top of page

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Arsa Sahibinin Haciz Riski

1. Giriş

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi; Türkiye'de konut ve ticari gayrimenkul üretiminin en yaygın hukuki modelini oluşturmaktadır. Bu modelde arsa sahibi arsasını tahsis etmekte, müteahhit inşaatı üstlenmekte ve karşılığında her iki taraf belirli bağımsız bölümleri almaktadır. Sözleşmenin görünürdeki basitliğine karşın hukuki yapısı son derece karmaşıktır ve arsa sahibi açısından ciddi riskler barındırmaktadır.

Bu risklerin en kritik ve en az farkında olunan boyutunu; arsa sahibinin müteahhidin borçları nedeniyle haciz tehdidiyle karşılaşması oluşturmaktadır. Müteahhidin kendi alacaklıları tarafından başlatılan icra süreçleri; arsa sahibinin mülkünü, inşaat halindeki yapıyı veya müteahhide vaat edilen henüz tescil edilmemiş bağımsız bölümleri doğrudan etkileyebilmektedir. Bu etki; arsa sahibini hem mülkiyet hakkı hem de sözleşmesel ilişki açısından son derece zorlu bir hukuki konuma sokabilmektedir.

Bu makale; kat karşılığı inşaat sözleşmesinin hukuki yapısını, müteahhidin borçları nedeniyle arsa sahibinin karşılaşabileceği haciz risklerini, bu risklere karşı başvurulabilecek koruyucu mekanizmaları, tapu şerhi ve kat irtifakı gibi güvence araçlarını ve uygulamada sıklıkla karşılaşılan sorunları kapsamlı biçimde ele almaktadır.


2. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Hukuki Yapısı

2.1. Sözleşmenin Temel Niteliği

Kat karşılığı inşaat sözleşmesi; Türk Borçlar Kanunu kapsamında karma nitelikli bir sözleşme olarak değerlendirilmektedir. Bu sözleşme; arsa sahibinin arsasını devretmeyi ya da inşaat için tahsis etmeyi taahhüt etmesi ile müteahhidin bu arsa üzerine bina inşa ederek belirli bağımsız bölümleri arsa sahibine teslim etmeyi üstlenmesi karşılığında, kalan bağımsız bölümleri kendi adına edinmesini kapsayan karma bir hukuki ilişkiyi barındırmaktadır.

Sözleşmenin hukuki niteliğini belirleyen en kritik unsur; müteahhide vaat edilen bağımsız bölümlerin tapuya tescil edilene kadar yalnızca kişisel hak niteliği taşımasıdır. Bu temel özellik; hem müteahhidin hem de arsa sahibinin maruz kaldığı haciz risklerinin kaynağını ve sınırlarını doğrudan belirlemektedir.


2.2. Tapu Devri ve Tescil Sorunu

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin müteahhide verdiği taahhüt; genellikle inşaatın tamamlanmasının ardından belirli bağımsız bölümlerin tapusunu devretmek şeklinde somutlaşmaktadır. Bu devir; iki farklı biçimde gerçekleşebilmektedir.

Peşin tapu devri modelinde arsa sahibi; inşaatın başlangıcında veya erken bir aşamasında müteahhidin payına düşecek bağımsız bölümlerin arsa payını müteahhide devreder. Bu model; müteahhide güçlü bir güvence sağlarken arsa sahibini ciddi bir haciz riskine açık hâle getirmektedir. Zira tapusu müteahhide geçmiş olan arsa payları; müteahhidin alacaklıları tarafından derhal haczedilebilir konuma gelmektedir.

Tamamlanmaya bağlı tapu devri modelinde ise arsa sahibi; tapuyu yalnızca inşaatın tamamlanmasının ardından devretmeyi taahhüt eder. Bu model; arsa sahibi açısından daha güvenli görünmekle birlikte müteahhidin iflası veya finansman güçlüğüne düşmesi hâlinde projenin yarım kalması riskini beraberinde getirmektedir.


