top of page

İhalenin Feshi Davası

1. İhalenin Feshi Kurumunun Hukuki Niteliği

İcra ve iflas hukukunda cebrî satış işlemleri, devletin kamu gücünü kullanarak borçlunun malvarlığına doğrudan müdahale ettiği işlemler arasında yer alır. Bu nedenle satış sürecinin hukuka uygun yürütülmesi, hem mülkiyet hakkının korunması hem de cebrî icra sistemine duyulan güvenin sağlanması açısından zorunludur.

İhalenin feshi davası, icra satışının hukuka aykırı şekilde yapılması halinde bu işlemin iptalini sağlayan özel bir yargısal denetim yoludur. İcra ve İflas Kanunu’nun 134. maddesinde düzenlenen bu yol, klasik anlamda bir eda veya tespit davası değil, icra hukukuna özgü bir şikayet müessesesi niteliğindedir.

Bu kurumun temel amacı, usulsüz ihalenin ortadan kaldırılması ve hukuka uygun yeni bir satış yapılmasını sağlamaktır. Böylece hem borçlunun hem alacaklıların hem de ihaleye katılan üçüncü kişilerin menfaat dengesi korunur.


2. İhalenin Feshi Sebepleri

Kanun koyucu, ihalenin feshi sebeplerini sınırlı sayıda sayma yoluna gitmemiştir. Bu yaklaşımın temel nedeni, cebrî icra uygulamasında ortaya çıkabilecek usulsüzlüklerin çok çeşitli olması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapılmasının zorunlu bulunmasıdır. Bu nedenle ihalenin sonucunu etkileyen ve satışın sağlıklı, rekabetçi ve şeffaf şekilde gerçekleşmesini engelleyen her türlü hukuka aykırılık fesih sebebi olarak ileri sürülebilir. Öğretide ve Yargıtay içtihatlarında bu sebepler belirli başlıklar altında toplanarak incelenmektedir.


2.1. İhaleye Fesat Karıştırılması

İhaleye fesat karıştırılması, cebrî satışların en ağır hukuka aykırılık hallerinden biri olarak kabul edilir. Bu kavram, yalnızca açık bir hile veya tehdit durumunu değil, aynı zamanda ihalenin rekabet koşullarını ortadan kaldıran veya zayıflatan her türlü davranışı kapsar.

Uygulamada fesat çoğunlukla:

  • İhaleye katılacak kişiler arasında fiyat belirleme anlaşması yapılması,

  • Potansiyel alıcıların ihaleye katılmasının engellenmesi,

  • İhalede teklif vermek isteyenlerin tehdit veya baskı ile caydırılması,

  • İcra görevlileri ile katılımcılar arasında çıkar ilişkisi kurulması

şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Bu tür durumlarda ihale, serbest piyasa koşullarını yansıtmaktan uzaklaşır ve malın gerçek değerine ulaşması engellenir. Yargıtay, fesat iddiasının somut olgularla ortaya konulması halinde ihalenin iptal edilmesi gerektiğini istikrarlı şekilde kabul etmektedir. Çünkü cebrî satışın amacı yalnızca borcun tahsili değil, aynı zamanda malın mümkün olan en yüksek bedelle satılmasının sağlanmasıdır.


2.2. Satışa Hazırlık Aşamasındaki Usulsüzlükler

Satışın sağlıklı şekilde gerçekleşebilmesi, ihale öncesi hazırlık işlemlerinin kanuna uygun yürütülmesine bağlıdır. Bu aşamada yapılan hatalar, ihalenin rekabetçi niteliğini doğrudan etkilediği için fesih sebebi oluşturur.

En sık karşılaşılan hazırlık usulsüzlükleri şunlardır:

  • Satış ilanının kanunda öngörülen süre ve usulde yapılmaması,

  • İlgililere tebligat yapılmaması veya eksik yapılması,

  • İlan metninde taşınmazın nitelikleri veya satış şartları hakkında yanlış bilgi verilmesi,

  • Kıymet takdirinin eksik incelemeye dayanması veya piyasa değerinden ciddi şekilde sapması

Özellikle kıymet takdiri, ihalenin ekonomik sonucunu belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Değer tespitinin hatalı yapılması, ihaleye katılımı azaltabilir veya tekliflerin düşük kalmasına neden olabilir. Yargıtay, kıymet takdirindeki ağır hataların ihalenin sonucuna etkili olduğu durumlarda fesih kararı verilmesi gerektiğini kabul etmektedir.


2.3. Satış Usulüne Aykırılıklar

İhalenin yürütülmesi sırasında uyulması gereken usul kuralları, satışın şeffaf ve güvenilir olmasını sağlar. Bu kurallara aykırı davranılması, ihalenin geçerliliğini doğrudan etkileyen bir hukuka aykırılık oluşturur.

