top of page

Deniz İcra Hukukunda "Kardeş Gemi" (Sister Ship) Haczi

1. Giriş

Deniz ticaretinde gemi, borçlunun çoğu zaman tek veya en önemli malvarlığı unsurudur; bu nedenle deniz alacaklarının güvence altına alınmasında gemi ihtiyati haczi kurumu merkezi bir rol oynar. Ancak uygulamada, alacağın doğduğu gemi çoğu kez alacaklının eline geçmeden satılmakta, bayrak veya şirket yapısı değiştirilmekte yahut gemi fiilen ortadan kalkmakta, böylece klasik anlamda “alacağı doğuran gemi” üzerinde haciz imkânı ortadan kalkmaktadır. Bu riskleri azaltmak için Türk hukukunda “kardeş gemi” (sister ship) haczi ve ayrıca doktrin ile içtihatlarda geliştirilen “bağlantılı gemi” (associated ship) haczi kavramları önem kazanmıştır.

Türk Ticaret Kanunu, 1999 Gemi İhtiyati Haczi Hakkında Uluslararası Sözleşme’nin (1999 Arrest Convention) hükümlerini büyük ölçüde benimseyerek, alacaklının yalnızca alacağı doğuran gemiyle yetinmeyip aynı borçluya ait diğer gemiler üzerinde de ihtiyati haciz talep edebilmesine imkân tanımıştır. Böylece, deniz alacaklısının alacağını teminat altına almada daha esnek ve etkin bir mekanizma öngörülmüş, Türkiye’nin önemli bir deniz ticareti ülkesi olmasıyla uyumlu bir koruma standardı yakalanmıştır.


2. Hukuki Çerçeve

2.1. Deniz alacağı ve gemi ihtiyati haczi

Türk Ticaret Kanunu, deniz alacaklarını türler halinde saymakta; özellikle navlun, taşıma sözleşmesi, gemi adamı ücretleri, çatma, kurtarma, gemi ipoteği, liman ve rıhtım ücretleri gibi alacakları “deniz alacağı” olarak tanımlamaktadır. Deniz alacağının varlığı, gemi üzerinde ihtiyati haciz talep edebilmenin ilk koşuludur. Bu çerçevede, alacağın TTK’da sayılan deniz alacakları arasında olup olmadığı mahkemece re’sen gözetilir. Nitekim İstanbul BAM 43. HD, gemi adamı ücret alacağını deniz alacağı kabul ederek, kardeş gemi üzerinde ihtiyati haciz kurulabileceğini açıkça belirtmiştir.

Gemi ihtiyati haczi, Türk hukukunda İcra ve İflas Kanunu’ndaki ihtiyati haciz kurumundan farklı olarak TTK’da ayrıntılı biçimde düzenlenen özel bir müessese niteliğindedir. Doktrinde gemi haczi, klasik icra hukuku tedbirlerine göre daha hızlı, esnek ve alacaklı lehine yorumlanan, lex specialis niteliğinde bir kurum olarak değerlendirilmektedir.


2.2. TTK m. 1369 ve 1999 Gemi İhtiyati Haczi Sözleşmesi

Gemi ihtiyati haczine ilişkin temel norm TTK m. 1369 olup, bu hükmün ikinci fıkrası kardeş gemi haczinin yasal dayanağını oluşturur. Madde, 1999 Arrest Convention m. 3/2 ile büyük ölçüde paralel bir yapıdadır; buna göre alacağın doğduğu sırada borçtan şahsen sorumlu olan kişi, aynı zamanda geminin maliki, kiracısı veya deniz alacağı bakımından sorumlu sıfatla gemiyi işleten ise, bu kişiye ait diğer gemiler de ihtiyaten haczedilebilir.

1999 Arrest Convention, 2019 itibarıyla Türkiye bakımından yürürlüğe girmiş; TTK hazırlanırken Sözleşme hükümleri büyük ölçüde TTK’ya yansıtıldığı için, Türkiye’de fiilen daha önce de bu standartlar uygulanmaktaydı. Sözleşme, deniz alacaklısına, alacağı doğuran gemi dışında, aynı borçluya ait diğer gemileri de hedef alabilme imkânı vererek “sister ship arrest” modelini benimsemekte; TTK’daki düzenleme ile bu imkân Türk iç hukuku bakımından da teyit edilmektedir.