2.3. Kat İrtifakının Hukuki Önemi

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde kat irtifakı; inşaatın tamamlanmasından önce tescil edilen ve bağımsız bölümleri arsa paylarına bağlayan bir haktır. Kat irtifakının kurulması; hem arsa sahibi hem de müteahhit açısından belirleyici hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Kat irtifakı tescilinin ardından her bağımsız bölüm; belirli bir arsa payına tahsis edilmekte ve bu arsa payının haczi, söz konusu bağımsız bölümü de kapsayacak biçimde sonuç doğurmaktadır.


3. Arsa Sahibinin Karşılaştığı Temel Haciz Riskleri

3.1. Peşin Tapu Devri Sonrası Müteahhidin Alacaklılarının Haczi

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin en büyük haciz riskiyle karşılaştığı senaryo; peşin tapu devrinin yapılması hâlinde müteahhidin alacaklılarının devredilen arsa payları veya kat irtifakı üzerinde haciz uygulamasıdır.

Bu senaryonun işleyişi şu şekilde gerçekleşmektedir: arsa sahibi müteahhide belirli bağımsız bölümlerin arsa payını devreder; müteahhit bu payların maliki konumuna gelir; müteahhidin borçları nedeniyle alacaklıları bu paylar üzerine haciz koyar; hacizli paylar icra yoluyla satışa çıkarılır. Bu zincirleme sürecin sonunda; arsa sahibi arsasının bir bölümünü müteahhidin alacaklısına karşı kaybedebilecek konuma düşmektedir.

Bu riskin en tehlikeli boyutu şudur: arsa sahibi, müteahhidin finansal durumu hakkında yeterli bilgiye sahip olmayabilmekte ya da müteahhidin mali sorunlarını tapu devri yapılmadan önce öğrenememektedir. Bu durum; inşaat sürecinde ortaya çıkan mali krizlerin arsa sahiplerini beklenmedik bir anda ağır sonuçlarla karşı karşıya bırakmasına zemin hazırlamaktadır.


3.2. Müteahhide Vaat Edilen Bölümlere Yönelik İhtiyati Haciz


Tapu devri gerçekleşmeden önce dahi müteahhidin alacaklıları; belirli hukuki yollarla müteahhidin sözleşmeden doğan haklarını haczetmeye çalışabilmektedir. Bu bağlamda şahsi hak haczinin önemi büyüktür. Müteahhidin arsa sahibinden talep etme hakkına sahip olduğu bağımsız bölümler; tapu tescilinden önce kişisel bir hak niteliği taşıdığından doğrudan taşınmaz hacziyle değil, ancak belirli dolaylı yollarla haczedilebilmektedir. Bununla birlikte uygulamada icra müdürlükleri bu yolların sınırlarını zorlayan taleplerle karşılaşabilmektedir.

Alacaklıların başvurduğu bir diğer yol ise arsa üzerine ihtiyati haciz konulmasıdır. Alacaklı; müteahhidin arsa sahibiyle akdettiği sözleşmeye dayanarak doğrudan arsa üzerine ihtiyati haciz talep edebilmektedir. Bu talep; sözleşmenin tapuya şerh edilip edilmediğine ve alacaklının alacağının hukuki dayanağına göre farklı sonuçlar doğurmaktadır.


3.3. Müteahhidin İflası Hâlinde Arsa Sahibinin Durumu

Müteahhidin iflasa gitmesi; kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibi açısından en ağır senaryoyu oluşturmaktadır. İflas hâlinde birkaç kritik mesele gündeme gelmektedir.

İnşaatın tamamlanması sorunu bu meselelerin en başında yer almaktadır. Müteahhidin iflas etmesi hâlinde iflâs masası; sözleşmeyi sürdürüp sürdürmeme konusunda karar verme yetkisine sahip olmaktadır. Sözleşmenin feshi hâlinde arsa sahibi; hem tamamlanmamış bir inşaatla hem de müteahhidin iflas masasına karşı alacaklı sıfatıyla ileri sürmesi gereken tazminat talebiyle baş başa kalabilmektedir.