Satış usulüne aykırılık kapsamında değerlendirilebilecek durumlar arasında:

  • Açık artırmanın kanunda öngörülen süre ve yöntemlere uygun yapılmaması,

  • Elektronik ihale sürecinde teknik hatalar nedeniyle teklif verilememesi,

  • İhale tutanağının gerçeğe aykırı düzenlenmesi,

  • İcra görevlilerinin tarafsızlığını zedeleyen davranışları

yer alır.

Bu tür usulsüzlüklerin ihalenin sonucuna etkili olup olmadığı somut olay bazında değerlendirilir. Eğer usulsüzlük, satış bedelinin oluşumunu veya ihaleye katılımı etkileyebilecek nitelikteyse fesih kararı verilir.


2.4. İrade Sakatlıkları

İhalenin feshi sebepleri arasında borçlar hukuku kaynaklı irade sakatlıkları da yer alır. İhaleye katılan kişinin iradesinin hata, hile veya tehdit gibi sebeplerle sakatlanması halinde yapılan satış hukuken sağlıklı kabul edilmez.

Örneğin:

  • Alıcının taşınmazın hukuki durumu hakkında yanıltılması,

  • Satış şartlarının yanlış bildirilmesi,

  • Katılımcının baskı altında teklif vermeye zorlanması

gibi durumlar irade sakatlığı kapsamında değerlendirilebilir.

Bu tür hallerde ihale, görünüşte geçerli olsa dahi gerçek bir irade beyanına dayanmadığı için feshedilir. Bu yaklaşım, cebrî satışların yalnızca şeklen değil, maddi anlamda da hukuka uygun olmasını sağlamaya yöneliktir.


3. Görevli ve Yetkili Mahkeme

İhalenin feshi taleplerinde görevli mahkeme icra mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise ihalenin yapıldığı yer icra mahkemesidir.

Bu davalar basit yargılama usulüne tabi olup hızlı şekilde sonuçlandırılması amaçlanır. Çünkü satışın kesinleşmesi, mülkiyet devrinin tamamlanması açısından önem taşır.


4. İhalenin Feshini Talep Edebilecek Kişiler

İhalenin feshi davası, hukuki yararı bulunan sınırlı sayıda kişi tarafından açılabilir. Bunlar:

  • Borçlu

  • Alacaklı

  • Tapu sicilinde kayıtlı ilgililer

  • İhaleye katılan pey sürücüler

Bu sınırlama, cebrî satışların gereksiz yere sürüncemede kalmasını önlemek amacı taşır.Hukuki yararın bulunması, Yargıtay kararlarında özellikle vurgulanan bir şarttır.


5. Şikayet Süresi

İhalenin feshi talebi kural olarak ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır.

Ancak fesat, esaslı hata veya usulsüz tebligat gibi durumlarda süre, hukuka aykırılığın öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bununla birlikte her durumda bir yıllık hak düşürücü süre söz konusudur.

Sürelerin hak düşürücü niteliği nedeniyle mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır.


6. Yargılama Süreci

İhalenin feshi talebi dilekçe ile icra mahkemesine sunulur. Mahkeme, gerekli gördüğü hallerde dosya üzerinden inceleme yapabileceği gibi duruşma açarak tarafları dinleyebilir.

Uygulamada çoğu zaman:

  • İcra dosyası incelenir

  • Gerekirse bilirkişi incelemesi yapılır

  • İlgililerin beyanları alınır

Mahkeme, ihalenin hukuka aykırı olduğu kanaatine varırsa ihalenin feshine karar verir.


7. Fesih Kararının Hukuki Sonuçları

İcra mahkemesi tarafından ihalenin feshi yönünde karar verilmesi halinde, cebrî satış işlemi tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar. Bu durumda ihale, baştan itibaren geçersiz hale gelir ve satışa bağlı olarak doğmuş hukuki sonuçlar geriye etkili biçimde sona erer.

Fesih kararının başlıca sonuçları şu şekilde ortaya çıkar:

  • İhale tamamen hükümsüz hale gelir ve mülkiyet devri gerçekleşmişse hukuki dayanağını kaybeder.

  • İhaleyi kazanan alıcıya ödediği satış bedeli iade edilir.

  • Satış işlemi, hukuka uygun şekilde yeniden yapılmak üzere icra dairesine bırakılır.

Bu sonuçlar, cebrî icra sisteminin temel amacına uygun olarak satışın adil, rekabetçi ve hukuka uygun biçimde gerçekleştirilmesini sağlar.