3. “Kardeş Gemi” Kavramı ve Hukuki Niteliği

3.1. Kardeş geminin tanımı ve unsurları

Türk hukukunda “kardeş gemi” kavramı kanun metninde açıkça kullanılmasa da, TTK m. 1369/2’nin lafzı ve doktrindeki baskın görüşler uyarınca, alacağı doğuran gemi ile aynı borçluya ait olan diğer gemiler “kardeş gemi” olarak nitelendirilmektedir. Burada belirleyici unsur, gemilerin aynı “borçlu kişi”ye ait olmasıdır; bu kişi geminin maliki olabileceği gibi, belirli hâllerde çıplak kiracı veya tahsis olunan sıfatıyla da sorumluluk taşıyan işletici olabilir.

Bu çerçevede, kardeş gemi kavramının üç temel unsuru öne çıkmaktadır: (i) geçerli bir deniz alacağının varlığı, (ii) alacağın doğduğu anda borçlunun gemi üzerinde belirli bir sıfatla sorumluluk taşıması, (iii) haczi talep edilen geminin aynı borçluya ait olması. Öğretide, söz konusu bağın “aynı donatan” veya “aynı ekonomik mülkiyet” üzerinden kurulabileceği, ancak kanun lafzının klasik anlamda mülkiyet ve donatanlık bağlantısını esas aldığı kabul edilmektedir.


3.2. Kardeş gemi–bağlantılı gemi ayrımı

TTK m. 1369/2’deki düzenleme esasen klasik anlamda kardeş gemi haczini düzenlerken, doktrin ve bazı yargı kararlarında “bağlantılı gemi” (associated ship) kavramı daha geniş bir çerçevede tartışılmaktadır. Bağlantılı gemide, formel mülkiyet veya donatanlık bağı yerine, ortak yönetim, aynı ekonomik grup, ortak pay sahipliği, aynı fiili işletici gibi unsurlar üzerinden bir bağ kurularak, tüzel kişilik perdesinin aralanması veya kaldırılması suretiyle gemiler arasında ilişki kurulması söz konusudur.

Özellikle grup şirket yapılanmalarında, borçlu gemiyi işleten şirket ile filodaki diğer gemilerin maliki şirketler farklı olsa da, fiilî hâkimiyetin aynı ekonomik kişiye ait olması nedeniyle, deniz alacaklılarının sırf formel şirket ayrımı sebebiyle korumasız bırakılmaması gerektiği ileri sürülmektedir. Nitekim bazı akademik çalışmalarda, TMK m. 2’deki dürüstlük kuralı ve “tüzel kişilik perdesinin kaldırılması” ilkesi kullanılarak, TTK m. 1369/2’nin kardeş gemi dışında belirli hâllerde bağlantılı gemi haczine de dayanak teşkil edebileceği savunulmaktadır.


4. Türk Hukukunda Kardeş Gemi Haczi

4.1. TTK m. 1369/2’nin kapsamı

TTK m. 1369/2’ye göre, deniz alacağından dolayı “asıl gemi” üzerinde ihtiyati haciz talep edilebildiği gibi, belli şartlarla aynı borçluya ait diğer gemiler üzerinde de ihtiyati haciz kurulabilir. Madde, 1999 Arrest Convention m. 3/2 ile paralel olarak, alacak doğduğu sırada borçtan sorumlu olan kişinin, (i) geminin maliki, (ii) çıplak kiracısı (demise charterer) veya (iii) tahsis olunanı olması hâlinde, bu kişiye ait diğer gemilerin de haczedilebileceğini öngörmektedir.

Bu düzenleme uyarınca, alacaklının yalnızca alacağı doğuran gemiyi hedef almasına gerek yoktur; borçlunun aynı filoda bulunan diğer gemileri de, deniz alacağının teminatı mahiyetinde ihtiyaten haczedilebilir. Uygulamada, özellikle geminin satılmış, hurdaya ayrılmış veya fiilen ulaşılmaz olduğu durumlarda, alacaklıların aynı donatana ait başka bir gemi üzerinde kardeş gemi haczi talep ettikleri görülmektedir.


4.2. Donatan, çıplak kiracı ve tahsis olunanın rolü

Kardeş gemi haczinin merkezinde, borçlu sıfatı ile gemi üzerindeki aynî veya benzeri hakkın birleşmesi bulunmaktadır; bu sebeple, hangi sıfatların TTK m. 1369/2 kapsamında değerlendirileceği önemlidir.