Peşin devredilen arsa paylarının akıbeti de kritik bir meseledir. Müteahhide peşin olarak devredilmiş olan arsa payları; iflâs masasının aktifine dahil olmaktadır. Bu paylar üzerindeki hacizler; iflas sürecindeki öncelik sırasına tabi olmaktadır. Arsa sahibinin bu paylar üzerindeki herhangi bir şahsi hakkı; ancak tapuya önceden şerh edilmişse iflâs masasına karşı ileri sürülebilmektedir.

Sözleşmenin iptali riski de göz ardı edilemez. Arsa sahibinin sözleşmeden dönme hakkı; teorik olarak mevcut olmakla birlikte peşin devredilen tapu paylarının iade alınması; iflâs sürecinin getirdiği öncelik kuralları nedeniyle pratikte son derece güç bir hâle gelebilmektedir.


3.4. Kat İrtifakı Kurulumunun Yarattığı Riskler

Kat irtifakı kurulması; arsa sahibine belirli avantajlar sağlarken yeni riskler de beraberinde getirmektedir. Kat irtifakı tescilinin ardından her bağımsız bölüm; belirli bir arsa payına tahsis edilmektedir. Bu durumda müteahhidin payına düşen bağımsız bölümlere karşılık gelen arsa payları; müteahhidin alacaklıları tarafından doğrudan ve kolaylıkla haczedilebilir hâle gelmektedir. Zira bu paylar artık tapuda kayıtlı ve sicilden takip edilebilir bir varlık niteliği kazanmıştır.


4. Arsa Sahibini Koruyan Hukuki Mekanizmalar

4.1. Tapu Şerhi: Şahsi Hakkın Güçlendirilmesi

Arsa sahibinin müteahhide karşı ve müteahhidin arsa sahibine karşı olan haklarının tapuya şerh ettirilmesi; her iki taraf açısından da kritik bir koruma işlevi görmektedir. Tapu şerhi; şahsi hakkı üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir kılmakta ve bu hakların tapuya tescilden önce doğabilecek üçüncü kişi haklarına karşı korunmasını sağlamaktadır.

Arsa sahibi açısından tapu şerhi; özellikle şu iki koruma işlevini yerine getirmektedir: arsa sahibinin sözleşmeden doğan haklarının ve arsa üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlamalarının tapuya şerh edilmesi; müteahhidin alacaklılarının şerhten sonra yapacakları haciz işlemlerini sınırlandırabilmektedir. Bunun yanı sıra müteahhide vaat edilen bağımsız bölümlerin şerhi; bu bölümlere yönelik üçüncü kişi taleplerinin önüne geçme işlevi görmektedir.


4.2. Sözleşmede Güvence Hükümleri

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kaleme alınması aşamasında arsa sahibinin lehine düzenlenebilecek güvence hükümleri şunlardır:

-  Tapu devir zamanlamasının kısıtlanması: Müteahhide yapılacak tapu devirlerinin belirli inşaat aşamalarının tamamlanmasına ve arsa sahibinin yazılı onayına bağlanması.

-  İpotek ve haciz yasağı: Müteahhidin, arsa sahibinin yazılı onayı olmaksızın kendisine devredilen arsa payları üzerine ipotek tesis etmesini veya bu payları devretmesini yasaklayan hüküm.

-  Finansal yükümlülük bildirimi: Müteahhidin, üstlendiği mali yükümlülükleri ve kredi ilişkilerini arsa sahibine belirli aralıklarla bildirme yükümlülüğü.

-  Sözleşmeden dönme hakkının güçlendirilmesi: Müteahhidin finansal zorluğa düşmesi hâlinde arsa sahibinin sözleşmeden dönebilmesine ve peşin devredilen payları geri alabilmesine ilişkin açık hüküm.

