top of page

Konkordato Projesi Nasıl Revize Edilir? Borç Ödeme Kapasitesi İncelemesi

1. Giriş

Konkordato, İcra ve İflas Kanunu’nun 285–309. maddeleri arasında düzenlenen, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlulara tanınmış iflas dışı bir yeniden yapılandırma imkânıdır. Bu kurum, borçlunun alacaklılarıyla mahkeme gözetiminde anlaşarak borçlarını belirli oranlarda indirim ve/veya vade uzatımı ile ödemesini, aynı zamanda ekonomik varlığını sürdürmesini amaçlar.

Konkordato sürecinin merkezinde “konkordato projesi” yer alır; bu proje, borçlunun borçlarını hangi şartlarda ödeyebileceğini, hangi kaynaklara dayanarak bu ödemeleri gerçekleştireceğini ortaya koyan ayrıntılı bir plandır. Projenin gerçekçi olmaması, revizyon ihtiyacını gündeme getirmekte; bu noktada borç ödeme kapasitesi incelemesi belirleyici bir rol üstlenmektedir.

2. Konkordato Projesinin Hukuki Çerçevesi

Konkordato talebinin kabul edilebilir olması için, borçlu tarafından İİK m. 286 ve ilgili yönetmelik uyarınca ayrıntılı bir konkordato ön projesi sunulması zorunludur. Ön proje, alacaklılara ve mahkemeye borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini ve bunun için hangi mali kaynaklara dayanacağını ortaya koyar.


2.1. Konkordato Ön Projesinin Zorunlu Unsurları

Konkordato ön projesinde asgari olarak şu hususların gösterilmesi gerekir:

  • Borçların hangi oranda veya hangi vadelerle ödeneceği,

  • Alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçeceği (tenzilat/iskonto),

  • Ödemelerin sağlanması için borçlunun hangi malvarlığı unsurlarını satıp satmayacağı,

  • Borçlunun faaliyetini sürdürebilmesi için gerekli finansmanın (sermaye artırımı, kredi, yeni ortak, varlık satışı vb.) nasıl temin edileceği,

  • Projenin uygulanabilirliğini destekleyen mali tablolar ve projeksiyonlar.

Bu çerçevede konkordato projesi, yalnızca bir “ödeme takvimi” değil, borç ödeme kapasitesini ve sürdürülebilirliği gösteren kapsamlı bir yeniden yapılandırma belgesidir.


3. Konkordato Projesinin Revize Edilmesi

Konkordato revize projesi, dava açma aşamasında dosyaya sunulan konkordato projesinin, yargılama devam ederken ortaya çıkan öngörülemeyen değişiklikler veya sehven yapılan hatalar sebebiyle yeniden gözden geçirilerek düzeltilmesidir. Revize proje, ilk projeden kopuk, tamamen farklı bir yapı olmamalı; proje bütünlüğünü ve tutarlılığını koruyarak güncel verilere uyarlanmış bir versiyon olmalıdır.


Uygulamada revize proje genellikle şu aşamalarda gündeme gelmektedir:

  • Kesin mühlet alındıktan sonra ancak alacaklılar toplantısı yapılmadan önce,

  • Alacaklılar toplantısı ile tasdik kararı arasındaki süreçte, mahkemenin veya komiserin talebi üzerine,

  • Mali tabloların veya borç yapısının anlamlı şekilde değiştiği, ilk projede öngörülmeyen hususların ortaya çıktığı durumlarda.

Kanunda revize projeyi açık biçimde zorunlu kılan bir hüküm bulunmamakla birlikte, İİK m. 305/2 kapsamında mahkemenin projede düzeltme isteme yetkisi, fiilen revizyon sürecini teşvik eden bir hukuki temel sunmaktadır. Revize projenin, tasdik aşamasında mahkemenin değerlendireceği esas belge haline geldiği unutulmamalıdır.


4. Revizyon İhtiyacının Ortaya Çıkma Nedenleri

Konkordato süreci, dava tarihinden tasdik kararına kadar geçen süre içerisinde borçlunun mali tablolarında önemli dalgalanmalar yaşanmasına elverişlidir. Bu nedenle, ilk hazırlanan ön proje, çoğu zaman “en güncel” durumda olsa da, süreç ilerledikçe gerçeklikten uzaklaşabilmektedir.


