top of page

Marka Lisans Sözleşmeleri

1. Giriş

Marka lisans sözleşmesi, marka sahibinin markasının kullanımını belirli şartlar altında üçüncü kişiye bırakmasına olanak sağlayan ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) çerçevesinde düzenlenen sürekli borç ilişkisi niteliğinde bir sözleşmedir. SMK m. 24 uyarınca marka, tescilli olduğu mal ve hizmetlerin tamamı veya bir kısmı için lisans konusu yapılabilir. Bu yönüyle marka lisansı, markanın ekonomik değerinin kontrollü biçimde üçüncü kişilere aktarılmasında önemli bir araçtır.

Lisans sözleşmesinde marka üzerindeki mülkiyet hakkı lisans verende kalmaya devam eder; lisans alan yalnızca kullanım yetkisini elde eder.⁴ Bu kullanım genellikle kalite kontrolü, sınırlı coğrafi alan, belirli mal veya hizmet sınıfları ve denetim yükümlülükleriyle birlikte tanınır.

2. Hukuki Nitelik

Marka lisansı, devirden farklı olarak, marka üzerindeki hakkın özünün değil sadece kullanım yetkisinin lisans alana tanındığı bir hukuki işlemdir. Sözleşme sürekli borç ilişkisi doğurur; lisans veren markanın hukuki varlığını korumak ve lisans alanın kullanımını gözetmekle yükümlüdür.

Lisansın konusu yalnızca tescilli markalar değil, tescilsiz markalar ve hatta SMK m.148 ile açıkça belirtildiği üzere marka başvuruları da olabilir. Tescilsiz markalar sicile kaydedilemediğinden üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik bakımından zayıf durumdadır.

3. Sözleşmenin Kurulması, Şekil Şartı ve Sicil

SMK m. 148/4 uyarınca lisans sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması geçerlilik şartıdır. Noter onayı zorunlu olmamakla birlikte ispat ve tarih kesinliği bakımından tercih edilmektedir. Sicile kayıt açıklayıcı niteliktedir; sözleşme sicile kaydedilmese de geçerlidir ancak sicile kaydedilmeyen lisans, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Marka üzerinde birden çok hak sahibi varsa, tüm maliklerin veya yetkili temsilcilerinin sözleşmeyi imzalaması gerekir. 

4. Lisans Türleri

4.1. Basit (İnhisari Olmayan) Lisans

Basit lisans, lisans verenin hem markayı kendisinin kullanabildiği hem de üçüncü kişilere başka lisanslar verebildiği lisans türüdür. Kanunda aksi kararlaştırılmadıkça lisansın bu nitelikte olduğu kabul edilir. Basit lisans sahibinin kural olarak doğrudan dava açma hakkı bulunmaz; önce lisans verene başvurur, üç ay içinde dava açılmazsa kendi adına dava açabilir. Türk yargı kararlarında bildirim şeklinin noter şartı olmadığı, faksla yapılan bildirimin dahi geçerli kabul edildiği belirtilmiştir. 

4.2. İnhisari (Münhasır) Lisans

İnhisari lisans, markanın belirli alanda yalnızca lisans alan tarafından kullanılmasını sağlar. Lisans veren, sözleşmede aksi kararlaştırmadıkça markayı kendi de kullanamaz ve üçüncü kişilere lisans veremez. İnhisari lisans sahibi, marka hakkına tecavüz durumunda doğrudan kendi adına dava açma yetkisine sahiptir.

4.3. Kapsam Bakımından Sınırlı Lisans

Lisans, mal ve hizmet sınıfları, coğrafi bölge veya yetki türü bakımından sınırlandırılabilir. Nice sınıflandırmasına göre belirli sınıflar lisansa konu edilebilir; bölgesel lisanslar belirli şehir veya ülkeler için geçerli olabilir. Bu sınırların aşılması marka hakkının izinsiz genişletilmesi anlamına gelir.

4.4. Alt Lisans

Alt lisans, lisans alanın markaya ilişkin kullanım hakkını üçüncü bir kişiye devredebilmesini ifade eder. Ancak bu yetkinin kullanılabilmesi için, lisans sözleşmesinde açıkça alt lisans verilebileceğinin kararlaştırılmış olması gerekir. SMK’nın sistematiği gereği, sözleşmede açık hüküm yoksa lisans alan üçüncü kişilere herhangi bir hak devredemez.

Alt lisansın kapsamı, asıl lisansın sınırlarını aşamaz. Başka bir ifadeyle alt lisans; süre, coğrafi alan, mal ve hizmet sınıfları veya kullanım yetkileri bakımından lisans alana verilenden daha geniş olamaz. Asıl sözleşmenin çerçevesi, alt lisans için aynı zamanda üst sınırı oluşturur. Bu sınırın aşılması marka hakkının izinsiz genişletilmesi anlamına gelir ve marka hakkına tecavüz niteliği doğurabilir.

Alt lisans ilişkisi, asıl lisansa sıkı şekilde bağlıdır. Bu nedenle asıl lisans sona erdiğinde, alt lisans da kendiliğinden sona erer. Lisans veren ile alt lisans alan arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından, alt lisans alanın hakları ancak asıl lisansın devamı ölçüsünde korunabilir.

