesnet alınmasında bir isabetsizlik olmadığı, redde mesnet markanın iptali için açılan davanın sonucunun beklenmesinin eldeki davaya bir katkısının bulunmayacağı, zira belirtildiği üzere YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet alınan markanın tescilli olduğu ve hukuki denetimin bu tarihteki şartlara göre yapılacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi 2025/4187 E. , 2026/1103 K.
"İçtihat Metni"
Somut uyuşmazlıkta, başvuruya karşı ileri sürülen önceki markalar bakımından kısmen muvafakatname sunulmuş olsa da, uyuşmazlığın esasını markalar arasındaki benzerliğin derecesi oluşturmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, Sınai Mülkiyet Kanunu m. 5/1-ç kapsamında mutlak ret sebebinin uygulanabilmesi için benzerliğin iltibas incelemesini gereksiz kılacak derecede açık ve güçlü olması gerektiğini vurgulamış; somut olayda markalar arasında ortak unsurlar bulunmakla birlikte, tertip tarzı, ek ibareler ve görsel farklılıkların ayırt ediciliği sağladığı sonucuna varmıştır. Bu nedenle, başvurunun reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu kabul edilerek ilk derece ve istinaf mahkemesi kararları onanmıştır.
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/640 Esas, 2025/840 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/26 E., 2022/343 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2021/040628 başvuru numarası ile "... ton ekonomik katkısız" ibareli markanın 29... . sınıflarda tescili isteğinde bulunduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı'nca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü uyarınca "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri ile her türlü et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, yenilebilir bitkisel ve hayvansal yağlar, kurutulmuş ve konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü sebzelerin perakende ve toptan her türlü vasıtalar ile ticari satışı hizmetleri"nin markadan çıkarılmasına ve "Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri" yönünden ilanına karar verildiğini, müvekkilinin karara yönelik itirazının nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından kısmen kabul edilerek Sınıf Kodu: 29 Et, Balık kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" yönünden kabul edildiğini, redde mesnet gösterilen markaların bir kısmının sahibi olan şirket ile müvekkili şirketin ortaklarının aynı şahıslar olduğunu, bu şirket tarafından başvuruya, usulüne uygun muvafakat verildiğini, redde mesnet ... numaralı "...+şekil" ibareli markanın müvekkiline ait marka ile aynı, özdeş veya ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olmadığını, Dardanel A.Ş. tarafından yapılan itirazın da reddi gerektiğini ileri sürerek YİDK'in 2021-M-10353 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; muvafakatname gereğince 2002/10960, 2005/06230, 2006/19932, 2021/035556 sayılı markalara ilişkin mutlak tescil engeli ortadan kalkmış olmakla birlikte, 2014/107754 sayılı “...” ibareli markaya ilişkin tescil engelinin devam ettiğini, markaların esaslı ve ayırt edici unsurunu "..." ibaresinin oluşturduğunu, telaffuz, biçim ve anlam itibarıyla ibarelerin aynılık içerdiğini, bu benzerliğin iltibasa yol açıp açmayacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının başvuru markasının "Şekil+... ton klasik katkısız yüksek omega 3 yüksek protein", mesnet markanın da "şekil+..." ibare ve görselini içermesi karşısında esasen yüksek derecede benzerlik oluşmakla beraber, başvuru markasında belirgin olarak yer alan "şekil+ ton klasik katkısız yüksek omega 3 yüksek protein" unsurunun mesnet markada bulunmadığı, mesnet markadaki şekil unsurunun başvuru markasında yer almadığı, markalarda farklı renklerin kullanıldığı, işaretlerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak kabul edilemeyeceği, nispi red sebebinin ise yayıma itiraz üzerine değerlendirilebileceği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın mutlak ret nedenleri arasında yer alan 5/1-ç hükmünün uygulanabilmesi için, markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerektiği, somut olayda dava konusu marka ile redde mesnet gösterilen markalarda "..." ibaresinden kaynaklanan bir benzerlik bulunuyor ise de, markaların tertip tarzları itibariyle oldukça farklılaştıkları, davaya konu markada bulunan "ton klasik katkısız yüksek omega 3 yüksek protein" ibaresinin redde mesnet markada yer almadığı anılan farklılıkların başvuruya SMK'nın 5/1-ç hükmü anlamında yeterli ayırt ediciliği sağladığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.02.2022 tarih ve 2020/7988E., 2022/888 K. sayılı ilamının da bu yönde bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
12. MARKA MUVAFAKATNAME ÖRNEĞİ
Bu içerikte yer alan muvafakatname örneği ve açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olayın özelliklerine göre değişebilecek hukuki durumlar bakımından danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Muvafakatnamenin hatalı veya eksik düzenlenmesi, başvurunun reddi ya da hak kayıpları gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, işlem tesis etmeden önce Sınai Mülkiyet Kanunu ve Türk Patent ve Marka Kurumu uygulamaları çerçevesinde bir marka vekili veya avukat ile iletişime geçilmesi önemle tavsiye edilir.