4.1. Öngörülemeyen Değişiklikler ve Sehven Hatalar

Revize proje ihtiyacı doğuran başlıca nedenler şunlardır:

  • Dava açma tarihinden sonraki 90 günlük dönemde bilançolarda önemli ödeme/tahsilat hareketleri nedeniyle aktif ve pasif kalemlerde kayda değer değişiklikler,

  • Henüz belirsiz olan bir alacağın dava sürecinde kesinleşmesi veya tutarının netleşmesi,

  • Borca batıklık bilançosunun güncellenmesi sonucunda, borçlunun borca batıklık hâlinden çıkması ya da tam tersine daha derin borca batıklık içine girmesi,

  • İlk projede sehven yapılan hesaplama hataları, yanlış sınıflandırılmış alacak veya borç kalemleri,

  • Tenzilat konkordatosu talep eden borçlunun, zaman içinde borca batıklık hâlinden kurtulması ve artık tenzilat talep etme imkânını kaybetmesi.

Örneğin, borca batıklık sebebiyle tenzilat konkordatosu talep eden bir borçlu, sonraki dönemde borca batıklık hâlinden kurtulursa, ön projede öngörülen tenzilatlı ödeme listesi hukuki dayanağını yitirecek; bu durumda revize projede daha düşük veya sıfır tenzilat öngörülmesi gerekecektir.


5. Revize Proje Sürecinin Usulü

Revize konkordato projesi, kanunda açık ve ayrıntılı bir prosedüre bağlanmamış olmakla birlikte, hem uygulamada yerleşmiş pratikler hem de öğretide kabul edilen ilkeler çerçevesinde belirli bir usul mantığı içinde yürütülmektedir. Bu süreç, konkordatonun temel amacı olan borçlunun mali iyileşmesini sağlarken alacaklı menfaatlerini de koruma prensibine uygun şekilde işletilmelidir.


5.1. Mahkemeye Başvuru ve Revizyon Talebinin Gerekçelendirilmesi

Revize proje sürecinin başlangıç noktası, borçlunun mahkemeye yapacağı başvurudur. Bu başvuru basit bir talep dilekçesinden ibaret olmayıp, revizyon ihtiyacını doğuran ekonomik ve hukuki sebeplerin somut verilerle ortaya konulmasını gerektirir.

Borçlu;

  • Ekonomik konjonktürde meydana gelen değişiklikleri,

  • İşletmenin faaliyet hacmindeki daralma veya genişlemeyi,

  • Finansman kaynaklarında yaşanan değişiklikleri,

  • Önceki projeksiyonların neden gerçekleşmediğini

açık ve denetlenebilir şekilde izah etmelidir.

Doktrinde hâkim görüşe göre, revizyon talebinin kabul edilebilir olması için önceki projenin uygulanmasını imkânsız veya ciddi ölçüde güçleştiren objektif bir değişikliğin varlığı aranmalıdır. Aksi halde revize proje talebi, süreci uzatma amacı taşıyan kötü niyetli bir girişim olarak değerlendirilebilir.


5.2. Revize Mali Verilerin Sunulması

Revize projenin en kritik unsuru, yeni mali verilerin güvenilirliğidir. Bu kapsamda mahkemeye ve konkordato komiserine genellikle şu belgeler sunulur:

  • Güncellenmiş bilanço ve gelir tabloları

  • Detaylı nakit akım projeksiyonları

  • Revize ödeme takvimi

  • Finansman kaynaklarına ilişkin belgeler

  • Varsa yeni yatırım veya yeniden yapılandırma planları

Bu belgelerin yalnızca şeklen sunulması yeterli değildir; verilerin doğrulanabilir, tutarlı ve ekonomik gerçeklikle uyumlu olması gerekir. Uygulamada mahkemeler özellikle nakit akım projeksiyonlarının varsayımlarını ayrıntılı biçimde incelemekte, aşırı iyimser tahminlere dayanan projeleri yeterli görmemektedir.


5.3. Konkordato Komiserinin İnceleme ve Denetim Fonksiyonu

Revize proje sürecinde komiserin rolü son derece belirleyicidir. Komiser, mahkemenin teknik yardımcısı konumunda olup revize planın uygulanabilirliğini objektif biçimde değerlendirmekle yükümlüdür.

