top of page
< Back

CMK Madde 253 - Uzlaştırmaya Bağlı Suçlar

CMK 253 kapsamında uzlaşmaya tabi suçlar nelerdir? Uzlaştırma süreci nasıl işler, hangi suçlar uzlaşma kapsamı dışında kalır ve uzlaşmanın hukuki sonuçları nelerdir? 2026 güncel hukuk rehberi.

1. Giriş

Ceza muhakemesi hukukunda son yıllarda önem kazanan kurumların başında uzlaştırma gelmektedir. Modern ceza adalet sistemleri yalnızca cezalandırmaya dayalı bir yaklaşım yerine mağdurun zararının giderilmesini ve failin topluma yeniden kazandırılmasını amaçlayan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini de içermektedir. Bu kapsamda uzlaştırma, ceza muhakemesi hukukunun restoratif adalet anlayışına yaklaşmasını sağlayan önemli bir kurum olarak kabul edilmektedir.

Uzlaştırma kurumu, fail ile mağdurun tarafsız bir uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek suçtan doğan uyuşmazlığı yargılama sürecine gerek kalmadan çözmelerine imkân tanımaktadır. Taraflar uzlaşma iradelerini ortaya koyduklarında, ceza yargılaması süreci sona erebilmekte ve taraflar arasında doğan uyuşmazlık karşılıklı anlaşma ile çözülebilmektedir.

Türk hukukunda uzlaştırma kurumu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve 254. maddelerindedüzenlenmiştir. Kurum özellikle 6763 sayılı Kanun ile 2016 yılında yapılan değişiklikler sonucunda kapsam bakımından genişletilmiş ve uygulamada daha etkin bir hale getirilmiştir.

Uzlaştırmanın temel amacı, suç nedeniyle bozulan toplumsal barışın yeniden tesis edilmesidir. Bu yönüyle uzlaştırma yalnızca mağdur ile fail arasındaki bireysel uyuşmazlığı çözmeyi değil, aynı zamanda suç nedeniyle zarar gören toplumsal düzenin onarılmasını da hedeflemektedir.

Bu çalışmada uzlaştırmaya tabi suçlar sistematik biçimde incelenecek, CMK m.253 kapsamındaki suçlar ile özel kanunlarda düzenlenen uzlaştırma hükümleri ele alınacak ve konu Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları ışığında değerlendirilecektir.

2. Hukuki Çerçeve ve Yasal Dayanak

2.1 CMK Madde 253’ün Tarihsel Gelişimi

Uzlaştırma kurumu Türk hukukuna ilk kez 2005 yılında yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile girmiştir. Ancak ilk düzenleme döneminde uzlaştırma oldukça dar bir uygulama alanına sahipti.

Daha sonra 5728 sayılı Kanun (2008) ve özellikle 6763 sayılı Kanun (2016) ile yapılan değişiklikler sonucunda uzlaştırma kapsamındaki suçlar genişletilmiş ve uygulama süreci daha sistematik hale getirilmiştir.

6763 sayılı Kanun ile birlikte özellikle aşağıdaki suçların uzlaştırma kapsamına alınması uygulamada önemli bir dönüşüm yaratmıştır:

  • basit hırsızlık

  • dolandırıcılık

  • iş ve çalışma hürriyetinin ihlali

Bu değişiklikler sayesinde uzlaştırma kurumu ceza muhakemesi hukukunda çok daha etkin bir çözüm mekanizması haline gelmiştir.


2.2 Uzlaştırmanın Anayasal Boyutu

Uzlaştırma kurumunun anayasal temeli, Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen kişi dokunulmazlığı hakkı ve 36. maddede düzenlenen adil yargılanma hakkı ile ilişkilidir.

Anayasa Mahkemesi kararlarında uzlaştırma kurumunun ceza adalet sisteminin bir parçası olduğu ve mağdurun zararının giderilmesi ile failin topluma yeniden kazandırılması amacını taşıdığı açıkça ifade edilmektedir.

Bu yönüyle uzlaştırma kurumu restoratif adalet anlayışının Türk ceza hukukundaki önemli bir yansımasıdır.


2.3 Uzlaştırma ile Arabuluculuk Arasındaki Fark

Uzlaştırma ile arabuluculuk çoğu zaman karıştırılan iki farklı kurumdur.

Arabuluculuk, özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında düzenlenen bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Buna karşılık uzlaştırma, ceza muhakemesi hukukuna özgü bir kurumdur ve Cumhuriyet savcısının denetimi altında yürütülmektedir. Uzlaştırma süreci savcılık veya mahkeme gözetiminde yürütülmekte ve uzlaşmanın hukuki sonuç doğurabilmesi için resmi makamların onayı gerekmektedir.