-  Teminat mekanizmaları: Müteahhidin inşaatı tamamlama yükümlülüğünü güvence altına almak amacıyla banka teminat mektubu, depozito veya üçüncü kişi kefaleti.


4.3. Kat İrtifakının Stratejik Kullanımı

Kat irtifakı; doğru zamanlama ve stratejik kullanımla arsa sahibine güçlü bir koruma aracına dönüşebilmektedir. Kat irtifakının kurulmasından önce arsa sahibinin ve müteahhidin hangi bağımsız bölümleri alacağının kesin biçimde belirlenmesi; ilerleyen süreçte ortaya çıkabilecek çatışmaları büyük ölçüde önlemektedir. Aynı zamanda arsa sahibinin kendi payına düşen bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere karşı net biçimde belirlenmesi; bu bölümlere yönelik gereksiz haciz girişimlerinin önünü kapamaktadır.


4.4. Müteahhidin Mali Durumunun Takibi

Arsa sahibinin kendisini koruma altına alabilmesinin en pratik yollarından biri; müteahhidin mali durumunu süreç boyunca aktif biçimde izlemektir. Bu izleme faaliyeti kapsamında yapılması gerekenler şunlardır: ticaret sicili ve iflâs ilan kayıtlarının düzenli aralıklarla sorgulanması, müteahhidin tapu sicilindeki işlemlerinin takip edilmesi, inşaatta kullanılan finansman kaynaklarının ve kredi ilişkilerinin izlenmesi ve müteahhidin alt yüklenicileriyle malzeme tedarikçilerine olan borçlarına dair somut göstergelerin gözlemlenmesi.


5. Üçüncü Kişi Alıcılarla İlişki ve Ek Riskler

5.1. Müteahhidin Arsa Sahibinin Payına Yönelik Satışları

Uygulamada zaman zaman müteahhitlerin; arsa sahibine tahsis edilmesi gereken bağımsız bölümleri de dahil olmak üzere projedeki tüm bölümleri üçüncü kişilere sattığı görülmektedir. Bu durum; hem arsa sahibinin hem de üçüncü kişi alıcıların haklarının çatışmasına yol açmaktadır.

Tapu tescili bu çatışmada belirleyici bir işlev üstlenmektedir. Arsa sahibinin payına düşen bağımsız bölümler tapuya tescil edilmemiş ve müteahhit bu bölümleri de dahil ederek bir üçüncü kişiyle satış sözleşmesi akdetmişse; tapuya tescil eden ilk taraf hukuki korumadan yararlanmaktadır. Bu nedenle arsa sahibinin kendi payına düşen bağımsız bölümleri mümkün olan en erken aşamada tapuya tescil ettirmesi büyük önem taşımaktadır.


5.2. Alt Yüklenicilerin ve Tedarikçilerin Haciz Talepleri

Müteahhidin alt yüklenicilere ve malzeme tedarikçilerine olan borçları nedeniyle bu kişilerin inşaat sahasına veya projeyle bağlantılı varlıklara yönelik haciz girişimleri; arsa sahibini de etkileyen önemli bir risk kaynağı oluşturmaktadır. Alt yükleniciler; müteahhit tarafından ödeme yapılmaması hâlinde inşaatı durdurabileceği gibi proje üzerinde hukuki çözüm yollarına da başvurabilmektedir. Bu gelişmeler; hem inşaatın tamamlanma sürecini hem de arsa sahibinin mülkiyet haklarını doğrudan tehdit edebilmektedir.


5.3. Banka Finansmanı ve İpotek Riski

Müteahhitler çoğunlukla inşaat projesini finanse etmek amacıyla bankalardan kredi kullanmaktadır. Bu kredi ilişkisinde bankanın teminat olarak talep ettiği ipotek; müteahhide devredilmiş olan arsa payları üzerine tesis edilmektedir. Banka ipoteğinin müteahhide ait arsa paylarını kapsıyor olması; müteahhidin banka borcunu ödeyemediği hâlde bu payların banka tarafından paraya çevrilmesi riskini doğurmaktadır.