Komiserin incelemesi genellikle üç ana eksende yürür:

  1. Finansal Gerçeklik Analizi Projeksiyonların işletmenin mevcut kapasitesiyle uyumlu olup olmadığı incelenir.

  2. Ödeme Gücü Testi: Revize planının alacaklılara öngörülen oran ve vadelerde ödeme yapılmasını gerçekten mümkün kılıp kılmadığı değerlendirilir.

  3. Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi Planın yalnızca kısa vadeli değil, orta vadede de işletmenin faaliyetini devam ettirmesine imkân tanıyıp tanımadığı analiz edilir.

Komiserin hazırladığı rapor, mahkemenin takdir yetkisini yönlendiren en önemli delillerden biridir. Bu nedenle raporun gerekçeli, veri temelli ve denetlenebilir olması gerekir.


5.4. Alacaklıların Bilgilendirilmesi ve Katılımı

Konkordato hukukunun temel ilkelerinden biri şeffaflık ve alacaklıların sürece katılımıdır. Revize proje hazırlanması halinde alacaklıların bilgilendirilmesi zorunludur; zira proje şartlarının değişmesi, alacaklıların risk ve tahsil beklentilerini doğrudan etkiler.

Uygulamada şu yöntemler kullanılmaktadır:

  • Revize projenin alacaklılara tebliği

  • Komiser raporunun erişime açılması

  • Gerekirse yeni alacaklılar toplantısı yapılması

Özellikle proje içeriğinde alacaklıların kabul iradesini etkileyebilecek ölçüde değişiklik varsa, yeni oylama yapılması doktrinde ağırlıklı olarak zorunlu kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, alacaklı iradesinin korunması ilkesinin doğal sonucudur.


5.5. Mahkemenin Düzeltme Yetkisi (İİK m. 305/2)

İcra ve İflas Kanunu’nun 305/2. maddesi, revize proje bakımından hukuki dayanak oluşturan en önemli hükümdür. Buna göre mahkeme, konkordato projesini yetersiz bulursa:

  • Kendiliğinden

  • Komiser raporu üzerine

  • Alacaklı veya borçlu talebiyle

projede düzeltme yapılmasını isteyebilir.

Bu yetkinin kullanılabilmesi için mahkemenin;

  1. Projedeki eksiklikleri somut şekilde göstermesi,

  2. Hangi hususların düzeltilmesi gerektiğini açıkça belirtmesi,

  3. Borçluya makul ve kesin süre vermesi

gereklidir.

Aksi halde verilen süre usule aykırı sayılabilir ve borçlunun savunma hakkı ihlal edilmiş olur. Öğretide, mahkemenin bu yetkisinin projenin yeniden yazılması değil, iyileştirilmesi amacıyla sınırlı bir müdahale niteliğinde olduğu kabul edilmektedir.


5.6. Revize Projenin Değerlendirilmesi ve Sürecin Sonucu

Revize proje sunulduktan sonra mahkeme, komiser raporu ve alacaklıların görüşlerini birlikte değerlendirerek üç ihtimalden birine karar verir:

  1. Revize projeyi uygun bulup tasdik sürecine devam eder,

  2. Ek düzeltmeler ister,

  3. Projenin uygulanabilir olmadığı kanaatine vararak konkordato talebini reddeder.

Burada mahkemenin temel ölçütü, revize planın alacaklıların iflasa göre daha iyi tatmin edilmesini sağlayıp sağlamadığıdır. Bu kriter, konkordatonun özünü oluşturan karşılaştırmalı menfaat testidir.


6. Borç Ödeme Kapasitesi Kavramı

Borç ödeme kapasitesi (borç ödeme gücü), borçlunun mevcut ve potansiyel kaynaklarını dikkate alarak borçlarını hangi ölçüde ve hangi vadelerde ödeyebileceğini gösteren finansal/ekonomik bir göstergedir. Konkordato bağlamında borç ödeme kapasitesi, teklif edilen oran ve vadelerin borçlunun gerçek ödeme gücüyle orantılı olup olmadığının tespitinde kullanılır.

6.1. Borç Ödeme Kapasitesinin Borca Batıklıkla İlişkisi

Sermaye şirketleri ve kooperatifler bakımından borca batıklık, özkaynakların negatif hale gelmesiyle ortaya çıkan en ileri derecede sermaye kaybı hâlidir. Bu hâl, hem iflâs sebebi hem de konkordato başvurusu için önemli bir gösterge olup, konkordato projesinin hazırlanmasında “borca batıklık bilançosu” üzerinden borç ödeme kapasitesinin değerlendirilmesini zorunlu kılar.

