top of page

Meskeniyet Şikayeti Nedir? Haline Münasip Konutun Haczedilemezliği (İİK m.82)

1. MESKENİYET ŞİKAYETİ KAVRAMI VE HUKUKİ NİTELİĞİ

1.1. Kavramsal Tanım

Meskeniyet şikayeti, cebri icra sürecinde haczedilen taşınmazın borçlunun ve ailesinin zorunlu barınma ihtiyacını karşılayan konut olduğu iddiasıyla yapılan ve haczin kaldırılmasını amaçlayan bir icra hukuku şikayet yoludur. Bu başvuru, icra işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasına dayandığından klasik anlamda bir dava değil, kendine özgü bir denetim mekanizmasıdır.


1.2. Hukuki Niteliği

Doktrinde meskeniyet şikayetinin niteliği, “icra işlemini ortadan kaldırmaya yönelik bir şikayet” olarak kabul edilmektedir. Şikayet, maddi hukuka değil, icra işleminin hukuka uygunluğuna yöneliktir. Bu nedenle mahkemenin incelemesi, borcun varlığına değil, haczin kapsamına ilişkindir.


1.3. Sosyal Devlet İlkesi ile İlişkisi

Meskeniyet kurumu, sosyal devlet anlayışının icra hukukundaki yansımasıdır. Devlet, alacaklının alacağını tahsil etmesini sağlarken borçlunun insan onuruna yakışır yaşam koşullarını korumayı da gözetir. Bu nedenle meskeniyet şikayeti, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda sosyal bir koruma mekanizmasıdır.


2. MESKENİYET ŞİKAYETİNİN KANUNİ DAYANAĞI

2.1. İİK m.82 Düzenlemesi

İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesi, haczedilemeyen mal ve hakları düzenler. Bu hükümde sayılan mallar, borçlunun ekonomik varlığını tamamen yitirmesini önlemeye yöneliktir.


2.2. Haline Münasip Evin Korunması

Maddenin 12. bendine göre borçlunun haline münasip evi haczedilemez. Bu hüküm, icra hukukunda konut dokunulmazlığının en önemli dayanağını oluşturur.


2.3. Anayasal Dayanak

Meskeniyet koruması, Anayasa’daki insan onuru, sosyal devlet ve yaşam hakkı ilkeleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle dar yorumlanmaması, ancak kötüye kullanımı da önleyecek şekilde dengeli uygulanması gerekir.


3. HALİNE MÜNASİP KONUT KAVRAMININ AYRINTILI İNCELENMESİ

Haline münasiplik, mutlak değil, göreceli bir ölçüttür. Aynı büyüklükteki bir konut, farklı gelir grupları için farklı sonuç doğurabilir. Bu nedenle değerlendirme somut olayın özelliklerine göre yapılır.


3.2. Değerlendirme Ölçütleri

Haline münasiplik değerlendirmesinde borçlunun ekonomik durumu temel ölçütlerden biridir; bu kapsamda kişinin gelir düzeyi, sahip olduğu malvarlığı ve genel yaşam standardı dikkate alınarak konutun sosyal konumuna uygun olup olmadığı belirlenir. Bunun yanında aile yapısı da belirleyici bir unsurdur; borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı arttıkça konutun büyüklüğüne duyulan ihtiyaç da artacağından münasiplik buna göre değerlendirilir. Taşınmazın bulunduğu yerleşim yeri de önemli bir kriterdir; konutun yer aldığı şehir, semt ve piyasa değeri, aynı nitelikteki bir konutun farklı bölgelerde farklı sonuçlara yol açabilmesi nedeniyle değerlendirmeye doğrudan etki eder. Son olarak konutun fiziksel özellikleri, yani metrekare büyüklüğü, oda sayısı ve lüks nitelik taşıyıp taşımadığı gibi unsurlar birlikte ele alınarak taşınmazın borçlunun haline uygun olup olmadığı konusunda bütüncül bir sonuca varılır.


4. MESKENİYET ŞİKAYETİNİN ŞARTLARI VE UYGULAMA KRİTERLERİ

4.1. Konut Niteliği

Taşınmazın fiilen barınma amacıyla kullanılması gerekir.

4.2. Tek Konut Olması

Borçlunun başka bir konutunun bulunması halinde meskeniyet iddiası sınırlı uygulanır.

4.3. Borcun Kaynağı

Konutun satın alınmasından doğan borçlarda meskeniyet iddiası ileri sürülemez.

4.4. Mülkiyet Şartı

Taşınmazın borçluya ait olması gerekir. Paylı mülkiyette borçlunun payı bakımından değerlendirme yapılır.


5. MESKENİYET ŞİKAYETİNİN USULÜ

5.1. Başvuru Yeri

İcra hukuk mahkemesi görevli ve yetkilidir.

5.2. Süre

Şikayet süresi 7 gün olup hak düşürücüdür.

5.3. İspat

Borçlu, konutun münasip olduğunu somut delillerle ispat etmelidir.

5.4. Bilirkişi İncelemesi

Mahkeme genellikle taşınmazın değeri ve münasiplik için bilirkişi incelemesi yaptırır.


6. FAZLA DEĞERLİ KONUTLARDA UYGULAMA

Konutun değerinin borçlunun sosyal ve ekonomik durumuna göre haline münasip sınırın üzerinde olması halinde, icra hukukunda benimsenen çözüm taşınmazın satışına izin verilmesi ancak satış bedelinden borçluya yeni bir uygun konut edinebileceği tutarın ayrılmasıdır. Bu yöntem, alacaklının alacağını tahsil etme hakkı ile borçlunun barınma ihtiyacının korunması arasında denge kurmayı amaçlayan, menfaatler dengesine dayalı karma bir uygulama olarak kabul edilmektedir.


8. MESKENİYET ŞİKAYETİNİN İSTİSNALARI VE SINIRLARI

Hacizden önce tesis edilmiş bir ipoteğin bulunması, kural olarak meskeniyet korumasının uygulanmasını engelleyebilir; zira borçlu, taşınmaz üzerinde önceden kurulmuş ayni teminat nedeniyle alacaklının öncelik hakkını kabul etmiş sayılır. Bunun yanında borçlunun birden fazla konuta sahip olması halinde meskeniyet koruması yalnızca sosyal ve ekonomik durumuna en uygun olan tek konut bakımından söz konusu olur; diğer taşınmazlar hacze konu edilebilir. Öte yandan taşınmazın tamamen veya ağırlıklı olarak ticari faaliyet yürütmek amacıyla kullanılması durumunda, konutun barınma işlevi ikinci planda kaldığından meskeniyet koruması dar yorumlanır ve somut olayın özelliklerine göre kısmen veya tamamen uygulanmayabilir.


9.SONUÇ

Meskeniyet şikayeti, icra hukukunda borçlunun barınma hakkını güvence altına alan en önemli araçlardan biridir. Kurumun doğru uygulanması, hem alacaklının alacağını elde etmesini hem de borçlunun sosyal varlığını sürdürebilmesini sağlar. Bu nedenle uygulamada somut olayın özelliklerine göre dikkatli bir değerlendirme yapılması ve başvurunun usulüne uygun şekilde hazırlanması büyük önem taşır.

Yiğit Legal © 2026 Tüm hakları saklıdır.

bottom of page