TTK m. 1061/2, kendisine ait olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişinin üçüncü kişilere karşı donatan sayılacağını düzenler; bu hüküm, fiili işletenin donatan gibi sorumluluğunu kabul ederek, deniz alacaklılarının korunmasını güçlendirmektedir. Bu kişi, deniz alacağının doğduğu sırada donatan sayılıyorsa ve aynı zamanda başka gemileri de işletiyorsa, bu gemiler kardeş gemi statüsü kazanabilir.

1999 Arrest Convention m. 3, malik yanında demise charterer, time charterer ve voyage charterer bakımından da belirli şartlarla sister ship arrest imkânı tanımaktadır. Türk hukukunda ise, TTK hazırlanırken “demise charterer” ibaresinin iç hukuka bire bir aktarılmasında bazı eksiklikler bulunsa da, uluslararası sözleşmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, çıplak kiracının da belirli koşullarda kardeş gemi haczinde borçlu sıfatıyla dikkate alınabileceği kabul edilmektedir.


5. Şartlar: Kardeş Gemi Haczi Hangi Durumlarda Mümkün?

5.1. Deniz alacağının varlığı ve niteliği

Kardeş gemi haczi için ilk ve vazgeçilmez şart, TTK’da sayılan türden bir deniz alacağının varlığıdır. Örneğin:​

  • Gemi adamı ücret ve sosyal hak alacakları.

  • Taşıma sözleşmesinden doğan navlun, demuraj, yük zararı veya gecikme alacakları.

  • Çatma, kurtarma, çevre kirliliği gibi deniz kazalarından doğan sorumluluk alacakları.

  • Gemi ipoteği veya benzeri aynî teminata dayalı alacaklar.​

İstanbul BAM 43. HD kararında, gemi adamı ücret alacağı sebebiyle kardeş gemi haczi talep edilmiş; mahkeme, söz konusu alacağın TTK m. 1352 vd. kapsamında deniz alacağı niteliğinde olduğuna hükmederek ihtiyati haciz talebini kabul etmiştir.​


5.2. Alacağın doğduğu anda borçlu–gemi ilişkisi

İkinci temel şart, alacağın doğduğu sırada deniz alacağından sorumlu olan kişi ile gemi arasında kanunda aranan ilişkinin bulunmasıdır. Buna göre, alacağın doğduğu anda borçlu:

  • Geminin maliki ise,

  • Gemiyi çıplak kiracı sıfatıyla zilyet olarak işletiyorsa,

  • Tahsis olunan veya donatan sıfatıyla gemi üzerinde fiili ve hukuki tasarrufta bulunuyorsa,

TTK m. 1369/2 anlamında kardeş gemi haczi gündeme gelebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken, borçlunun alacak doğduğu anda bu sıfatlara sahip olmasıdır; sonradan mülkiyet devri veya filoya yeni gemi katılması, önceki borçtan dolayı otomatik olarak yeni gemilerin kardeş gemi statüsü kazanmasına yol açmaz. Ancak grup şirket yapılarında, fiili hâkimiyetin aynı ekonomik kişi üzerinde yoğunlaşması hâlinde, doktrinde tüzel kişilik perdesinin kaldırılması argümanıyla daha geniş bir yorumun mümkün olduğu savunulmaktadır.


5.3. Aynı borçluya ait olma ve ispat

Üçüncü şart, haczi talep edilen geminin alacak doğuran gemiyle aynı borçluya ait olduğunun yaklaşık ispatıdır. Burada “ait olma”, çoğunlukla gemi sicil kayıtları üzerinden mülkiyet bağı ile ortaya konulur; ancak çıplak kiralama veya fiili işletme durumunda, sözleşmeler, liman başkanlığı yazıları, bayrak devleti kayıtları gibi deliller de önem taşır.

İstanbul BAM 43. HD kararında, mahkeme; çıplak gemi kiralama sözleşmeleri, balıkçılık bakanlığı yazıları ve liman başkanlığı kayıtlarına dayanarak, alacağı doğuran gemiler ile haczi talep edilen geminin TTK m. 1369/2 anlamında kardeş gemi olduğuna karar vermiş; ihtiyati haczi kaldırma talebini reddetmiştir. Bu kararda, yaklaşık ispat standardının deniz alacaklısı lehine yorumlandığı, sahtecilik iddialarının ise ihtiyati haciz safhasında değil, esas yargılama aşamasında değerlendirileceği vurgulanmıştır.​


6. Usul: Kardeş Gemi Haczi Süreci

6.1. Görev, yetki ve başvuru usulü

Gemi ihtiyati haczi, kural olarak asliye ticaret mahkemesinden talep edilir; deniz ticareti ile ilgili olması sebebiyle ticari nitelikte bir iş söz konusudur. Yetki bakımından, geminin bulunduğu yer mahkemesi (örneğin geminin demirli olduğu liman veya tersane) önem taşır; zira ihtiyati haczin fiilen uygulanabilmesi için geminin fiziki olarak Türk liman veya karasularında bulunması gerekir.