Borç ödeme kapasitesi incelemesi, yalnızca bilanço değil; nakit akım tablosu, gelir tablosu ve geleceğe dönük projeksiyonları da içerecek şekilde yapılmalı; böylece borçlunun konkordato süresince ve sonrasında sürdürülebilir ödeme gücü ortaya konulmalıdır.


7. Borç Ödeme Kapasitesi İncelemesinin Yöntemi

Konkordato sürecinde borç ödeme kapasitesi incelemesi, çoğu zaman bağımsız denetçiler, mali müşavirler veya bilirkişiler tarafından hazırlanmış makul güvence raporları ve finansal analizlerle ortaya konulur.

7.1. Kullanılan Veriler ve Analitik Araçlar

Borç ödeme kapasitesi incelemesinde tipik olarak şu veri ve yöntemler kullanılır:

  • Son yıllara ait bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tabloları,

  • Borçlunun kısa, orta ve uzun vadeli borçlarının vade yapısı ve faiz yükü,

  • Likidite oranları, kaldıraç oranları, faiz karşılama oranı gibi finansal rasyolar,

  • İşletmenin faaliyetlerinden beklenen nakit akımlarına ilişkin projeksiyonlar,

  • Varlık satışlarından veya yeni finansmandan (sermaye artırımı, kredi, yatırımcı girişi) elde edilmesi planlanan nakit girişleri,

  • Sektör koşulları, piyasa riski, kur ve faiz riski gibi makroekonomik parametreler.

Bu analizler, borçlunun belirli bir konkordato süresi içinde hangi tutar ve oranda ödeme yapabileceğini objektif ölçütlerle ortaya koymayı amaçlar.


8. “Teklifin Kaynaklarla Orantılı Olması” Şartı

Öğretide ve yargı uygulamasında, konkordato projesinde öngörülen teklifin borçlunun mevcut ve potansiyel kaynaklarıyla orantılı olması konkordatonun tasdiki için aranan temel koşullardan biri olarak kabul edilmektedir. Bu şart, borç ödeme kapasitesi incelemesini projenin merkezine yerleştirir; zira teklif, borçlunun ekonomik gücünü aşan bir iyimserlik içeriyorsa mahkemece tasdik edilmemesi gerekir.

8.1. Borç Ödeme Kapasitesi İncelemesinin Revize Projeye Etkisi

Borç ödeme kapasitesi incelemesi sonucunda;

  • Borçlunun ilk projede öngörülenden daha yüksek ödeme gücüne sahip olduğu,

  • Ya da tam tersine, ilk projede öngörülen taksit ve oranların borçlunun kaynaklarını aştığı

ortaya çıkabilir. İlk durumda alacaklıların korunması, ikinci durumda ise projenin uygulanabilirliği açısından revize proje hazırlanması kaçınılmaz hale gelir. Mahkeme, İİK m. 305/2 uyarınca projeyi yetersiz bulursa, bu inceleme sonuçlarına dayanarak borçludan düzeltme talep ederek revize projeyi zorunlu kılabilir.


9. Mahkemenin ve Komiserin Rolü

Konkordato tasdikine ilişkin yargılama sürecinde re’sen araştırma ilkesi geçerli olduğundan, mahkeme sadece taraf beyanlarıyla yetinmeyip projenin ekonomik gerçeklikle uyumunu da denetlemekle yükümlüdür. Bu çerçevede komiserin raporları ve borç ödeme kapasitesi incelemeleri, mahkemenin kararında belirleyici rol oynar.


9.1. Mahkemenin Projeye Müdahale Yetkisi ve Revizyon

Mahkeme, konkordato projesini tasdik etmeden önce; teklifin alacaklılar açısından adil olup olmadığını, borçlunun kaynaklarıyla orantılı bulunup bulunmadığını ve uzun vadede uygulanabilirliğini değerlendirir. Projenin yetersiz veya gerçekçi olmadığının anlaşılması hâlinde, İİK m. 305/2 gereği kendiliğinden veya ilgilinin talebi üzerine gerekli gördüğü düzeltmelerin yapılmasını isteyebilir; bu, hukuken konkordato projesinin revize edilmesine yönelik açık bir müdahale yetkisidir.