Bazı durumlarda bankalar; arsa sahibinin kendi payına düşmesi gereken bağımsız bölümleri de ipotek kapsamına dahil etmeye çalışabilmektedir. Bu talebe karşı arsa sahibinin son derece dikkatli olması ve böyle bir ipoteğe onay vermemesi büyük önem taşımaktadır.


6. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

6.1. Sözleşmenin Noterde Düzenlenmemesi

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin büyük bölümünün noterde düzenlenmek yerine adi yazılı sözleşme olarak akdedildiği ya da sözleşmenin tapuya şerh ettirilmediği görülmektedir. Bu durum; arsa sahibinin müteahhidin alacaklılarına ve iflâs masasına karşı hukuki konumunu önemli ölçüde zayıflatmaktadır. Tapuya şerh edilmemiş bir kişisel hak; üçüncü kişilere karşı ileri sürülememekte ve bu kişilerin tapu siciline dayanarak yaptıkları işlemlere karşı etkin bir koruma sağlayamamaktadır.


6.2. Sözleşmenin Belirsizliği

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerindeki belirsiz hükümler; hem tapu paylaşımı hem de haciz riskinin dağılımı konusunda ciddi hukuki sorunlara zemin hazırlamaktadır. Hangi bağımsız bölümlerin arsa sahibine, hangilerinin müteahhide ait olacağının net biçimde belirlenmemesi; aynı bağımsız bölüm üzerinde çakışan haklar ve buna bağlı haciz uyuşmazlıklarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.


6.3. Müteahhidin Değişmesi

İnşaat sürecinde müteahhidin değişmesi —devir, birleşme veya iflas— arsa sahibi açısından hukuki belirsizliğin artmasına ve yeni risklerle karşılaşılmasına yol açabilmektedir. Yeni müteahhidin eski müteahhidin borçlarından sorumlu olup olmadığı ve orijinal sözleşmenin geçerliliğini koruyup korumadığı; pratik açıdan son derece kritik sorulardır. Bu soruların yanıtı; sözleşmenin içeriğine, devrin hukuki biçimine ve yeni müteahhidin üstlendiği yükümlülüklere göre şekillenmektedir.


7. Yargıtay İçtihadı ve Uygulama Eğilimleri

7.1. Peşin Tapu Devrine İlişkin İçtihat

Yargıtay; peşin tapu devrinin yapılması hâlinde müteahhide devredilen arsa paylarının müteahhidin alacaklıları tarafından haczedilebileceğini tutarlı biçimde kabul etmektedir. Bu içtihat; arsa sahibi için peşin tapu devrinin barındırdığı somut riski en açık biçimde ortaya koyan hukuki dayanak niteliğindedir.

Arsa sahibinin bu hacze karşı tapu şerhine veya sözleşmeden doğan hakka dayanan itirazı; yalnızca söz konusu hakkın tapuya önceden tescil edilmiş ya da şerh düşülmüş olması hâlinde etkili olmaktadır. Bu nedenle şerhin zamanlaması; arsa sahibinin hukuki korunması bakımından hayati önem taşımaktadır.


7.2. İflâs Sürecinde Arsa Sahibinin Haklarına İlişkin İçtihat

Müteahhidin iflâsı hâlinde arsa sahibinin haklarını korumaya ilişkin Yargıtay içtihadı; özellikle sözleşmenin tapuya şerh edilip edilmemesine göre farklılaşmaktadır. Şerh mevcut ise arsa sahibi; iflâs masasına karşı şahsi hakkını daha güçlü biçimde ileri sürebilmektedir. Şerh mevcut değilse arsa sahibinin genel iflâs alacaklısı sıfatıyla diğerleriyle eşit düzeyde yer alması gündeme gelmektedir. Bu ayrım; Yargıtay'ın şerhin önemine verdiği belirleyici ağırlığı açıkça yansıtmaktadır.