Başvuru, çoğu kez dosya üzerinden ve tek taraflı (karşı taraf dinlenmeden) yapılmakta; alacaklının alacağını ve TTK m. 1369/2 şartlarının gerçekleştiğini yaklaşık ispat etmesi yeterli görülmektedir. Mahkeme, genellikle alacaklıdan teminat alınmasına karar verir; teminat miktarı alacağın belli bir yüzdesi olarak takdir edilir ve gemi malikinin uğrayabileceği muhtemel zararları güvence altına almayı amaçlar.


6.2. Yaklaşık ispat standardı ve sunulacak deliller

Kardeş gemi haczi talebinde alacaklının; (i) deniz alacağının varlığını, (ii) alacağın borçluya ait olduğunu, (iii) alacak doğduğu anda borçlu ile gemi arasındaki ilişkinin kanuni şartları sağladığını ve (iv) haczi talep edilen geminin aynı borçluya ait olduğunu yaklaşık ispat etmesi gerekir.

Bu kapsamda pratikte sunulan başlıca deliller şunlardır:

  • Gemi adamları için hizmet belgeleri, maaş bordroları, alacak teyit yazıları.

  • Çarter party sözleşmeleri, çıplak kiralama sözleşmeleri, taşıma sözleşmeleri.

  • Gemi sicil kayıtları, bayrak devleti tescil belgeleri, liman başkanlığı yazıları.

  • Grup şirket ilişkilerini gösteren ticaret sicil kayıtları, yönetim sözleşmeleri.

İstanbul BAM 43. HD kararında, çıplak kiralama sözleşmeleri ve liman başkanlığı kayıtları birlikte değerlendirilerek, gemilerin aynı donatana ait olduğu ve TTK m. 1369/2 anlamında kardeş gemi niteliği taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır. Mahkeme, sahtecilik iddialarının ihtiyati haciz aşamasında değil, esas dosyada inceleneceğini belirterek, yaklaşık ispat eşiğinin görece düşük tutulması gerektiğini ortaya koymuştur.​


7. Kardeş Gemi Haczinin Mümkün Olmadığı Haller

7.1. Deniz alacağı niteliği taşımayan alacaklar

TTK m. 1352 vd. kapsamında sayılmayan, deniz alacağı niteliği taşımayan alacaklar için gemi üzerinde (dolayısıyla kardeş gemi üzerinde) ihtiyati haciz talep edilmesi mümkün değildir. Örneğin sıradan bir ticari borçtan doğan alacak, gemiyle veya deniz taşımacılığıyla bağlantılı olsa bile kanunda sayılan deniz alacakları listesine girmiyorsa, TTK m. 1369 çerçevesinde haciz sebebi teşkil etmez.​

Bu tür alacaklar bakımından genel İİK hükümleri çerçevesinde klasik ihtiyati haciz veya haciz yoluna başvurmak mümkündür; ancak bu durumda deniz alacağına özgü ayrıcalıklı düzenlemelerden yararlanılamaz. Dolayısıyla, makalede tartışılan kardeş gemi haczi rejimi, sıkı anlamda deniz alacaklarıyla sınırlıdır.


7.2. Sahiplik ve donatanlık bağının ortadan kalkması

Kardeş gemi haczinin temel dayanağı, alacağı doğuran gemiyle haczi talep edilen geminin aynı borçluya ait olmasıdır; bu bağ, çoğu kez gemi sicil kayıtlarıyla ortaya konur. Eğer haciz talep edildiği sırada, borçlu ile gemi arasındaki mülkiyet ve donatanlık bağı ortadan kalkmışsa, sırf geçmişteki ilişki gerekçe gösterilerek gemi üzerinde kardeş gemi haczi kurulamaz.

Özellikle “önleyici” nitelikte muvazaalı devirler, bayrak değişiklikleri veya kısa aralıklarla yapılan şirketler arası satışlar, deniz alacaklılarının karşılaştığı tipik risklerdir; bu hallerde, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması veya kötü niyetli devir iddiaları çerçevesinde ileri gidilebilse de, formel olarak mülkiyet bağının kesildiği durumlarda kardeş gemi haczi talebi daha ağır bir ispat yüküyle karşılaşır.