3. Uzlaşmaya Tabi Suçlar

3.1 Genel Kural: Şikâyete Bağlı Suçlar

CMK m.253/1-a hükmüne göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçlar kural olarak uzlaştırma kapsamına girmektedir. Bu kapsamda hem Türk Ceza Kanunu’nda hem de özel ceza kanunlarında düzenlenen şikâyete tabi suçlar uzlaştırma kapsamına dâhil edilmektedir. Bununla birlikte kanun koyucu bazı suçları bu genel kuralın dışında bırakmıştır. Nitekim şikâyete bağlı olsa dahi cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile ısrarlı takip suçu (TCK m.123/A)uzlaştırma kapsamı dışında tutulmuştur. Bu suçlar bakımından uzlaştırma prosedürünün uygulanması mümkün değildir.


3.2 Şikâyete Bağlı Olmasa da Uzlaşmaya Tabi Suçlar

CMK m.253 bazı suçların şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırma kapsamında olduğunu düzenlemiştir.

Bu suçlar şunlardır:

  • kasten yaralama

  • taksirle yaralama

  • tehdit

  • konut dokunulmazlığının ihlali

  • hakaret

  • iş ve çalışma hürriyetinin ihlali

  • basit hırsızlık

  • dolandırıcılık

  • hakkı olmayan yere tecavüz

  • ticari sır veya bankacılık sırrının açıklanması

Yargıtay uygulamasında bu suçlar bakımından uzlaştırma prosedürünün uygulanması zorunlu kabul edilmektedir.


3.3 Özel Kanunlarda Uzlaşmaya Tabi Suçlar

CMK m.253/2 hükmüne göre özel kanunlarda açıkça düzenlenmesi şartıyla bazı suçlar da uzlaştırma kapsamına girebilmektedir.

Bu kapsamda uzlaştırma uygulanabilen bazı önemli kanunlar şunlardır:

  • Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu

  • Sınai Mülkiyet Kanunu

  • Çek Kanunu

  • Kooperatifler Kanunu

Bu suçların uzlaştırma kapsamında sayılabilmesi için ilgili kanunda açık bir düzenleme bulunması gerekmektedir.


3.4 Suça Sürüklenen Çocuklar Bakımından Uzlaştırma

Ceza muhakemesi hukukunda çocuklar bakımından uzlaştırma kapsamı daha geniş tutulmuştur.

CMK m.253/1-c hükmüne göre mağdurun gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olması şartıyla üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis cezasını gerektiren suçlar çocuklar açısından uzlaştırma kapsamına girebilmektedir.

Bu düzenlemenin amacı çocukların mümkün olduğunca ceza yargılaması sürecinden uzak tutulması ve topluma yeniden kazandırılmasıdır.


4. Uzlaşma Kapsamı Dışında Kalan Suçlar

Ceza Muhakemesi Kanunu bazı suçları açıkça uzlaştırma kapsamı dışında bırakmıştır. Kanun koyucu, bu suçların niteliği, mağdur üzerindeki etkileri ve kamu düzeni bakımından taşıdığı önem nedeniyle uzlaştırma yoluyla çözülmesini uygun görmemiştir. Bu kapsamda öncelikle cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar uzlaştırma dışında tutulmuştur. Cinsel saldırı, cinsel taciz ve benzeri suçlar şikâyete bağlı olsa dahi uzlaştırma hükümlerine tabi değildir. Bunun temel nedeni, bu suçların mağdur üzerinde yarattığı ağır psikolojik ve sosyal etkiler ile mağdurun korunması gerekliliğidir. Kanun koyucu, bu tür suçların fail ile mağdur arasında yapılacak bir anlaşma ile sona erdirilmesinin ceza adaletinin amaçlarıyla bağdaşmayacağını kabul etmiştir.Uzlaştırma kapsamı dışında bırakılan bir diğer suç ise ısrarlı takip suçudur (TCK m.123/A). Özellikle son yıllarda kişilerin huzur ve güvenliğini ciddi biçimde tehdit eden bu suç türü, mağdur üzerinde sürekli bir baskı ve korku yaratabilmektedir. Bu nedenle kanun koyucu, ısrarlı takip suçunun uzlaştırma yoluyla çözülmesini uygun görmemiş ve bu suçun ceza yargılaması yoluyla değerlendirilmesini tercih etmiştir.Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarının mağdur olduğu suçlar da kural olarak uzlaştırma kapsamı dışında tutulmuştur. Çünkü bu tür suçlarda zarar gören yalnızca bireysel bir kişi değil, aynı zamanda kamu düzeni ve kamu otoritesidir. Devletin veya kamu kurumlarının mağdur olduğu suçların uzlaştırma yoluyla çözümlenmesi, kamu yararı ile bağdaşmayabileceğinden kanun koyucu bu suçlar bakımından uzlaştırma yolunu kapatmıştır.Bunun yanında uzlaştırma kapsamındaki bir suçun, uzlaştırma kapsamı dışında kalan başka bir suçla birlikte işlenmesi halinde de uzlaştırma hükümleri uygulanmaz. Bu durum uygulamada “suçların birleşmesi” olarak ifade edilmektedir. Örneğin uzlaştırmaya tabi bir suç ile uzlaştırma kapsamı dışında kalan bir suç aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse, dosya bakımından uzlaştırma yoluna gidilemez. Bu düzenlemenin amacı, uzlaştırma kurumunun kapsamının dolaylı biçimde genişletilmesini önlemek ve uzlaştırma kapsamı dışında bırakılan suçların ceza yargılaması sürecinden kaçırılmasını engellemektir.Sonuç olarak, kanun koyucu bazı suçların niteliği ve kamu düzeni bakımından taşıdığı önem nedeniyle uzlaştırma kurumunun uygulanmasını sınırlandırmıştır. Bu suçlar bakımından uzlaştırma prosedürünün uygulanması mümkün olmayıp, ceza muhakemesi süreci genel hükümler çerçevesinde yürütülmektedir.