MARKA MUVAFAKATNAMESİ
1. MUVAFAKAT VEREN (ÖNCEKİ MARKA SAHİBİ)
Adı / Unvanı: [●]
T.C. Kimlik No / Vergi No: [●]
Adres: [●]
2. MUVAFAKAT ALAN (BAŞVURU SAHİBİ)
Adı / Unvanı: [●]
T.C. Kimlik No / Vergi No: [●]
Adres: [●]
3. MUVAFAKATA KONU MARKA VE BAŞVURU BİLGİLERİ
Başvuru Sahibi Tarafından Yapılan Marka Başvurusu:
Marka Örneği: [●]
Başvuru Numarası (varsa): [●]
Muvafakat Veren Tarafa Ait Önceki Marka / Başvuru:
Marka Örneği: [●]
Başvuru / Tescil Numarası: [●]
Tescil Tarihi: [●]
4. MAL VE HİZMETLER
İşbu muvafakat, aşağıda belirtilen mal ve hizmetler ile sınıflar bakımından verilmiştir:
Sınıf No: [●] – [Açıklama]
Sınıf No: [●] – [Açıklama]
5. AÇIK RIZA BEYANI
Muvafakat veren olarak, yukarıda bilgileri belirtilen marka başvurusunun, tarafımıza ait önceki tarihli marka ile aynı veya benzer olmasına rağmen, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tesciline kayıtsız ve şartsız olarak muvafakat ettiğimizi beyan ederiz.
6. BEYAN VE KABUL
İşbu muvafakatname, Sınai Mülkiyet Kanunu m. 5/3 ve ilgili mevzuat kapsamında verilmiştir.
Verilen muvafakat geri alınamaz.
Muvafakat veren taraf, bu marka başvurusuna benzerlik iddiasıyla itiraz etmeyeceğini kabul eder.
7. VEKALET DURUMU (VARSA)
Bu belge vekil aracılığıyla imzalanmış ise, muvafakat yetkisini içeren noter onaylı vekaletname eklenmiştir.
Tarih: [●]
Muvafakat Veren
Ad / Unvan
İmza
YASAL UYARI VE TELİF HAKKI
Yiğit Legal web sitesinde yer alan işbu makale ve tüm içerikler, yalnızca genel bilgilendirme ve akademik paylaşım amacıyla hazırlanmış olup, hiçbir şekilde hukuki tavsiye, mütalaa veya danışmanlık hizmeti niteliği taşımaz. Site içeriğinin okunması, kullanılması veya site üzerinden iletişime geçilmesi, ziyaretçi ile Yiğit Legal veya Av. Muhammed Ali Yiğit arasında bir avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Hukukun dinamik yapısı gereği mevzuat ve içtihat değişikliklerinden kaynaklanabilecek güncellik sorunlarından veya bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak doğrudan veya dolaylı zararlardan Yiğit Legal sorumlu tutulamaz. İşbu içeriğin tüm fikri mülkiyet hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında Yiğit Legal’e ait olup; kaynak gösterilmek ve link verilmek suretiyle yapılacak kısa alıntılar dışında, yazarın yazılı izni olmaksızın içeriğin tamamının veya bir kısmının kopyalanması, çoğaltılması, değiştirilmesi veya ticari amaçla kullanılması yasaktır; aksi durumlar hukuki ve cezai yaptırımlara tabidir.