Sonuç olarak alt lisans, özellikle geniş faaliyet alanına sahip şirketlerde ve franchising benzeri yapılarda pratik bir kullanım alanına sahip olsa da, hem lisans verenin marka üzerindeki kontrolünü hem de lisans alanın yükümlülüklerini doğrudan etkileyen teknik bir düzenlemedir. Bu nedenle alt lisans verilmesi planlanıyorsa, sözleşmede bu yetkinin açık, sınırları ise net şekilde düzenlenmelidir.

Y Legal marka lisans sözleşmeleri görseli, TM damgalı belge, hukuk bürosu konsepti.

5. Tarafların Yükümlülükleri 

5.1. Lisans Verenin Yükümlülükleri

Lisans verenin temel yükümlülüğü, markanın kullanım hakkını lisans alana etkin biçimde sağlamaktır. Lisans veren, sözleşmenin kurulmasıyla birlikte markanın kullanımını engellememek ve lisans alanı üçüncü kişilerin müdahalelerine karşı korumakla yükümlü olur. Bu yükümlülük hem sözleşmenin niteliğinden hem de marka hakkının korunmasına ilişkin genel ilkelerden doğar.

Markanın hukuki varlığının korunması da lisans verenin sorumluluğundadır. Nitekim lisans veren, markanın yenileme sürecini takip etmek, hükümsüzlük davalarına karşı gerekli savunmaları yapmak ve markayı tehlikeye düşürecek olumsuzluklara karşı önlem almakla yükümlüdür. Aksi durumda marka hakkının kaybı, lisans alanın kullanım hakkını doğrudan etkileyerek hukuki sorumluluk doğurabilir. 

Kaliteyi sağlama ve denetleme yükümlülüğü lisans verenin en önemli borçlarından biridir. SMK m.24/3 gereğince lisans veren, markanın kamu nezdindeki itibarının korunması için lisans alanın mal ve hizmet kalitesini gözetlemek ve gerekli önlemleri almak zorundadır. Kalite denetimi yapılmayan lisans ilişkilerinde marka değeri zedelenebilir; bu nedenle birçok lisans sözleşmesi teknik standartlar, üretim süreçleri ve denetim prosedürleri içerir. Çok malik bulunan markalarda, tüm maliklerin veya onların yetkili temsilcilerinin sözleşmeyi imzalaması zorunludur.

5.2. Lisans Alanın Yükümlülükleri

Lisans alanın temel borcu, sözleşmede kararlaştırılan lisans bedelini ödemektir. Bu bedel sabit, dönemsel veya üretime bağlı (royalty) olarak belirlenebilir. Bedelin zamanında ve eksiksiz ödenmemesi sözleşmenin feshi için haklı sebep oluşturabilir.

Kaliteyi koruma yükümlülüğü, lisans alanın hem markaya hem de lisans verene karşı sorumluluğunun önemli bir parçasıdır. Lisans alan, markalı ürünleri üretirken veya hizmet sunarken, lisans verenin belirlediği kalite standartlarına ve talimatlara uymak zorundadır. Bu yükümlülük aynı zamanda tüketicinin korunması amacı taşır.

Hesap verme ve denetime izin verme, lisans alanın özen borcunun bir uzantısıdır. Lisans veren markanın kullanımını denetlemek istediğinde, lisans alan buna uygun şekilde iş birliği yapmalı, üretim ve satış kayıtlarını sunmalı ve gerekli bilgi akışını sağlamalıdır. Bu gereklilik özellikle üretim lisanslarında daha güçlü şekilde ortaya çıkar. Sözleşme sınırlarına uygun kullanım, lisans alanın SMK m.29/ç gereği uymak zorunda olduğu temel sınırdır. Lisans alan, kendisine verilen yetkiyi genişletemez, üçüncü kişilere devredemez veya sözleşmede yer almayan mal veya hizmet sınıflarında markayı kullanamaz. Bu sınırların aşılması marka hakkına tecavüz oluşturur.

6. Lisansın Üçüncü Kişilere Karşı Korunması 

İnhisari lisans sahibinin dava açma yetkisi, SMK m.158 çerçevesinde doğrudan tanınmıştır. Lisans alanın yetkisi, markaya yönelik tecavüz durumunda kendi adına dava açabilmeyi içerir. Bu durum, lisans alanın ekonomik menfaatini doğrudan korur. Lisans verenin dava açmaktan kaçınması ihtimaline karşı, inhisari lisans alanın bağımsız dava hakkına sahip olması uygulamada son derece önemlidir.

Basit lisans sahibinin dava açma hakkı ise sınırlıdır. Basit lisans sahibi öncelikle lisans verene bildirimde bulunmak zorundadır; lisans veren üç ay içinde dava açmazsa lisans sahibi dava açabilir. Bu bildirim için özel bir şekil şartı bulunmaz. TÜRKPATENT nezdindeki marka başvurularına itiraz yetkisi ise lisans sahiplerine değil, yalnızca marka sahibine aittir. Bu nedenle lisans alan, markanın korunması konusunda lisans verene bağımlıdır; marka başvurularına karşı itiraz veya hükümsüzlük iddiası ileri süremez.