Mahkeme, düzeltilmesi gereken hususları somut olarak belirlemeli ve borçluya bu düzeltmeleri yapması için makul, kesin bir süre tanımalıdır; borçlu bu süre içinde revize projeyi sunar ve mahkeme, düzeltilmiş projeyi yeterli bulursa tasdik kararı verebilir.


10. Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Değerlendirme

Konkordato projesinin revize edilmesi, teoride projenin gerçekçi ve güncel kalmasını sağlayan bir araç olmakla birlikte, uygulamada bazı sorunlara da yol açabilmektedir. Alacaklı güveninin zedelenmesi, sürecin uzaması, kötüye kullanım ihtimali ve finansal verilerin güvenilirliği bu sorunların başlıcalarıdır.

Revize projenin, ilk projeden tamamen kopuk ve alacaklıların aleyhine radikal değişiklikler içermesi, konkordatonun alacaklılar nezdindeki güvenilirliğini azaltır ve sürecin “zaman kazanma aracı” olarak algılanmasına neden olur. Bu nedenle hem doktrin hem de uygulama, revize projenin ön projeden “çok farklı olmaması”, esas hatlarıyla tutarlı kalması ve yalnızca yeni veriler doğrultusunda rasyonel düzeltmeler içermesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Diğer yandan, alacaklıları yeterince bilgilendirmeyen, şeffaf olmayan borç ödeme kapasitesi analizleri, tasdik sonrası dönemde projenin başarısızlık riskini artırmakta; bu da konkordato kurumuna yönelik genel eleştirileri güçlendirmektedir.


11. Sonuç

Konkordato projesinin revize edilmesi, değişen mali veriler ve ortaya çıkan yeni hukuki/ekonomik durumlar karşısında projenin gerçekçi ve uygulanabilir kalmasını sağlayan işlevsel bir araçtır. Ancak bu aracın etkin olabilmesi için, borç ödeme kapasitesi incelemesinin bilimsel esaslara dayalı, şeffaf ve denetlenebilir biçimde yapılması; revize projenin de ilk proje ile tutarlı, borçlunun kaynaklarıyla orantılı ve alacaklıların menfaatlerini makul ölçüde koruyan bir nitelik taşıması gerekir.

Mahkemenin re’sen araştırma yetkisi, komiserin raporları ve bağımsız finansal analizler birlikte değerlendirildiğinde, konkordato projesinin revizyonu ile borç ödeme kapasitesi incelemesi arasındaki sıkı bağ açıkça görülmektedir: gerçekçi olmayan projeler revize edilecek, revize edilmesi mümkün olmayanlar ise tasdik edilmeyerek, konkordatonun hem ekonomik istikrarı hem de alacaklı–borçlu dengesi açısından amaçladığı işlev korunmaya çalışılacaktır.


12. Sık Sorulan Sorular (SSS)

1. Konkordato projesi neden revize edilir?Konkordato projesi; dava tarihinden sonra bilançolarda önemli değişiklikler olması, bazı alacak veya borç kalemlerinin kesinleşmesi, ilk projede hesaplama/ sınıflandırma hataları bulunması veya borca batıklık durumunun değişmesi gibi nedenlerle gerçekliği yitirdiğinde revize edilir.

2. Revize proje her zaman zorunlu mudur?Hayır. Kanunda revize projeyi açıkça zorunlu kılan bir hüküm yoktur; ancak mahkemenin İİK m. 305/2 uyarınca projede düzeltme isteme yetkisi, birçok dosyada fiilen revize projeyi zorunlu hale getirmektedir. Uygulamada, ciddi farklar doğuran yeni veriler ortaya çıktığında revize proje kaçınılmaz hâle gelir.

3. Revize proje ilk projeden tamamen farklı olabilir mi?Revize proje, ön projeden “çok farklı” olmamalı; temel kurguyu korurken, yeni mali veriler ve gerçekçi nakit akımları ışığında rasyonel düzeltmeler içermelidir. İlk projeden kopuk, alacaklı aleyhine radikal değişiklikler içeren revizyonlar hem mahkeme hem alacaklı güveni açısından sorun yaratır.

