TCK 170 – KAMU DÜZENİNİN KASTEN TEHLİKEYE SOKULMASI
HUKUKİ NİTELİĞİ, CEZA SİSTEMİ VE SERİ MUHAKEME UYGULAMASI
1. KAMU DÜZENİNİN KASTEN TEHLİKEYE SOKULMASI SUÇUNUN GENEL ÇERÇEVESİ
1.1. Suçun Ceza Hukukundaki Yeri ve Amacı
Türk Ceza Kanunu’nun 170. maddesinde düzenlenen kamu düzeninin kasten tehlikeye sokulması suçu, bireysel zararların ötesinde toplumun tamamını ilgilendiren bir hukuki değeri korumayı amaçlamaktadır. Bu suç tipi, kamu güvenliğinin, toplumsal huzurun ve insanların yaşam alanlarının korunmasını esas alır. Kanun koyucu, henüz bir zarar meydana gelmeden önce müdahale edilmesini gerekli görmüş ve bu nedenle suçu “somut tehlike suçu” olarak düzenlemiştir.
Bu yönüyle TCK 170, klasik zarar suçlarından ayrılır. Failin eylemi sonucunda bir kişinin yaralanması ya da ölmesi gerekmez. Eylemin, objektif olarak insanların hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlike yaratmaya elverişli olması yeterlidir. Bu yaklaşım, ceza hukukunun önleyici fonksiyonunun açık bir yansımasıdır.
1.2. Suçla Korunan Hukuki Değer
TCK 170 ile korunan temel hukuki değer kamu düzeni ve genel güvenliktir. Kamu düzeni kavramı, yalnızca fiziki güvenliği değil, toplumda huzurun, güven duygusunun ve sosyal barışın devamını da kapsar. Bu nedenle kanun koyucu, yangın çıkarma, silahla ateş etme veya patlayıcı kullanma gibi eylemleri, sonuç doğurmasa dahi cezalandırma yoluna gitmiştir.
Bu suç tipi aynı zamanda bireylerin yaşam hakkı, beden bütünlüğü ve mülkiyet hakkı ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle TCK 170, Anayasa’da güvence altına alınan temel hakların dolaylı koruyucusu niteliğindedir.
2. TCK 170’İN KANUNİ DÜZENLEMESİ VE SUÇUN UNSURLARI
2.1. TCK 170/1 – Temel Suç Tipi
TCK 170’in birinci fıkrasında kamu düzenini kasten tehlikeye sokan fiiller açıkça sayılmıştır. Buna göre; yangın çıkarmak, bina çökmesine veya toprak kaymasına neden olmak, çığ düşmesine yol açmak, sel veya taşkın meydana getirmek, silahla ateş etmek ya da izinsiz patlayıcı madde kullanmak suçun temel şeklini oluşturur.
Bu fiillerin ortak özelliği, insanların yaşamını veya malvarlığını tehlikeye sokabilecek nitelikte olmalarıdır. Burada önemli olan husus, failin eyleminin tehlike yaratmaya elverişli olmasıdır. Tehlikenin fiilen gerçekleşmesi veya zarar doğması aranmaz.
2.2. Suçun Manevi Unsuru
TCK 170 yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur. Failin, yaptığı davranışın kamu düzenini tehlikeye sokabileceğini bilmesi ve bunu istemesi gerekir. Ancak doğrudan zarar verme kastı aranmaz. Olası kast yeterlidir.
Örneğin kalabalık bir yerde havaya ateş eden bir kişi, kimseyi hedef almamış olsa bile eyleminin tehlikeli olduğunu öngörebilecek durumdadır. Bu nedenle TCK 170 kapsamında sorumluluğu doğar.
3. TCK 170’TE CEZA SİSTEMİ VE NİTELİKLİ HALLER
3.1. Temel Ceza
TCK 170/1 uyarınca kamu düzenini kasten tehlikeye sokan kişi hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu ceza, hâkim tarafından suçun işleniş biçimi, tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve olayın meydana geldiği yer dikkate alınarak belirlenir.
3.2. Daha Hafif Tehlike Hali (TCK 170/2)
Fiilin daha hafif nitelikte olması hâlinde TCK 170/2 uygulanır. Bu durumda ceza üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Uygulamada bu fıkra genellikle erteleme ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlanmaktadır.