8. Koruyucu Strateji

8.1. Sözleşme Öncesi Aşama

Arsa sahibinin kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzalamadan önce atması gereken kritik adımlar şunlardır:

-  Müteahhitin finansal ve hukuki durum tespiti: Müteahhidin mali tabloları, vergi borçları, icraya konu dosyaları ve tapu sicilindeki işlemleri incelenmelidir.

-  Referans projelerin araştırılması: Müteahhidin daha önce tamamladığı projelerin incelenmesi; taahhütlerini yerine getirip getirmediği ve finansal güvenilirliği hakkında kritik bilgiler sunmaktadır.

-  Hukuki danışmanlık: Sözleşme müzakeresi ve hazırlık aşamasında deneyimli bir gayrimenkul avukatından destek alınması büyük önem taşımaktadır.


8.2. Sözleşme Aşaması

Sözleşmenin akdedilmesi aşamasında alınması gereken başlıca önlemler şunlardır:

-  Tapu devirlerinin kısıtlanması: Müteahhide yapılacak tapu devirlerinin belirli inşaat milestonelarına bağlanması ve peşin toplu devir yerine aşamalı devir planının benimsenmesi.

-  Sözleşmenin tapuya şerhi: Arsa sahibinin sözleşmeden doğan haklarının ve tasarruf kısıtlamalarının derhal tapu siciline şerh ettirilmesi.

-  Banka teminat mektubu alınması: İnşaatın tamamlanmaması hâlini güvence altına alan banka teminat mektubunun sözleşmenin imzalanmasıyla eş zamanlı olarak alınması.

-  Güçlü sözleşmeden dönme hükmü: Müteahhidin finansal sorunlara düşmesi, icraya konu olması veya iflâs başvurusunda bulunması hâlinde arsa sahibinin sözleşmeden dönme ve devrilen payları geri alma hakkının sözleşmede açıkça güvence altına alınması.


8.3. İnşaat Süreci

İnşaat süresince arsa sahibinin aktif biçimde yürütmesi gereken faaliyetler şunlardır:

-  Aylık tapu sicili sorgulaması: Müteahhide devredilen paylar üzerinde herhangi bir haciz, ipotek veya şerh işlemi gerçekleşip gerçekleşmediğinin düzenli olarak takip edilmesi.

-  İcra dosyası araştırması: Müteahhit aleyhine açılmış icra takiplerinin periyodik olarak sorgulanması.

-  Hakediş ödemelerinin denetimi: Müteahhidin alt yüklenicilere ve malzeme tedarikçilerine düzenli ödeme yapıp yapmadığının kontrol edilmesi; ödeme aksaklıkları, gelecekteki haciz riskinin en erken habercisi niteliğindedir.

-  Kendi payına düşen bağımsız bölümlerin erken tescili: Arsa sahibine ait bağımsız bölümlerin mümkün olan en erken aşamada tapuya tescil ettirilmesi; bu bölümlerin üçüncü kişilerin olası taleplerinden korunması açısından vazgeçilmez bir güvencedir.


9. Sonuç

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibinin haciz riski; sözleşmenin imzalanmasıyla başlayan ve inşaatın tamamlanmasına kadar kesintisiz devam eden yapısal bir tehdit olarak değerlendirilmelidir. Müteahhidin borçları nedeniyle peşin devredilen arsa paylarının hacze konu olması, kat irtifakı kurulmasının ardından bağımsız bölümlere yönelik alacaklı talepleri ve müteahhidin iflası hâlinde ortaya çıkan karmaşık hukuki tablo; arsa sahiplerinin bu süreçte son derece dikkatli ve proaktif bir tutum benimsemesini zorunlu kılmaktadır.