5. Uzlaştırma Süreci

5.1 Soruşturma Aşamasında Uzlaştırma

Soruşturma aşamasında suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde dosya Cumhuriyet savcılığı tarafından uzlaştırma bürosuna gönderilir. Uzlaştırma bürosu tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdura uzlaşma teklifinde bulunur. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi uyarınca yapılan bu teklif, taraflara usulüne uygun şekilde bildirilir ve tarafların teklife üç gün içerisinde cevap vermeleri gerekir. Bu süre içerisinde herhangi bir cevap verilmemesi halinde uzlaşma teklifi reddedilmiş sayılır.Tarafların uzlaşmayı kabul etmesi halinde uzlaştırma görüşmeleri başlatılır. Görüşmeler sonucunda taraflar arasında uzlaşma sağlanması ve uzlaşma kapsamında kararlaştırılan edimin yerine getirilmesi durumunda, Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Bu durumda fail hakkında kamu davası açılmaz ve ceza yargılaması süreci sona erer. Bu yönüyle uzlaştırma kurumu, soruşturma aşamasında uyuşmazlığın çözülmesini sağlayarak hem mağdurun zararının giderilmesine imkân tanımakta hem de ceza yargılamasının gereksiz şekilde uzamasını önlemektedir.


5.2 Kovuşturma Aşamasında Uzlaştırma

Kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşılırsa mahkeme dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir.

Uzlaşma sağlanırsa mahkeme düşme kararı verir.


5.3 Uzlaştırma Görüşmelerinin Gizliliği

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi uyarınca uzlaştırma görüşmeleri gizlilik ilkesi çerçevesinde yürütülmektedir. Uzlaştırma sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi ve tarafların serbest iradeleriyle görüşlerini ortaya koyabilmeleri için bu gizlilik kuralı büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle uzlaştırma görüşmeleri sırasında taraflar tarafından yapılan açıklamalar, ileri sürülen beyanlar veya kabul niteliğindeki ifadeler daha sonra herhangi bir yargılama sürecinde kullanılamaz. Nitekim uzlaştırma müzakereleri sırasında dile getirilen hususlar, daha sonra açılabilecek ceza davalarında veya hukuk davalarında delil olarak ileri sürülemez. Bu düzenleme, tarafların uzlaştırma sürecinde çekinmeden görüşlerini ifade edebilmelerini sağlamayı ve uzlaştırma kurumunun etkin biçimde uygulanmasını amaçlamaktadır.


7. Sonuç

Uzlaştırma kurumu modern ceza adalet sisteminin önemli bir parçasıdır. Bu kurum sayesinde mağdur ile fail arasındaki uyuşmazlık daha hızlı ve daha etkili biçimde çözülebilmekte, aynı zamanda ceza yargılamasının iş yükü azaltılmaktadır.

Özellikle 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrasında uzlaştırma kapsamındaki suçların genişletilmesi, uygulamada önemli bir dönüşüm yaratmıştır.

Uzlaştırma, restoratif adalet anlayışının ceza muhakemesi hukukundaki en önemli araçlarından biri olarak hem mağdurun zararının giderilmesini hem de failin topluma yeniden kazandırılmasını amaçlamaktadır.

Yiğit Legal © 2026 Tüm hakları saklıdır.

bottom of page