7. Lisans Sözleşmesinin Sona Ermesi 

7.1. Sürenin Dolması

Sözleşmede süre belirlenmişse, sürenin bitimiyle lisans otomatik olarak sona erer. Süresiz sözleşmelerde ise TBK’nın sürekli borç ilişkilerine ilişkin hükümleri uygulanır. Markanın 10 yıllık koruma süresi dikkate alınarak sözleşmede açık süre belirlenmesi uygulamada önerilmektedir.

7.2. Şartın Gerçekleşmesi ile Sona Erme

Taraflar, belirli bir şartın gerçekleşmesiyle sözleşmenin sona ereceğini kararlaştırabilir. Bu tür sona erme, TBK m.173’teki bozucu şart kapsamında değerlendirilir. Şartın gerçekleşmesiyle sözleşme derhal sona erebilir veya taraflar şartın gerçekleşmesinden sonra belirli bir sürenin geçmesini öngörebilir.

7.3. Olağanüstü (Haklı Sebeple) Fesih

Haklı sebeple fesih, özellikle kalite standartlarına aykırılık, lisans bedelinin ödenmemesi veya markanın itibarını zedeleyici kullanım gibi ağır ihlallerde gündeme gelir.

7.4. Ölüm

Lisansın niteliğine göre ölüm hâlinin etkisi farklılık gösterir:

  • Lisans alanın ölümü: Sözleşme şahsi nitelikte ise ölümle sona erer. Özellikle lisans verenin lisans alanın kişisel özelliklerine güvenerek kullanım yetkisi tanıdığı hallerde bu sonuç ortaya çıkar.

  • Lisans verenin ölümü: Sözleşme kural olarak sona ermez; marka mirasçılara intikal eder ve lisans ilişkisi devam eder.

7.5. İflas

Taraflardan birinin iflası sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez. Ancak lisans alan, lisans veren iflas etmişse iflas masasından markayı kullanmayı talep edemez; yalnızca alacak hakkının para alacağına çevrilmesini isteyebilir.

7.6. Alt Lisanslara Etki

Asıl lisans sona erdiğinde alt lisanslar da kendiliğinden sona erer. Bu bağlantı, alt lisansın türetilmiş bir hak olmasından kaynaklanır.

8. Denkleştirme İstemi

8.1. Kavramsal Çerçeve

Denkleştirme istemi, TTK m. 122’de acentelik sözleşmesi için düzenlenmiş olmakla birlikte, Sürekli borç ilişkisi doğuran ve taraflar arasında ekonomik bağımlılık yaratan marka lisans sözleşmelerine kıyas yoluyla uygulanabilir.

Amaç, lisans alanın sözleşme süresince markaya kazandırdığı müşteri çevresinden sözleşme sonrasında yalnızca lisans verenin yararlanmaya devam etmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik dengesizliği gidermektir.

8.2. Şartları

Denkleştirme istemi için üç temel şart aranır:

  1. Sözleşmenin sona ermiş olması

  2. Lisans alanın markaya müşteri çevresi kazandırmış olması

  3. Lisans verenin sözleşme sonrası bu çevreden faydalanmaya devam etmesi

Bu şartlar birlikte gerçekleştiğinde lisans alan, lisans verenden uygun bir bedel talep edebilir.

8.3. Hukuki Niteliği

Denkleştirme isteminin niteliği konusunda farklı görüşler vardır.
– Bir görüş, bunun bir tazminat olduğunu savunur.
– Diğer bir görüş, sebepsiz zenginleşme olduğunu belirtir.
– Ağırlıklı görüş ise, bunun fedakârlığın denkleştirilmesi niteliğinde özel bir karşılık olduğu yönündedir. 

8.4. Denkleştirmenin Hesabı ve Üst Sınır

Hesaplama üç aşamada yapılır:

  1. Ham karşılık

  2. Hakkaniyet indirimi

  3. Üst sınır denetimi (TTK m.122/2)

Eğer bulunan miktar TTK m.122/2’de belirtilen üst sınırı aşarsa, denkleştirme üst sınır seviyesine çekilir.

9. Sonuç

Marka lisans sözleşmeleri, markanın ekonomik değerinin kullanım yoluyla üçüncü kişilere aktarılması ve markanın kontrollü biçimde yaygınlaştırılması açısından büyük önem taşır. Sözleşmenin türü, kapsamı, lisans verenin kalite denetimi ve lisans alanın sözleşmeye uygun kullanımı hem marka değerinin korunması hem de uyuşmazlıkların önlenmesi için kritik unsurlardır.

Uygulamada doğru kurgulanmamış bir marka lisans sözleşmesi hem markanın zayıflamasına hem de ticari kayıplara yol açabileceğinden, sözleşmenin SMK hükümlerine uygun ve kapsamlı şekilde hazırlanması önemlidir.

Yiğit Legal © 2026 Tüm hakları saklıdır.

bottom of page