3.3. 2025 Yılı Değişikliği ve Çocuk Tarafından İşlenmesi
2025 yılında yürürlüğe giren 11. Yargı Paketi ile TCK 170’e önemli bir nitelikli hal eklenmiştir. Buna göre suçun çocuklar tarafından işlenmesi hâlinde ceza yarısından bir katına kadar artırılacaktır. Bu düzenleme, suç örgütlerinin çocukları kullanarak kamu düzenini bozmasının önüne geçmeyi hedeflemektedir.
3.4. Ses ve Gaz Fişeği Silahlarıyla İşleme
Yargıtay içtihatlarında uzun süre yalnızca gerçek ateşli silahlar TCK 170 kapsamında değerlendirilmiş, ses ve gaz fişeği atan silahlar kapsam dışında tutulmuştur. Ancak 2025 değişikliği ile bu boşluk giderilmiş ve ses ya da gaz fişeği atan silahlarla yapılan atışlar da açıkça suç kapsamına alınmıştır.
4. SUÇUN TEŞEBBÜS AŞAMASI
TCK 170 somut tehlike suçu olmasına rağmen Yargıtay uygulamasında teşebbüs mümkündür. Özellikle yangın çıkarma veya patlayıcı kullanma girişimlerinde tehlike oluşmamışsa suç teşebbüs aşamasında kabul edilmektedir.
Örneğin molotof kokteyli atılmış ancak yangın çıkmamışsa, fail teşebbüsten sorumlu tutulur ve cezada indirim yapılır. Bu indirim genellikle dörtte bir ile yarı oranında olmaktadır.
5. TCK 170 VE SERİ MUHAKEME USULÜ
5.1. Seri Muhakemenin Uygulanabilirliği
TCK 170 suçu, seri muhakeme usulüne tabi suçlar arasında yer almaktadır. Ancak bunun için suçun temel halinin söz konusu olması, failin suçu kabul etmesi ve savcılık tarafından seri muhakeme teklifinde bulunulması gerekir.
Silah kullanılması, suçun kalabalık ortamda işlenmesi veya failin sabıkalı olması hâlinde savcı seri muhakeme yoluna gitmeyebilir.
5.2. Seri Muhakemede Ceza Nasıl Belirlenir?
Seri muhakemede önce normal ceza belirlenir, ardından bu ceza yarı oranında indirilir. Çoğu durumda hapis cezası adli para cezasına çevrilir veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir.
Örneğin normalde 1 yıl hapis gerektiren bir fiil, seri muhakeme sonucunda 6 ay karşılığı adli para cezası ile sonuçlanabilmektedir.
6. TCK 170’TE HAPİS CEZASI VE İNFAZ
Uygulamada TCK 170 kapsamında verilen cezaların büyük bölümü cezaevinde infaz edilmemektedir. İlk kez işlenen, hafif nitelikli ve seri muhakemeye konu olan fiillerde sanık genellikle cezaevine girmez.
Ancak suçun silahla işlenmesi, kalabalık ortamda gerçekleştirilmesi, çocuk kullanılması veya failin sabıkalı olması hâllerinde hapis cezası doğrudan infaz edilebilir. Özellikle 2 yılın üzerindeki cezalar bakımından cezaevi ihtimali ciddi şekilde artmaktadır.
7. GENEL DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
TCK 170, kamu düzenini korumaya yönelik en önemli ceza normlarından biridir. Suçun somut tehlike suçu olması, ceza hukukunun önleyici yönünü açıkça ortaya koymaktadır. 2025 yılında yapılan değişikliklerle birlikte maddenin kapsamı genişletilmiş, özellikle çocuk kullanımı ve ses-gaz fişeği silahları bakımından uygulamadaki boşluklar giderilmiştir.
Buna rağmen uygulamada hâlen ölçülülük ilkesine aykırı kararlar verilebilmekte, bazı olaylarda somut tehlike yeterince ortaya konulmadan mahkûmiyet kurulabilmektedir. Bu nedenle TCK 170 kapsamındaki dosyalarda hukuki değerlendirme büyük önem taşımaktadır.
YASAL UYARI
Bu metin bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık yerine geçmez. TCK 170 kapsamında soruşturma veya kovuşturma ile karşılaşan kişilerin bir ceza hukuku uzmanına başvurması gerekir.