7.3. Sözleşmesel sınırlamalar ve uluslararası boyut

Bazı uluslararası taşıma veya çarter sözleşmelerinde, gemi ihtiyati haczine ilişkin sözleşmesel sınırlamalara rastlanmakta; örneğin belirli icra tedbirlerinin yalnızca belirli mahkemelerde veya belirli gemiler üzerinde kullanılabileceğine dair kayıtlar konulmaktadır. Türk hukuku bakımından, deniz alacaklılarının korunması ilkesi gereği, mahkemelerin kamu düzenine ve zorunlu hükümlere aykırı sözleşmesel sınırlamalara genellikle itibar etmediği, TTK ve 1999 Arrest Convention hükümlerini esas aldığı söylenebilir.

Bununla birlikte, geminin yabancı bayrak taşıması, alacağın yabancı hukukla sıkı ilişkili olması veya taraflar arasındaki tahkim anlaşması, yetki ve uygulanacak hukuk tartışmalarını gündeme getirerek kardeş gemi haczi stratejisinin pratiğini zorlaştırabilir. Bu nedenle, her somut olayda hem Türk gemi ihtiyati haczi rejimi hem de ilgili yabancı hukuk ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.


8. Stratejik Değerlendirme

Kardeş gemi haczi, özellikle şu durumlarda alacaklıya önemli avantaj sağlar:

  • Alacağı doğuran gemi satılmış, hurdaya ayrılmış veya başka bir ülke limanına kaçmışsa.

  • Borçlu filo sahibi olup, birden fazla gemi işletiyorsa ve farklı gemiler farklı gelir kaynakları yaratıyorsa.

  • Borçlu, şirketler grubu ve karmaşık sahiplik yapıları üzerinden malvarlığını dağıtmaya çalışıyorsa.

Buna karşılık, alacaklı bakımından bazı risk ve güçlükler de söz konusudur:

  • Mülkiyet ve donatanlık bağının ispatı, özellikle grup şirketler ve offshore yapılarında karmaşık olabilir.

  • Yabancı bayraklı gemilerde, ilgili bayrak devletinin kayıtlarına ulaşmak ve güncel mülkiyet zincirini ortaya koymak zaman ve maliyet gerektirir.

  • Hatalı veya zayıf delillere dayanan haciz talebi, kötü niyet veya ağır kusur hâlinde alacaklıyı tazminat sorumluluğu ile karşı karşıya bırakabilir.

Bu nedenle, kardeş gemi haczi düşünülürken, hem deniz ticareti hukuku hem de icra–iflas hukuku bakış açısını birleştiren, delil toplama ve risk analizine dayalı bir strateji izlenmesi önem taşır.


9. Sonuç

Türk deniz icra hukukunda “kardeş gemi” (sister ship) ihtiyati haczi, TTK m. 1369/2 ve 1999 Gemi İhtiyati Haczi Sözleşmesi’ne paralel düzenlemeler sayesinde açıkça mümkündür; hatta deniz alacaklısının etkin korunması bakımından kilit bir araç haline gelmiştir. Ancak bu imkân, her deniz alacağı için sınırsız biçimde uygulanabilir bir mekanizma değildir; deniz alacağının varlığı, alacağın doğduğu anda borçlu–gemi ilişkisinin niteliği ve haczi talep edilen geminin aynı borçluya ait olduğunun yaklaşık ispatı gibi şartlar titizlikle aranmalıdır.

Doktrin ve içtihat, özellikle grup şirketler ve karmaşık sahiplik yapılarında, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, bağlantılı gemi kavramı ve dürüstlük kuralı üzerinden kardeş gemi haczinin etki alanını genişletmeye yönelmekte; bu durum alacaklı lehine esneklik sağlarken, malikin mülkiyet hakkı ve hukuki güvenlik gerekleri bakımından da hassas bir dengeyi gündeme getirmektedir. Uygulamada, her somut olayda gemi sicili, kiralama sözleşmeleri, fiili işletme yapısı ve grup ilişkileri ayrıntılı incelenmeli, hem Türk hukuku hem de uluslararası sözleşmeler birlikte gözetilerek, alacaklı için en etkili ve hukuken güvenli yol belirlenmelidir.