Buna karşılık fesih talebinin reddedilmesi halinde, başvurunun kötü niyetli olduğunun tespit edilmesi durumunda başvurucu hakkında para cezasına hükmedilebilir. Bu yaptırım, ihalenin feshi yolunun kötüye kullanılmasını önlemeyi amaçlayan önemli bir denge mekanizmasıdır.

8. Rehinli Satışlarda İhalenin Feshi

Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan satışlarda ihalenin feshi taleplerinin önemli bir kısmı, ilan ve tebligat süreçlerindeki hatalardan kaynaklanmaktadır. Özellikle ipotekli taşınmaz satışlarında:

  • Tapu kayıtlarının eksik incelenmesi

  • Rehin derecelerinin yanlış gösterilmesi

  • İlgililere usulüne uygun bildirim yapılmaması

gibi durumlar sıkça fesih sebebi olarak ileri sürülmektedir.

Bu tür usulsüzlükler yalnızca satışın geçerliliğini etkilemekle kalmaz; aynı zamanda rehinli alacaklının alacağına kavuşmasını geciktirir ve mülkiyet devrinde hukuki belirsizlik yaratır. Dolayısıyla rehinli satışlarda usul kurallarına uyulması, icra sisteminin etkinliği bakımından ayrı bir önem taşır.


9. Sonuç

İhalenin feshi kurumu, cebrî icra hukukunun en önemli yargısal denetim mekanizmalarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu kurum sayesinde icra satışları keyfi uygulamalardan arındırılır ve mülkiyet hakkı ile ekonomik değerler etkin şekilde korunur.

Satış sürecinin şeffaf, rekabetçi ve hukuka uygun yürütülmesi, icra sistemine duyulan güvenin temelini oluşturur. Özellikle taşınmaz satışlarının yüksek ekonomik değeri dikkate alındığında, ihalenin feshi davalarının uygulamadaki önemi giderek artmaktadır.

Bu nedenle hem uygulayıcıların hem de tarafların sürelere, usul kurallarına ve yargısal içtihatlara dikkat etmesi, hukuki güvenliğin sağlanması açısından zorunludur.

Sonuç olarak ihalenin feshi davası, cebrî icra sisteminin adil işleyişini teminat altına alan, taraflar arasındaki menfaat dengesini koruyan ve hukuka uygunluğu sağlayan vazgeçilmez bir denetim aracı niteliğindedir.


10. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

10.1. İhalenin feshi davası nedir?

İhalenin feshi davası, icra satışının hukuka aykırı şekilde yapıldığı iddiasıyla icra mahkemesine başvurularak ihalenin iptal edilmesini sağlayan özel bir şikayet yoludur.

10.2. İhalenin feshi süresi kaç gündür?

Kural olarak ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde fesih talebinde bulunulmalıdır. Fesat veya usulsüzlüğün sonradan öğrenilmesi halinde süre öğrenme tarihinden itibaren başlar; ancak her halde 1 yıllık hak düşürücü süre vardır.

10.3. İhalenin feshi kimler tarafından istenebilir?

Borçlu, alacaklı, tapu sicilinde kayıtlı ilgililer ve ihaleye katılarak teklif veren kişiler ihalenin feshini talep edebilir. Başvuru için hukuki yararın bulunması şarttır.

10.4. İhale muhammen bedelin üzerinde satılmışsa fesih mümkün mü?

Evet. Yargıtay uygulamasına göre, usulsüzlük ihalenin daha yüksek bedelle gerçekleşmesini engellemişse muhammen bedelin üzerinde satış yapılmış olması fesih talebinin reddi için tek başına yeterli değildir.

10.5. İhalenin feshi kararı verilirse ne olur?

İhale tamamen iptal edilir, alıcıya ödediği bedel iade edilir ve satış işlemi yeniden yapılır. Mülkiyet devri gerçekleşmişse hukuki dayanağı ortadan kalkar.

10.6. Fesih talebi reddedilirse ceza uygulanır mı?

Başvurunun kötü niyetli olduğu tespit edilirse mahkeme tarafından para cezası uygulanabilir. Bu yaptırım, fesih yolunun kötüye kullanılmasını önlemeyi amaçlar.

10.7. Rehinli satışlarda fesih daha sık mı görülür?

Evet. Özellikle ipotekli taşınmaz satışlarında ilan ve tebligat hataları, rehin derecelerinin yanlış gösterilmesi gibi nedenlerle fesih talepleri uygulamada sıkça gündeme gelir.

10.8. İhalenin feshi kararı kesin midir?

Karar, kanun yollarına başvurulmadığı veya kanun yolu incelemesi tamamlandığı takdirde kesinleşir. Kesinleşme sonrası ihale hükümsüz hale gelir.

Yiğit Legal © 2026 Tüm hakları saklıdır.

bottom of page