4. Revize proje ne zaman sunulmalıdır?Tipik olarak, kesin mühlet alındıktan sonra alacaklılar toplantısı yapılmadan önce veya toplantı ile tasdik kararı arasındaki süreçte, yeni ortaya çıkan durumlar gerekçe gösterilerek revize proje sunulur. Bazı dosyalarda mahkeme veya konkordato komiseri, bizzat revize proje hazırlanmasını talep etmektedir.

5. Revize proje için mahkemeye nasıl başvurulur?Borçlu, revizyon gerekçelerini açıklayan bir dilekçe ile mahkemeye başvurur; güncel mali tabloları, nakit akım projeksiyonlarını ve yeni ödeme planını ekler. Mahkeme bu belgeleri komiser aracılığıyla inceletir; komiser de raporunda revize projenin uygulanabilirliğini ve borç ödeme kapasitesiyle uyumunu değerlendirir.

6. Borç ödeme kapasitesi incelemesi tam olarak nedir?Borç ödeme kapasitesi incelemesi, borçlunun mevcut ve potansiyel kaynaklarını dikkate alarak, hangi tutarı hangi vadelerde ödeyebileceğini finansal tablolar ve projeksiyonlar üzerinden analiz eden teknik bir çalışmadır. Bu inceleme, teklif edilen oran ve vadelerin borçlunun gerçek ödeme gücüyle orantılı olup olmadığını test eder.

7. Borç ödeme kapasitesi analizinde hangi veriler kullanılır?Analizde; geçmiş yıllara ait bilanço, gelir ve nakit akım tabloları, borçların vade yapısı, finansal rasyolar, faaliyetlerden beklenen nakit akımları, varlık satışlarından ve yeni finansmandan beklenen nakit girişleri ile sektörel/makroekonomik veriler birlikte değerlendirilir. Amaç, borçlunun konkordato süresince sürdürülebilir bir ödeme planına sahip olup olmadığını ortaya koymaktır.

8. “Teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması” ne anlama gelir?İİK m. 305/1-b uyarınca konkordato teklifinin, borçlunun iflas hâlinde alacaklıların elde edebileceğinden fazla bir tutar sağlaması yanında, borçlunun kaynakları ile orantılı olması gerekir. Yani teklif, ne borçlunun kapasitesini aşan iyimserlikte, ne de alacaklıların asgari menfaatini zedeleyecek ölçüde düşük olmalıdır.

9. Mahkeme projeyi yetersiz bulursa ne yapar?Mahkeme, projeyi ekonomik ve hukuki bakımdan yetersiz bulursa İİK m. 305/2 çerçevesinde konkordato projesinin düzeltilmesini isteyebilir ve borçluya belirli bir süre tanır. Bu durumda borçlu, çoğu kez borç ödeme kapasitesi incelemesini güncelleyerek revize projeyi mahkemeye sunmak zorunda kalır.

10. Revize proje alacaklıların oylarını etkiler mi?Evet. Revize projede oran veya vadelerde yapılan değişiklikler, alacaklıların ekonomik beklentilerini doğrudan etkilediğinden, yeni oy dağılımına veya alacaklıların tutumlarında değişikliğe yol açabilir. Bu nedenle revize projenin hazırlanmasında şeffaflık, makul gerekçelendirme ve alacaklıların zamanında bilgilendirilmesi büyük önem taşır.

11. Revize projede teklif iyileştirilebilir mi?Borç ödeme kapasitesi incelemesi borçlunun ilk projeden daha yüksek ödeme gücüne sahip olduğunu ortaya koyuyorsa, revize projede alacaklı lehine oran ve vadelerde iyileştirme yapılabilir. Böyle bir revizyon, alacaklıların projeye desteğini artırarak tasdik ihtimalini güçlendirir.

12. Borç ödeme kapasitesi beklentiden daha düşük çıkarsa ne olur?Analiz sonucunda borçlunun ilk projede öngörülen yükümlülükleri karşılayamayacağı anlaşılırsa, revize projede ödemeler daha uzun vadeye yayılabilir veya konkordato türü (vade, tenzilat, karma) yeniden ele alınabilir. Ancak bu durumda alacaklıların ikna edilmesi ve mahkemenin projenin hâlâ iflasa göre daha iyi bir sonuç sağladığına kanaat getirmesi gerekir.



Yiğit Legal © 2026 Tüm hakları saklıdır.

bottom of page