Sık Sorulan Sorular (SSS)

Soru 1: Türk hukukunda “kardeş gemi” (sister ship) ihtiyati haczi açıkça düzenlenmiş midir?Evet; TTK m. 1369/2, alacağı doğuran gemi yanında, deniz alacağından sorumlu olan malik veya işletene ait diğer gemilerin de ihtiyaten haczedilebileceğini düzenleyerek kardeş gemi haczini mümkün kılar.

Soru 2: Kardeş gemi haczi hangi tür alacaklar için talep edilebilir?Yalnızca TTK m. 1352 vd. kapsamında sayılan deniz alacakları için kardeş gemi haczi talep edilebilir; gemi adamı ücret alacağı, navlun ve taşıma alacakları, kurtarma, çatma, ipotekli alacaklar gibi alacaklar bu kapsamdadır.

Soru 3: Kardeş gemi olup olmadığı nasıl ispat edilir?Gemi sicil kayıtları, liman başkanlığı yazıları, bayrak devleti tescil belgeleri, çıplak kiralama ve çarter sözleşmeleri gibi delillerle, alacağı doğuran gemiyle haczi talep edilen geminin aynı borçluya ait olduğu yaklaşık ispat edilir.

Soru 4: Yalnızca aynı malike ait gemiler mi kardeş gemi sayılır?Esas itibarıyla evet; TTK m. 1369/2, malik veya deniz alacağından sorumlu sıfatla gemiyi işleten borçluya ait diğer gemileri kapsar. Ancak doktrinde, grup şirketler ve fiili işletme ilişkileri bakımından “bağlantılı gemi” kavramı ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yoluyla daha geniş yorumlar da savunulmaktadır.

Soru 5: Gemi adamı, çalıştığı gemiden farklı bir gemiye karşı kardeş gemi haczi talep edebilir mi?Evet; gemi adamı ücret alacağı bir deniz alacağıdır ve alacağın doğduğu sırada donatan veya fiili işleten sıfatıyla gemiyi kullanan borçluya ait başka bir gemi üzerinde TTK m. 1369/2 uyarınca kardeş gemi haczi talep edilebilir; İstanbul BAM 43. HD’nin 2022 tarihli kararı bu konuda tipik bir örnektir.

Soru 6: Kardeş gemi haczi için mahkemenin delilleri tam ispat seviyesinde araması gerekir mi?Hayır; ihtiyati haciz aşamasında aranan ispat standardı “yaklaşık ispat”tır. Mahkeme, delillerin tamamını esas yargılamadaki gibi değerlendirmez; alacağın ve kardeş gemi ilişkisinin makul ölçüde muhtemel olduğuna kanaat getirmesi yeterlidir.

Soru 7: Kardeş gemi haczi talebinin reddedilmesi hâlinde alacaklı başka ne yapabilir?Alacaklı, reddedilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurabilir; ayrıca genel İİK hükümlerine göre borçlunun diğer malvarlığı unsurları üzerinde ihtiyati haciz veya haciz yoluna gitme imkânı da bulunmaktadır.

Soru 8: Kardeş gemi haczinde uluslararası sözleşmelerin rolü nedir?1999 Gemi İhtiyati Haczi Sözleşmesi, sister ship arrest imkânını tanıyan ve TTK m. 1369 ile büyük ölçüde uyumlu bir rejim getirir; Türkiye’de sözleşme yürürlüktedir ve ulusal düzenlemeyle birlikte uygulanır.

Soru 9: Kardeş gemi haczi ile “bağlantılı gemi” haczi arasındaki fark nedir?Kardeş gemide, gemiler arasında aynı malik veya donatan üzerinden açık bir mülkiyet/işletme bağı vardır; bağlantılı gemide ise ortak yönetim, aynı ekonomik grup veya fiili hâkimiyet gibi unsurlar üzerinden, çoğu kez tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yoluyla daha geniş bir bağ kurulmaya çalışılır.

Soru 10: Kardeş gemi haczi kararı verildikten sonra borçlu teminat yatırarak geminin serbest bırakılmasını isteyebilir mi?Evet; TTK m. 1371 çerçevesinde borçlu, alacağın tamamını, faiz ve giderleri karşılayacak miktarda teminat göstererek gemi üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılmasını veya teminat üzerine kaydırılmasını mahkemeden talep edebilir; İstanbul BAM kararındaki dosyada da bu yolun kullanıldığı görülmektedir

Yiğit Legal © 2026 Tüm hakları saklıdır.

bottom of page