Bu risklere karşı en etkili korunma yolu; sözleşme öncesinde kapsamlı bir durum tespiti yapmak, sözleşme metnini hukuki danışmanlık desteğiyle güvence hükümleri içerecek biçimde hazırlamak, şerh işlemlerini derhal gerçekleştirmek ve inşaat süresince müteahhidin finansal durumunu aktif biçimde izlemektir.

Pasif bir tutum; arsa sahibini hem mülkiyet hakkı hem de sözleşmeden doğan alacaklar bakımından telafisi son derece güç kayıplarla karşı karşıya bırakabilmektedir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi; doğru kurgulandığında her iki taraf için de son derece verimli bir yapıyı temsil etmektedir. Bununla birlikte bu modelden gerçek anlamda yararlanabilmek için arsa sahibinin hukuki pozisyonunun sözleşmenin başından itibaren güçlü biçimde oluşturulması gerekmektedir.


Sık Sorulan Sorular (SSS)

1. Müteahhide peşin tapu vermek zorunda mıyım?

Hayır, zorunlu değildir. Peşin tapu devri; sözleşme müzakeresi sürecinde taraflar arasında kararlaştırılan bir tercihten ibarettir. Aşamalı tapu devri modeli; arsa sahibinin lehine daha güvenli bir alternatif sunmaktadır. Peşin devri kaçınılmaz gören güçlü bir müteahhit karşısında dahi banka teminat mektubu ve güçlü sözleşme güvenceleriyle risk önemli ölçüde azaltılabilmektedir.


2. Müteahhide devrettiğim arsa payına haciz konulursa ne yapabilirim?

Bu durumda başvurulabilecek yollar; sözleşme hükümleri ve tapu sicilindeki şerh durumuna göre farklılaşmaktadır. Sözleşmede hacizi yasaklayan hüküm mevcutsa ve bu hüküm tapuya şerh edilmişse; şerhin etkisi kapsamında icra mahkemesine şikâyet yoluyla itiraz edilebilmektedir. Böyle bir güvence mevcut değilse alacaklının haciz hakkını sınırlandırmak son derece güçleşmektedir. Bu nedenle sözleşme aşamasındaki önleyici tedbirler; sonradan başvurulacak hukuki yollardan çok daha etkili ve az maliyetlidir.


3. Sözleşmemi tapuya şerh ettirmek ne kadar sürer ve maliyeti nedir?

Tapu şerhi; tapu müdürlüğüne yapılan başvuruyla genellikle birkaç gün içinde gerçekleştirilmektedir. Maliyet; tapu harcı olup işlemin bedeliyle orantılı biçimde belirlenmektedir. Bu maliyet; sağladığı hukuki güvence düzeyiyle kıyaslandığında son derece düşük kalmaktadır. Şerhin inşaat başlamadan önce ve kesinlikle müteahhide herhangi bir tapu devri yapılmadan önce tesis edilmesi büyük önem taşımaktadır.


4. Müteahhidin iflâs ettiğini öğrendiğimde ne yapmalıyım?

İlk adım olarak derhal bir iflas ve gayrimenkul hukuku avukatına başvurulmalıdır. Ardından iflâs idaresine alacaklı kaydı yaptırılmalı; sözleşmeden doğan haklar ve talep tutarları açıkça bildirilmelidir. Tapu sicilindeki mevcut durum incelenmeli ve arsa sahibinin payına düşen bağımsız bölümlerin henüz üçüncü kişilere devredilmemiş olması hâlinde bu bölümlerin tescili için derhal işlem başlatılmalıdır. Zamanında hareket etmek; bu süreçte alacağın korunması açısından belirleyici öneme sahiptir.


5. Sözleşmede haciz yasağı hükmü koymak yeterli midir?

Tek başına yeterli değildir. Sözleşmedeki haciz yasağı hükmü; yalnızca taraflar arasında bağlayıcı olmakta ve tapu siciline şerh edilmedikçe üçüncü kişilere —alacaklılar, iflâs masası— karşı ileri sürülememektedir. Bu nedenle sözleşmedeki güvence hükümlerinin mutlaka tapuya şerh ettirilmesi gerekmektedir. Şerh; hükmü taraflar arası bir taahhütten çıkarıp herkese karşı ileri sürülebilir bir ayni niteliğe kavuşturmaktadır.


6. Müteahhit benim payıma düşen bağımsız bölümü üçüncü kişiye satarsa ne olur?

Bu durumda tapu tescilinin sırası belirleyici olmaktadır. Üçüncü kişi iyiniyetle hareket ederek tapuya tescil yaptırmışsa arsa sahibi bu kişiye karşı mülkiyet hakkını ileri süremeyebilir; ancak müteahhide karşı tazminat davası açma hakkı saklıdır. Bu riski önlemenin en kesin yolu; kendi payına düşen bağımsız bölümleri mümkün olan en erken aşamada tapuya tescil ettirmek ya da en azından tapuya şerh koydurarak üçüncü kişilerin iyiniyetini ortadan kaldırmaktır.


7. Alt yükleniciler arsamı haczettirebilir mi?

Doğrudan arsa üzerine haciz; kural olarak mümkün değildir. Alt yüklenicilerin alacakları; müteahhide yöneliktir ve bu alacaklar için müteahhidin varlıklarına — müteahhide ait arsa payları dahil — haciz uygulanabilmektedir. Müteahhide henüz devredilmemiş olan arsa sahibine ait paylar ise doğrudan alt yüklenici hacizlerinden korunmaktadır. Bununla birlikte müteahhidin ödeme yapmaması nedeniyle inşaatın durması; arsa sahibini dolaylı yoldan ciddi biçimde etkileyebilmektedir.


8. Kat irtifakı kurulduktan sonra müteahhidin payı haczedilirse ne olur?

Kat irtifakı kurulması ve müteahhidin payına düşen arsa paylarının tapuda tescil edilmesiyle birlikte bu paylar; müteahhidin alacaklıları tarafından doğrudan haczedilebilir hâle gelir. Hacizli paylar icra yoluyla satışa çıkarılabilir. Bu gelişme; projeyi devralan yeni bir müteahhit veya alıcının varlığına bağlı olarak inşaatın farklı yönlerde seyretmesine yol açabilmektedir. Arsa sahibi bu süreçte inşaatın tamamlanmasını talep etme hakkını büyük ölçüde yitirmektedir.


9. Müteahhit icra takibine uğruyorsa sözleşmeden dönebilir miyim?

Bu hak; sözleşmede açıkça düzenlenip düzenlenmediğine ve Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre değerlendirileceği somut koşullara bağlıdır. TBK'nın 98. maddesi; borcunu ifa edemeyeceği anlaşılan müteahhitten uygun bir güvence talep etme ve bu güvencenin verilmemesi hâlinde sözleşmeden dönme hakkını tanımaktadır. Bununla birlikte sözleşmeden dönme ve devreden payların iadesi; özellikle üçüncü kişiler devredilen paylar üzerinde hak kazanmışsa son derece güç bir hâle gelebilmektedir.


10. Bu risklerden korunmak için en kritik tek adım nedir?

Sözleşmenin tapuya şerh ettirilmesi; arsa sahibinin alabileceği en kritik tek koruyucu adım olarak öne çıkmaktadır. Şerh; arsa sahibinin sözleşmeden doğan haklarını üçüncü kişilere karşı güvence altına almakta ve müteahhidin alacaklılarının, iflâs masasının ile olası alıcıların bu haklara yönelik girişimlerine karşı etkin bir bariyer oluşturmaktadır. Diğer tüm güvence mekanizmaları önemli olmakla birlikte; tapu şerhi olmaksızın bu mekanizmaların büyük bölümünün üçüncü kişilere karşı etkisi son derece sınırlı kalmaktadır.

bottom of page